Kalbi ve eseriyle yoksulların ressamı
Resimlerinde balıkçıları, hamalları, ayakkabıcıları, seyyar satıcıları, çocuk işçileri konu alır Agop Arad. Bu yüzden toplumcu yazarlarla ilişki halindedir.
Bilince Dönüşen Zorunluluk
H. Selim Açan, Bilince Dönüşen Zorunluluk kitabında bir tarih okuması yapmayı amaçlıyor.
Serdar Korucu, 'Biz Bu Topraklara Aitiz' kitabını anlattı
Doğdukları topraklardan sürülerek göç etmek zorunda kalan Türkiyeli Süryanilerin bu topraklardaki varlığı köklü. Serdar Korucu’nun ‘Biz Bu Topraklara Aitiz’ kitabı dağıtılan Süryani halkının hafızasını 38 ayrı tanıklık üzerinden anlatıyor.
Meltem Sancaktaroğlu, edebiyatımızın önemli isimlerinden Selim İleri’yi ‘Selim İleri’ye Veda Romanı’ ile anıyor.
“Neredeyse” yayımlandı
Erdost Akbaba’nın ilk romanı “Neredeyse”, askeri okulda başlayan ve İstanbul’a uzanan bir içsel yolculuk üzerinden kayıp, aşk ve kimlik arayışını anlatıyor.
Menekşe Toprak son romanı ‘Peri’yi anlattı
Menekşe Toprak’ın son romanı Peri, çocuklukta yaşanan istismarın, beden hafızasında ve zihinsel dünyada bıraktığı izleri merkeze alıyor. Bireysel bir hikayeden yola çıkarak toplumsal yapının karanlık noktalarına ışık tutuyor.
Masalın gölgesinde bir yüzleşme
“Ben kocamı öldürdüm.” Safranbolu’da Bin İkinci Gece, işte bu sarsıcı anla açılıyor. Ancak roman ilerledikçe bu cümlenin bir suç itirafından çok, hakikatin çatladığı bir eşiğe ait olduğu hissediliyor.
Kavel Alpaslan'ın yazısı
Hakim sınıfların bize dayattığı bakış açısını reddedip tarafımızın gözlükleriyle hayatı yorumlamalıyız. Edward Hallett Carr’in ‘Tarih Nedir’ kitabı bu sebeple tarihin ‘karanlık’ devirlerinde hiç eskimeden rehberlik edebilecek bir eser.
“DNA’nın Kara Leydisi”
‘DNA’nın Kara Leydisi: Rosalind Franklin’ kitabı, Franklin’in yaşamına bireysel bir pencereden bakmıyor. Onu, üniversitelerdeki erkek egemen yapıyla ve bilimsel emeğin gasbedilme biçimleriyle harmanlayan bir biyografi özelliği taşıyor.
Bir hafıza eşiği
1915’in karanlığında kimliği değiştirilen bir çocuğun, Heranuş’tan Seher’e uzanan sessiz çığlığı ve Fethiye Çetin’in kaleminden bir yüzleşme hikayesi.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastanesinden çıkan bir roman: Delice
Yazar-Oyuncu Nilüfer Açıkalın yeni romanı ‘Delice’ ile, okuru bir hesaplaşmaya çağırırken, insan aklının sınırlı halini ve deliliğin nerede başlayıp nerede son bulduğunu anlatıyor.
Tatlı tarifleriyle gelen isyan
İranlı Yazar Sepideh Gholian’ın “Kadınlar Koğuşu Tatlıcılar Kulübü” kitabı, hapishanenin soğuk ve sert gerçekliğini kadınların sıcak bir isyanıyla harmanlıyor.
QR kodla dijital deneyim: Kitaptaki öyküler gerçek hayatta müzik ve video ile de hayat buluyor.
Ayşegül Tözeren yazdı
Hamnet yalnızca bir edebiyat uyarlaması değildir. Shakespeare’in adı yüzyıllardır sahnede yankılanırken Agnes’in sesi çoğu zaman duyulmadı. Oysa sanat bazen tam da bu sessizlikten doğar. Ve belki de bu yüzden bazı hikayeler hatırlamak için yazılır.
Hakan Güngör’le ‘Yazıp Altına İmza Attıklarım’ kitabını konuştuk
Şair, Yazar Sennur Sezer’in kaleme aldığı röportaj ve portre yazıları, Hakan Güngör’ün hazırladığı ve Kor Kitap'tan “Yazıp Altına İmza Attıklarım” adıyla çıktı. Güngör, Sezer’in yazılarını “Tanıtım yapmıyor, tanıklık yapıyor" diye niteliyor.
Tuğçe Tatari ile Gençler Nereye kitabını konuştuk:
Gençler Nereye: Bir Kuşağın Peşinde" kitabında pek çok gençle konuşan Tatari, sınıfsal uçurumların gençlerin kaderini nasıl belirlediğini anlatıyor. Çeteler, bağımlılık, zorbalık ya da ayrıcalıklar… Ortak duyguları ise aynı: görülmemek.
Yazar Gaye Keskin, öykü kitabını anlattı
Gaye Keskin, öykülerinde bireysel hafızayla toplumsal belleğin, bedenle dilin, suskunlukla yüzleşmenin kesiştiği bir anlatı kuruyor.
Sitemizde zorunlu ve isteğe bağlı çerezler kullanıyoruz. Çerez Politikamız hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
"Kabul Et" butonuna tıklayarak isteğe bağlı çerezleri kabul edebilirsiniz.
İsteğe bağlı çerezleri kabul etmediğinizde bazı özellikler devre dışı kalabilir.
Evrensel'i Takip Et