Yeni Partili Karabat’tan OVP tepkisi: ‘Sabır taşı çatlamaya başladı’
Yeni Parti Milletvekili Özgür Karabat, uygulanan ekonomi politikasının enflasyonu düşüremediğini ve üretimi baskıladığını söyledi. Karabat, 2026 yılı enflasyon hedefinin ilk 8 ayda aşıldığını belirterek yeni Orta Vadeli Program'a tepki gösterdi.
Fotoğraf: ANKA
Duygu Ayber Gültekin
[email protected]
Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, uygulanan ekonomi programının enflasyonu düşüremediğini, buna karşılık üretimi ve iç talebi baskıladığını belirtti. Sosyal medya hesabından ekonomik verileri değerlendiren Karabat, “Faiz yüzde 37, enflasyon yüzde 31,5, sanayi yavaşlıyor, ithalat ihracattan hızlı artıyor. AKP ise milletten üç yıl daha sabır istiyor” dedi.
Enflasyon hedefi ilk 8 ayda aşıldı
Geçen yıl açıklanan Orta Vadeli Program’da 2026 yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 16 olarak belirlendiğini hatırlatan Karabat, ağustos itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 31,51’e ulaştığına dikkat çekti.
TÜFE’nin ocak-ağustos döneminde yüzde 22,07 arttığını kaydeden Karabat, yılın tamamı için konulan hedefin daha ilk 8 ayda aşıldığını belirtti. Karabat, hedefler tutmadıkça yeni takvimlerin ve programların kamuoyunun önüne getirildiğini ifade etti.
Faiz yüzde 37’ye demir attı
Politika faizinin yüzde 37 seviyesinde tutulduğunu belirten Karabat, “Enflasyonla mücadelede vatandaşın önüne konulan reçete çok ağır. Politika faizi yüzde 37’ye demir attı! TCMB son kararında faizi yine değiştirmedi. Daha önemlisi Merkez Bankası artık karar metninde açıkça ‘İç talepteki zayıf seyir’ diyor. Ekonomi soğutuluyor. Ama enflasyon hâlâ yüzde 31,5” dedi.
Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yalnızca yüzde 2,3 büyüdüğünü aktaran Karabat, sanayi üretiminin de temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,3 gerilediğini bildirdi.
Dış ticaret açığı 65,8 milyar dolar
Dış ticaret açığındaki tehlikeli tabloya dikkat çeken Karabat, “2026 Ocak-Ağustos döneminde ihracat 185 milyar dolar, ithalat 250,8 milyar dolar oldu. Dış ticaret açığı 65,8 milyar dolar! Üstelik ihracat yüzde 4 artarken ithalat yüzde 5,3 arttı. Türkiye'nin ithalatı ihracatından daha hızlı büyüyor” dedi.
Faizci kazanıyor
Yüksek faizin ithalatı cazip hale getirdiğini belirten Karabat, mevcut ekonomi modelini şu sözlerle eleştirdi:
“Peki, yüksek faiz kime yarıyor? Parası olan için mevduat, para piyasası fonu ve sabit getirili araçlar, güçlü alternatifler haline geliyor. Yabancı yatırımcı açısından da yüksek faiz ve kur istikrarı carry trade'i cazip kılıyor. Para, paradan kazanırken üretici paraya ulaşmakta zorlanıyor.”
“Tutmayan hedeflerin yerine yenileri konuluyor”
Yeni üç yıllık Orta Vadeli Program’ı (OVP) değerlendiren Karabat, önceki hedeflerin neden tutmadığının hesabının verilmesi gerektiğini vurguladı.
Karabat, “Vatandaşa, üreticiye ve reel sektöre yeni bir üç yıllık program anlatılıyor. Sorun OVP hazırlanması değil. Sorun, daha önce açıklanan hedefler tutmadığında yenilerinin önümüze konulması. Daha geçen yıl 2026 sonu enflasyon hedefi yüzde 16 idi” ifadelerini kullandı.
Enflasyonu düşürmek adına üretimin daha ne kadar baskılanacağını soran Karabat, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Faiz yüzde 37. Enflasyon yüzde 31,5. İthalat ihracattan hızlı artıyor. Buna rağmen reçete yine aynı: ‘Biraz daha sabır!’ Sabır taşı çatlamaya başladı!”
FAİZ %37, ENFLASYON %31,5, İTHALAT ARTIYOR, SANAYİ YAVAŞLIYOR. AKP İSE 3 YIL DAHA SABIR İSTİYOR!
— Özgür KARABAT (@OzgurKarabat34) September 13, 2026
1) Yıllardır “program çalışıyor, biraz daha sabır” deniliyor.
Peki yüksek faizin, pahalı TL’nin ve sıkı para politikasının sonunda Türkiye ekonomisi nereye geldi?
İbretlik tabloya…
Emekçiye kemer sıkma programı
2027-2029 dönemini kapsayan yeni OVP'nin hedefleri, faturanın yine ücretliye, emekliye ve dar gelirliye kesileceğini gösterdi. Programda vergi yükünün artacağı ve kamu harcamalarında “tasarruf” adı altında kısıtlamaya gidileceği açıkça yazıldı.
Programda yer alan yüzde 21'lik 2027 yıl sonu enflasyon hedefi, asgari ücret görüşmelerinde patron ve kamu tarafının referans alacağı bir çıpa işlevi görecek. OVP hedefine göre gündeme gelebilecek yüzde 25'lik zam senaryosu dahi asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasını engellemeyecek.
Ayrıca programda genel devlet toplam harcamalarının milli gelire oranının program dönemi sonunda yüzde 34,7'den yüzde 34'e gerilemesi öngörülüyor; bu da kamu harcamalarının ekonomideki payının küçültüleceği anlamına geliyor.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...

Evrensel'i Takip Et