Bir kadın hikayesi: Antabus

Bir kadın hikayesi: Antabus

Nihal Yalçın'ın oynadığı Antabus oyunu Antep'te sahnelendi. Oyunu izleyen okurlarımız yazdı.

Hazal KAR
Cengiz Anıl BÖLÜKBAŞ

“Oyunumuz başlamak üzere lütfen cep telefonlarınızı kapatınız!” 

Işıklar kapanınca sahnede arkası seyirciye dönük bir televizyon bize birazdan izleyeceğimiz oyunun kimin hikayesi olduğunun sinyallerini veriyor. Işıklar yeniden kapanıyor ve açıldığında biz Oyuncu Nihal Yalçın'ı sahnede beklerken seyirci koltuklarının arasından bize sesleniyor ve Leyla Taşçı'nın hikayesini canlandırmak üzere sahneye çıkıyor. 

Leyla bir konfeksiyon atölyesinde çalışıyor. Leyla, en düşük ücreti alıp angarya işleri yaparken bir de atölyede diğer çalışanlar tarafından işin yavaş gitmesinin suçlusuymuş gibi nasıl azarlandığını yüzümüze haykırıyor. Evliliği süresince maruz kaldığı tecavüzün neden tecavüzden sayılmadığını dile getirmesi vurucu noktalardan biri. Bir bakıma “Resmi tecavüzcü” meselesini kıskıvrak yakalıyor. 

Yaşadıklarına rağmen Leyla kaderini kabullenen bir kadın değil. Kocasıyla bir kavgası sonucu bebeğini kucaklayıp karakola gidiyor. Ancak karakoldan aldığı cevap her akşam kadın cinayet haberlerinde dinlediğimiz ayrıntılardan. Leyla'nın kocasına karşı olan mücadelesi oyun boyunca devam ediyor ancak bu mücadelenin karşısına toplumsal baskı dikilince Leyla gazetelerin ikinci sayfasında kalan bir haber oluyor. 

Nihal Yalçın 16 Ocak Salı akşamı Antep’te GAÜN Atatürk Kültür Sahnesi'nde Antabus oyunuyla seyirci karşısına çıktı. Oyun sırasında salonun her yanını ustalıkla kullandı. Leyla'yı canlandırırken gözlerimizin içine bakıp, sorular sorup cevabını vermemize müsaade etti. 

Oyun esnasında telefonuyla oynayanları uyarmadan da oyununa devam etmedi. Oyunun bitiminde Leyla'nın hikayesi nedeniyle bir izleyicinin de söylediği gibi kendi yaşantınıza dönmekte güçlük çekiyorsunuz. Çünkü oyun "O senin kocandır!" "Aile arasında böyle şeyler olur." "Çocukları düşün." diyenlere ve sessiz kalarak tarafsız kalacağını sanıp aslında erkeğin tarafını tutanlara karşı da bir çığlık ve hesap sorma niteliğinde. Ancak oyun esnasında “Leyla bu kadar mı yalnız?” diye sormadık değil. Çünkü gazetelerin ikinci sayfa haberleri Ayşe Paşalı'nın yanında Çilem Doğan'ı da yazdı. Oyunun sonunda isterdik ki Leyla da bir haberden ibaret kalmasın... Çünkü ikinci sayfada sayıdan ibaret kalan, her gün yenisinin eklendiği kadın cinayetlerinin arasında tiyatronun da daha çok Lysistrata'ya ihtiyacı var. 

Yalçın, her akşam haber bültenlerinde karşılaştığımız şiddet mağduru kadınların bir haberden ya da isimden ibaret olmadığını sahnelerde anlatmaya devam edecek. 

Son Düzenlenme Tarihi: 22 Ocak 2018 19:06
www.evrensel.net