'Ambargo ve katliamlardan dolayı göç ettik'

Rojava halkına yönelik olarak el Nusra gruplarının katliamları ve ekonomik ambargoları artmaya başlayınca binlerce Kürt, yerini yurdunu bırakıp göç yollarına düştü. Üstelik çıktıkları bu zorlu yolculukta Rojava'nın Federal Kürdistan Bölgesi ile olan tek sınır kapısı Semalka'nın kapılı olmasından dolayı Dicle s

Federal Kürdistan Bölgesi'ne geçmek zorunda kaldı. Süleymaniye ve Hewler yakınlarda kurulan mülteci kamplarına yerleştirilen Rojavalı Kürtler, 45 dereceye varan sıcakta Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin dağıttığı çadırların altında yaşamak zorundalar. Birçok ailenin hala çadırının dahi olmadığı Hewler'e yaklaşık 40 km uzaklıktaki Kewirgoszke geçici mülteci kampına yerleştirilen Rojavalılar, yerel hükümete ve uluslararası kuruluşlara yardım çağrısında bulundu.

ÇARESİZLİKTEN OLMASAYDI KİMSE GÖÇ ETMEZDİ

Köylerinin Arap bölgesinde olduğunu söyleyen Eliaxa'ya bağlı Til Elo köyünden Salih Haci isimli mülteci, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: "Eğer çaresizlikten olmasaydı ne ben, ne de bizim köyden kimse köyümüzü terk etmek istemiyordu. Ama Rojava'da, özellikle de Arap bölgelerine yakın yerlerde bizlerin hayatı her an ölüm tehdidi altındaydı. Karanlık çökünce kimse evinden çıkmaya cesaret edemiyordu. Sonunda da el Nusra gruplarının saldırıları, açlık ve susuzluk yüzünden köyümüzü bırakmak zorunda kaldık. Ama buradan tüm Kürtlerin ve onların siyasi parti temsilcilerinin, en kısa zamanda köylerimize dönebilmemiz için, Rojava Kürtlerine hem güvenlik hem de ekonomik açıdan yardım etmelerini istiyoruz. Özellikle de Federal Kürdistan Bölgesi Hükümeti Semalka Sınır Kapısını ticarete açmalıki, Rojava halkı ekonomik olarak biraz idare edebilsin."

KATLİAMLARDAN ZOR KURTULDUK

Ekonomik ambargo ve çocuklarının kafalarını kesen çetelerden dolayı göç etmek zorunda kaldıklarını dile getiren Emar İbrahim isimli Rojavalı mülteci de, "Eğer katliamlar olmasaydı ve insanların kafaları kesilmeseydi kuru bir ekmekle de idare edebilirdik. Hiçbir zaman kendi evimizi, barkımızı bırakıp Güney Kürdistan'a gelmezdik. Eğer Bölge Hükümeti, Semalka kapısını kapatmasaydı, halkımıza biraz yardım etseydi biz göç etmek zorunda kalmazdık. Rojava'da birazcık çatışmalar durursa biz köyümüze geri döneceğiz. Ama bu arada Bölge Başkanı Mesut Barzani ve yerel hükümetin mültecilere yardım etmesini istiyorum" diye konuştu.

AMBARGO OLMASAYDI İNSANLAR İDARE EDEBİLİRDİ

Cephet el-Nusra gruplarının talanlarından, katliamlarından ve kadınlarına el uzatmalarından dolayı kaçtıklarını söyleyen bir başka mülteciyse, "Eğer Rojava'da yiyecek, içecek, elektrik olsaydı bu halk göç etmek zorunda kalmazdı. Tüm kapılar Rojava halkına kapatılmış. Semalka kapısı şimdi bile kapalı, bir tek mültecilerin geçişine izin veriliyor. Bundan dolayı da Kürtlerin tüm siyasi temsilcilerine ve uluslararası yardım kuruluşlarını Rojava halkına yardım etmeye çağırıyorum" dedi.

Yine Rojavalı mültecilerden Emşa Fetah adındaki genç bir kadın ise, duygularını şu şekilde dile getirdi. "Göç etmemizin bir nedeni Cephet el-Nusra'nın saldırılarıydı. Bir diğer neden ise, yaşam için gerekli olan imkanların olmamasıydı. Rojava halkı ekonomik olarak çok fakirleşmişti ve tüm kapılar üzerimize kapanmıştı. Öyle bir hale gelmişti ki, çocuklarımızın günlük ekmeğini dahi bulamaz olmuştuk. Bundan dolayı buraya gelmek zorunda kaldık. Eğer Rojava üzerindeki öldürülme korkusu ve ambargo kalkarsa kendi yerimize döneceğiz. Bundan dolayı da herkesin Rojava halkına ve mültecilere yardım etmesini istiyorum." (Hewler/DİHA)

www.evrensel.net