12 Kasım 2019 15:18

Devletin sağlığa ödediği pay azaldı, vatandaşın cebinden çıkan pay arttı

TÜİK, 2018 “Sağlık Harcamaları İstatatistikleri"ni açıkladı. Rapora göre sağlık harcamalarında devletin payı azalırken halkın cebinden yaptığı harcamaların oranı yüzde 19,4 arttı.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Görkem KINACI
İstanbul

Sağlık harcamaları, 2018 yılında yüzde 17,5 artarak, 165 milyar 234 milyon liraya çıktı. Toplam sağlık harcamalarında devletin payı bir önceki yıla göre düşerken vatandaşın ilaç veya tedavi için cebinden ödediği pay arttı.

Evrensel’e konuşan TTB Genel Başkanı Sinan Adıyaman ve SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden karşılaştığımız bu tablonun neoliberal ekonomik politikaların dayattığı sağlıkta özelleştirmenin sonucu olduğunu söyledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçtiğimiz yılın “Sağlık Harcamaları İstatistikleri”ni açıkladı. Verilere göre, sağlık harcaması gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 4,4'ünü oluşturdu.

DEVLETİN SAĞLIK HARCAMALARINDAKİ PAYI DÜŞTÜ

TÜİK verilerine göre, genel devlet sağlık harcamasının toplam sağlık harcaması içindeki payı, 2017 yılında yüzde 78 iken, 2018 yılında yüzde 77,5 oldu.

VATANDAŞIN CEBİNDEN YAPTIĞI SAĞLIK HARCAMASI ARTTI

Hanehalkı tarafından tedavi, ilaç vb. amaçlı yapılan cepten sağlık harcaması, 2018 yılında yüzde 19,4 artarak 28 milyar 655 milyon liraya ulaştı. Hanehalkları tarafından cepten yapılan sağlık harcamalarının toplam sağlık harcaması içindeki payı, 2017 yılındaki yüzde 17,1'den, 2018 yılında yüzde 17,3 düzeyine yükseldi.

KİŞİ BAŞINA DÜŞEN SAĞLIK HARCAMASI 2 BİN 30 TL OLDU

Kişi başı sağlık harcaması, 2017 yılında 1,751 lira düzeyindeyken, 2018 yılında yüzde 15,9 artarak, 2,030 liraya yükseldi.

TTB GENEL BAŞKANI SİNAN ADIYAMAN: DEVLET SAĞLIKTAN ELİNİ ÇEKTİ

Yurttaşların sağlık harcamaları için ceplerinden karşıladığı paydaki artışı sorduğumuz Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Genel Başkanı Sinan Adıyaman, orandaki değişimin yıllardır devam eden neoliberal politikalar sonucu yaşandığını anlattı.

Devletin tamamen sağlıktan elini çektiğini ifade eden Adıyaman “AKP, 2003 yılından beri sağlık alanında bu politikaları uygulamaya çalışıyor. Devlet bu politikalar ile sağlıktan tamamen çekilip yükü yurttaşın üstüne yıkmaya çalışıyor. Sağlık Bakanlığı ve devlet, sağlığı sağlayıcı değil yönlendirici, organize edici bir mekanizma haline geldi. Bu da bizi şaşırtmadı, bunun böyle olacağını söylüyorduk, şimdi daha görünür hale geldi” dedi.

TBMM Plan Bütçe Komisyonunda bugün bütçeden sağlığa ayrılacak payın konuşulacağını hatırlatan Adıyaman, TTB ve diğer sağlık meslek örgütlerinin sürecin dışında tutulmasını eleştirdi. Normalde kendilerine sunulması, danışılması gereken planların kendilerine gönderilmediğini belirten Adıyaman, partiler aracılığıyla ulaştıkları bütçe taslağına göre sağlık personeline ayrılan payın azaltılacağını, hizmet alımına ayrılan payın artırılacağını belirtti. Bu planın da hükümetin sağlık anlayışını bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Adıyaman, “Devlet sağlık alanında hem halka, hem sağlık personeline harcama yapmaktan vazgeçti. Tamamen dışardan alınacak hizmet alımına yöneldi. Bu veriler sağlıkta özelleştirmenin geldiği sonucu gösteriyor” dedi.

