Kızı ve torunu  Bilgi’yi yazdı: Gene gel  işaretlerle...

Kızı ve torunu Bilgi’yi yazdı: Gene gel işaretlerle...

Şahbenek BİLGİ

Bugün 2 Ağustos 2015, babam Alaattin Bilgi uzun yaşam yolculuğunu tamamladı. Onunla 54 yıl evrilmek, gelişmek, paylaşmak çoğalmak sakin ve yavaş bir yoldu.

Bugün bahçendeki yarım ağaçları kestik baba, çok sevdiğin yaşlı çamlarını kestik. Gittiğin  gün, seni hastaneye götüreceğimiz gün “Yarım ağaç” diye tekrarladın, Ilgın, torunun “kendini mi söylüyor?” dedi   Sonra “kes beni kes beni” dedin. Yarı sayıklamalı bu sözlerle ne demek istiyordun? 

Yeni mekanın üç genç çam ağacının üçgeninde yer alıyor. Ait olduğun yere çok sevdiğin tabiata karıştın. Sınırların, kalıbın, cinsin, yaşın ötesine geçtin ve tüm insanlar bahçeye toplanmışken bir mavili siyah kuş girdi eve, odana, onu tuttuk uçurduk, çam ağacına kondu, bahçede tur attı ve gitti. 

Kızın olduğum için, bana Ayfer annemi, Özgür kardeşimi verdiğin için, farklı olduğun ve bizi farklı kıldığın için sanatla, müzikle kitapla büyüttüğün için, sakinliği doğayı açık havayı sevdirdiğin için çok teşekkür ederim. İyi ki başkayız, iyi ki biriz. 
Gene gel işaretlerle......


DEDEM ALAATTİN BİLGİ

Ilgın UTİN

Ailemdeki en çok gurur duyduğum insan, rol modelim, ilham kaynağım, değerli hazinemdi. Ruhumu, sanatla, edebiyatla aydınlatırdı. Özümüzün tohumlarını o ekti. Sayesinde ilk önce annem bale sanatçısı, sonra ben resim sanatçısı olduk, fakat sonra ben tasarımcılığı seçince bundan hiç hoşnut olmamıştı ve bu hâlâ içimde ukde olarak kaldı.

O yaşamının sonuna kadar sadece edebiyat ve sosyalist bilimlerle değil; ayırt etmeksizin klasik müzik, opera, bale, tiyatro, film ve plastik sanatlar ile ilgilenir, yakından takip ederdi. Onunla geçirdiğim dönemin mizansenini tarif etmek gerekirse, eski kitap kokan, fonda hafif klasik müzik çalan, duvarlarında resimleri ve televizyonunda sadece bale, opera veya politika haberlerinin izlendiği, eşi Ayfer’in yaptığı sağlıklı yemeklerin yendiği sofrasında derin sohbetlerin geçtiği mütevazı fakat büyülü bir evdi.
Ben dedemi her ziyaret ettiğimde farklı bir konuya merak salmış olurdum. Kitaplığında bana konuyla ilgili kitabı hemen bulurdu ve hiç silinmeyen keskin hafızası ile hayranlık verici bilgiler verirdi. Ona soru sormak en büyük zevkti. 

Artık büyüyüp, hazır olduğumda dedeme Kapital i okumak istediğimi söyledim. Bana tek tek açıklardı, anlatırdı, yazdığı kılavuz ve özet eşliğinde okurduk. 

89 yaşındaydı, fazla zamanım olmadığının farkındaydım. Beraber başladık fakat beraber bitiremeyeceğiz maalesef ...

www.evrensel.net