Jean Genet’nin ‘Balkon’una buyrun

Jean Genet’nin ‘Balkon’una buyrun

İnsanların diledikleri kılığa ve karaktere girebildikleri bir genelev görüntüsüyle başlayan oyunda, tüm erk otoriterlerini görmek mümkün...

Eylem AYDOĞDU
İstanbul

Bir balkon düşleyin;  piskopos, general, hakim, emniyet müdürü olsun içinde… Yani ülkenin “İleri gelenleri!” olarak nitelendirebilieceğimiz bir yanılsamalar balkonu… Sonra da gücü düşleyin, gücün gölgesine sığınanları, gücü nasıl kullandıklarını hayal edin; düşünüz tamamsa “Yabancılık çekmeyeceğiniz”  Jean Genet’nin dünyasına hoş geldiniz!..

Mekan Artı, ülkenin kendine has dokusu olan tarihi ve turistik semti Çemberlitaş’a taşıdığı sahnesinde “Balkon” oyununu programına alarak, zamanlama konusunda müthiş bir başarı gösteriyor. Uzun yıllardır oynanmamış, ülkenin tam da içinde olduğu duruma nokta atışı yapan oyunun sert, gerçeği çırılçıplak seyirciye sunan bir text olmasının sebebi, hiç şüphesiz yazarın yaşam hikayesiyle ilintili… Jean Genet, 1910’da doğan, küçük yaşta annesi tarafından terk edilen ve babası belli olmayan, bu sebeple toplum tarafından dışlanan bir yazar…  Dışlanma ve ötekileştirmenin en derinini yaşayan, böyle bir geçmişe sahip olması sebebiyle,  akla gelecek tüm suçları işleyen (!) ve yaşadığı tüm kötülükleri edebiyata aktarmış olan Jean Genet, “Balkon” oyununu ilk sahnelemeye kalkıştığında oldukça büyük tepki çekmiş. Ülkemizde daha önce oynanmış olan “Balkon”  Mekan Artı’nın “Mecburen” uyguladıkları otosansürle anlamından bir şey kaybetmese de Jean Genet’nin oyunun sahnelenmesinde değişikliğe gidilmemesi için oldukça sert bir üslupla uyarıları da bilinmekte…Ülkemizde “Balkon” oyunu 15-20 sene önce sahnelendiğinde  texte ve rejiye daha sadakatli davranılmış olması, uzun yıllardır devam eden “Baskıcılığın” sanatı ne denli geriye götürdüğünü tescillemiş oluyor!..

MADAM İRMA’NIN YANILSAMALAR EVİ

İnsanların diledikleri kılığa ve karaktere girebildikleri bir genelev görüntüsüyle başlayan oyunda, tüm erk otoriterlerini görmek mümkün… Genelevin sahibesi Bayan İrma’nın deyimiyle misafirlerinin (müşterilerinin)  her isteğini tüm çalışanlar yerine getirmek zorunda… Yanılsamalar evine gelen insanların olmak istedikleri karakterleri ve hayalleri üzerinden kurulan senaryolarda rol alan evin çalışanları, müşterilerin güç, iktidar, otoritelerine hizmet ediyorlar. Yanılsamalar evinde tüm bunlar yaşanırken sokaklarda yaşanan isyanın yansımaları da oyun içindeki harareti arttırıyor. Genelevin içindeki karakterlerin hemen hemen hepsinin gerçek dünyada bir benzerini bulmak hiç de zor değil! Şiddet, göstermecilik, seks ve otorite oyunun en büyük temaları… Çünkü Jean Genet, cinsellik ve şiddetle iç içe yaşayan bir insan olarak hayatını yaşamış ve hayatı yaşadığı yerden tasvirlemiş. Bu tasvirler ve temaların oyunda kullanış şekilleri, hem ulusal hem de evrensel gerçekliği içine alıyor.

‘BİZ BİR OYUN OYNUYORUZ’

Ufuk Tan Altunkaya’nın yönetmenliğini yaptığı oyundaki kadro ise şöyle; Aslınur Sarıca, Bertu Yılmaz, Büşra Münevver Öztepe, Borga Köprülü, Can Özmen, Cem Engin, Ceylan Dizdar, Cihan Esen, Çağla Camcıoğlu, Eray Karadeniz, Evrim Artut, Giray Has, Gökay Ünlü, Halit Can Ünal, Ozan Ceylan, Özge Korkmaz, Sevkan Çelik, Sezgi Mengi, Simge Ayvazoğlu, Uras Kapar… Oyunun keskinliğini profosyonelliklerini kullanarak yumuşatan ve “Biz bir oyun oynuyoruz” duygusuyla karakterlerine hayat veren ekip, oyunun kısaltılarak oynanma ve sansürlenme  eksiğini performanslarıyla kapatıyor.

Balkon oyununu ne kadar özetlersek özetleyelim, bu hiç yemediğiniz bir yemeğin lezzeti hakkında bilginizin olmasını sağlamaya çalışmak gibi bir ütopya olacaktır. Sezon belki yeni başladı, oyunlar “Ancak” demini aldı; ama bu sezon bitene kadar “İzlemezseniz olmaz” diyebileceğimiz oyunlar arasında Balkon, hem içeriği, hem güncelliği hem de ekibiyle  liste başı…

www.evrensel.net