Kurulan Şehir Hastaneleri aracılığıyla neoliberal politikaların pekiştirildiğini belirten Adıyaman, çok yakında Sağlık Bakanlığının bütçesinin çoğunun hem şehir hastanelerinin giderlerine hem de dışardan hizmet alımına gideceğini belirtti. Adıyaman, 2020 yılında şehir hastanelerinin tamamının açılmasıyla Sağlık Bakanlığı bütçesinin üçte ikisinin kira ve diğer hizmet alımlarına aktarılacağını öngördüklerini ifade etti.

SES EŞ GENEL BAŞKANI GÖNÜL ERDEN: SAĞLIK HARCAMALARINDAKİ ARTIŞ, HALKA SAĞLIK HİZMETİNİN ARTTIĞI ANLAMINA GELMİYOR

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Gönül Erden ise bütçenin artıyor görünmesinin sağlığa daha fazla yatırım yapıldığı anlamına gelmediğine dikkat çekti. Sağlıkta dönüşüm adı altında uygulanan politikalarla sağlığın her geçen gün daha fazla ticarileştiğini söyleyen Erden, bunun da halkın sağlık hakkını ve sağlık için harcadığı bedeli doğrudan etkilediğini belirtti.

Harcamalarda her yıl bir miktar artış yaşanmasının sebeplerinden birinin halkın cebinden çıkan katılım payları olduğunu vurgulayan Erden, “Yurttaşın ödediği vergiler yetmiyor, verginin üstüne bir de katkı payı ödemek zorunda kalıyor. Bu da yetmiyor artık pek çok insan tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırmak zorunda kalıyor” diye konuştu.

SAĞLIK HARCAMALARINI HALKIN CEBİNDEN ÇIKAN PAY VE YOLSUZLUKLAR ŞİŞİRİYOR

Sağlık alanında Sayıştay raporlarıyla da gün yüzüne çıkan sistematik yolsuzluklar olduğunu örneklerle anlatan Erden, “Şehir hastanelerinde vergilendirmeler kayıt dışı. Buralarda hizmet veren şirketlerin borcunu devletin üstlendiği Sayıştay raporlarına girdi” dedi. Ameliyat olan hasta için bir sefer kullanılan cihazın 48 defa kullanılmış gibi faturalandırıldığı ve bunun gibi sayısız uygulamalarla hizmet alımı harcamalarının şişirildiğini belirten Erden, devlet hastanelerinde tedavi gören 16 bin hastanın özel hastanelerde de tedavi görmüş gibi ikinci kez faturalandırılması gibi çok sayıda örnek olduğunu belirtti.

Sosyal hizmet alanında da benzer uygulamaların olduğunu kaydeden Erden, iktidarın sosyal yardımları siyasi rant alanına dönüştürüp buradan oy devşirmeye çalıştığına dikkat çekti. Neredeyse üç kişiden birine bu amaçlarla sosyal yardım yapıldığını kaydeden Erden, sağlık harcamalarındaki artışın önemli bir kısmının da bu gibi yolsuzluklara dayandığını kaydetti.

“SAĞLIKTA TİCARİLEŞTİRME ÖLÜMDÜR: HALKI HASTA EDİP ŞİRKETLERE PARA KAZANDIRIYORLAR”

Sağlığa harcanan payın önemli kısmının önleyici sağlık hizmetlerine ayırılması gerektiğini belirten Erden, devletin bunu yapmak yerine payın tedavi edici hizmetlere ayrıldığını, bunun da hizmet alımlarıyla neredeyse tamamen özelleşen sağlık alanı nedeniyle halkı hasta edip şirketlere para kazandırma yöntemi olarak uygulandığını kaydetti.

Halkın cebinden çıkan payın daha da artacağı, bütçenin şirketlere aktarılacağı bu özelleştirme politikalarının süreceğinin 11. Kalkınma Planı ile de alenen belirtildiğini söyleyen Erden; sağlıkta ticarileştirmenin ölüm anlamına geldiğini belirterek bu politikaların aksine devletin herkese eşit, nitelikli, parasız, anadilinde sağlık hizmeti vermekle yükümlü olduğunun altını çizdi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Trump-Erdoğan görüşmesi: Yaptırım uyarıları, protestolar gölgesinde yeni pazarlıklar

SONRAKİ HABER

Yerine kayyum atanmasını eleştiren HDP’li Mehmet Zırığ’a yeni soruşturma

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa