101 yıldır değişmeyen şey

101 yıldır değişmeyen şey

Ermeni soykırımının üstünden 101 yıl geçti.

Deniz ORTAKÇI
Ankara

Ermeni soykırımının üstünden 101 yıl geçti. Türk burjuvazisinin doğuşu ve yükselişi açısından kilit rol oynamış bu soykırımla birlikte, milyonlara varan sayıda Ermeni yurttaşın topraklarına, mallarına el koyulmuş, kimi zorla göç ettirilmiş, büyük çoğunluğu da topluca imha edilmişti. Tarihin en acı gerçeklerinden biri olan bu soykırım son olarak Almanya parlamentosu tarafından “Bu soykırımda bizim de sorumluluğumuz var.” diyerek kabul edildi. Bunun ardından da Cumhurbaşkanı ve AKP cenahı başta olmak üzere, CHP ve MHP gibi çevrelerden de peş peşe açıklamalar geldi.


“BÜYÜK YALAN” VE ONUN İKTİDARI


Yıllardır, Ermeni soykırımı her gündeme geldiğinde “Büyük yalan”, “Avrupa’nın oyunu bunlar”, “Asıl katliamcı sizsiniz” nidaları atılır, belli çevreler tarafından. AKP’nin yandaş gazetesi Sabah, “Silah arkadaşımız sırtımızdan vurdu” manşetiyle çıktı meydana. AKP’lilerden açıklamalar yağmur gibi yağmaya başladı: “Asıl katliamı Hitler’in torunlarıdır.” “Soykırımın ne olduğunu Almanlar daha iyi bilir.” Ne büyük çelişkidir ki, “katliamcı Hitler’in torunlarına dönüşenler” aynı zamanda “çok yakın silah arkadaşlarıdırlar.”  
Ancak tarih hep ileriye akmaktadır ve bu akış her zaman iyiyi ve kötüyü, doğruyu ve yanlışı, gerçeği ve yalanı birbirinden ayırmaktadır. Halkların 101 yıllık belleğine kazınan bu soykırım ancak henüz Almanya gibi devletler tarafından tanınır hale gelmiştir. Öyle veya böyle bu soykırımın kabul edilmesi önemli ve olumlu bir neticedir. Bunu hazmedemeyenler ise 101 yılın getirdiği kendi “miraslarını”, 1915’deki “atalarını” aratmayacak şekilde sürdürmektedirler. Ermeni soykırımı her gündeme geldiğinde, “Büyük Yalan” nidaları atanlar aslında tarihin en büyük yalancılarıdır. İktidarlarını da ancak her gün her meseleye ilişkin daha fazla yalan söyleyerek, gerçekleri görmezden gelerek, reddederek, ezerek ayakta tutabilmektedirler. 


“ONUR HİÇ OLMADI UTANÇ ZATEN YOK”


Geçtiğimiz sene Ermeni soykırımının yüzüncü yılına ithafen Evrensel Basım Yayın’dan “Utanç ve Onur” adlı bir kitap çıkmıştı. Aydın Çubukçu kitabın önsözünü bitirirken “Utanç, katliamdan sorumlu ve hala bu sorumluluğu açıkça üstlenerek savunanlara kalsın; onur Ermeni, Türk ve Kürt halklarının hakkıdır” diye yazmıştı. Onur, elbette Aydın abinin dediği gibi halklarındır. Utanç ise kırıntı olarak dahi soykırımcı zihniyetin “semtine uğramamıştır.” Öyle ki AKP genel başkan yardımcısı Müezzinoğlu, “Onlar atalarından utanabiliyor olabilirler. Ama biz atalarımızdan onur ve gurur duyuyoruz” diyerek bunu kanıtlamıştır.
1915, 101 yıl öncesi değildir. Bugünü anlatmaktadır, o zamanı anlamak için de bugüne bakmak gerekir. O günle hesaplaşmanın yolu da bugünle hesaplaşmaktan geçer. Katliam yapmayan devlet neredeyse yoktur. Kapitalist devletlerin tamamı milyonlarca işçi ve emekçinin kanı ve teri üzerinden iktidarlarını sürdürmeye devam etmektedir. Savaşlar bugün dünyanın her yerindedir. Emperyalizm katliamlarını tam gaz sürdürmektedir. Şimdi kimi günah çıkarsın, kimi hala reddetsin; nihai hesap soruş, tarihin asıl sahiplerinin elinden olacaktır.

www.evrensel.net