Türk Traktör'de büyük kâra rağmen işçi kıyımı sürüyor

Fotoğraf: EVRENSEL

Türk Traktör'de büyük kâra rağmen işçi kıyımı sürüyor

Mayıs itibariyle ‘kriz’ bahanesiyle ücret kesintilerine giden, son aylarda işçi kıyımı başlatan Türk Traktör’ün kâr kaybı yüzde 1 bile değil!

Cem ŞİMŞEK
İstanbul

24 Haziran’da gerçekleştirilen baskın seçimlerin hemen öncesinde yaşanan kur dalgalanmaları üzerine çeşitli iş kollarında başlayan ücretsiz izin, tazminatsız işten atma, ücretlerde kesinti ve benzeri uygulamalar hızla yaygınlaşıyor.

Birçok işyerinde kâr sürmesine rağmen patronlar kârlarındaki en ufak azalmayı hemen işçiye fatura ediyor. Söz konusu firmalardan biri de Türk Traktör.

Mayıs ve haziran aylarında sendika-patron iş birliğiyle, ‘İşçi atmamak için’ denilerek, ayda üç gün ücretlerden yüzde 24 kesinti ile izin uygulamasının hayata geçirildiği Türk Traktör’de, devam eden aylarda vardiyalar düşürüldü ve işten atmalar başladı.

Önce 100 civarında sözleşmeli işçinin işten atıldığı Türk Traktör’de sıra kadrolu işçilere de gelmeye başladı. Ayrıca fabrikada işçilere işten ayrılmaları için baskı da uygulanıyor. Dövizde yaşanan artış ve yükselen enflasyon karşısında Türk Traktör işçilerinin bu yılın başında imzalanan sözleşmeyle aldıkları ücret zammı ise şimdiden erimiş durumda.

ÜRETİM DÜŞTÜ, HASILAT YÜKSELDİ

Henüz kriz tartışmaları başlamamışken, “Kâr rekorları kırdık, işleri büyüteceğiz” diyen Türk Traktör’ün geçtiğimiz bilançolarına bir göz attık ve patronun nelerden vazgeçtiğini; nelerden vazgeçmediğini gördük.

Öncelikle belirtelim ki, mayıs ayından itibaren satışların düşmesiyle üretimini yavaşlatan Türk Traktör’ün ocak-haziran 2018 döneminde elde ettiği hasılat bir önceki yılın aynı dönemine göre artış gösterdi. Önceki yıl 2 milyar 52 milyon liranın üzerinde olan hasılat rakamı bu yıl da yüzde 3.5 artarak 2 milyar 124 milyon liraya yükselmiş durumda.

Özellikle 2018’in ikinci çeyreğinde üretimde yaşanan düşüşe rağmen hasılatta yaşanan artışın fiyatlar genel seviyesindeki artıştan kaynaklandığı düşünülebilir. Kuşkusuz bunun etkisi yadsınamaz da... Ancak işçilerin geçtiğimiz dönem yapılan stok üretimine ilişkin geçtiğimiz aylarda Evrensel’e anlattıkları, hasılatın düşmemesinin önemli bir başka nedenini de ortaya koyuyor: “Üretimin bir dönem yoğunlaştırılıp stokları doldururken bir dönem yavaşlatılması da kâr etme politikasıyla alakalı.”

İŞTEN ATMALARIN GEREKÇESİ ZARAR DEĞİL!

Satışlarda yaşanan düşüş üzerine başlayan işten atmaların gerekçesi zarar değil. Aksine Türk Traktör geçtiğimiz dönem için ifade ettiği ‘rekor kâr’a bu yıl da çok yaklaştı. 2017 ocak-haziran döneminde 137 milyon 897 bin lira kâr eden Türk Traktör; bu yılın aynı döneminde 136 milyon 754 bin lira ile neredeyse geçen yılki kârını korudu. Türk Traktör’ün dönem kârındaki düşüş yüzde 1’e bile tekabül etmiyor.

Bilançolar gösteriyor ki ortada zarar değil, ‘Daha az işçiyle yüksek kârı sürdürmek, faturayı işçiye kesip krizi fırsata çevirmek’ anlayışı var.

Geçen yılın kâr miktarına göre yüzde 0.8’lik bir düşüşe denk gelen 1.1 milyon liralık gerileme

karşısında, ‘küçücük orandaki bu kâr kaybını telafi etmek için acaba patron başka nelerden  vazgeçmiş’ sorusu eşliğinde, 2017’nin ilk yarısına ait özet finansal tablolarıyla bu yılın aynı dönemine ait tabloları karşılaştırdığımızda şunları gördük: Genel yönetim giderlerinde kesinti yok, pazarlama ya da AR-GE giderlerinde tasarruf yok yerlerine işçiyi gözden çıkarma var.

FİNANSAL GİDERİN FATURASI NİYE İŞÇİYE?

Finansal tablo; döviz kurundaki artışın şirketin finansal giderlerini ciddi oranda artırdığını net şekilde gösteriyor. Şirketin geçtiğimiz yılın ilk yarısında 86 milyon liraya yakın olan finansal giderleri bu yılın aynı döneminde yüzde 29’a yakın artarak 110 milyon lirayı aşmış.

Faiz, komisyon giderleri, eğer varsa eldeki yabancı para açığından giderleri anlatan bu tablo şunu anlatmıyor: Bu faiz gideri niçin olmuş. Şirket başka bir yerde yatırım mı yapmış, yapmışsa faturası şimdi işçiye niye kesiliyor?  

Sorulması gereken diğer bir soru da şu: Kasasında döviz fazlası olup da kur artışından büyük kazanç elde eden şirketler (Vakıf Yatırım’ın, krizde kur kazancı elde edecek olan şirketlerle ilgili raporu bir hayli kur kazancı olduğunu gösteriyor) niye kazancını işçilerle paylaşmıyor da zararını hemen işçilere fatura ediyor?

SADECE İŞÇİDEN KISILIYOR

Türk Traktör finansal tablosuna göre; geçtiğimiz yılın ilk 6 ayında 42 milyon 819 bin lira olan genel yönetim giderleri bu yıl 5 milyon 817 bin lira artarak, ki bu rakam kâr miktarındaki düşüşün 5 katından fazla, 48 milyon 600 bin liraya yükseliyor.

Genel yönetim giderleri şirketin yönetim fonksiyonları, organizasyon ve kadro kuruluşu, büro hizmetleri, kamu ilişkileri, güvenlik, hukuk işleri, personel işleri, muhasebe ve mali işler servislerinin giderlerini ifade ediyor.

Aynı dönemlere ilişkin pazarlama gideri karşılaştırmaları da benzer bir sonuç ortaya koyuyor. 2017’nin ilk 6 ayında 93 milyon 174 bin lira olan pazarlama giderleri 14 milyon lirayı aşan bir artışla; ki bu kâr miktarındaki düşüşün 12.3 katına denk düşüyor, 107 milyon 234 bin liraya yükseliyor.

Patronların üretimin emeğe bağımlılığını azaltmak için on yıllardır yapılan AR-GE yatırımları da Türk Traktör’de azalmamış; aksine önceki yıla göre yüzde 63’e yakın oranda artırılmış. 2017’nin ilk altı ayında 7 milyon 438 bin liralık AR-GE harcaması yapan Türk Traktör patronu, 2018’in aynı döneminde 4 milyon 684 bin lira daha fazla harcamış. Fazladan harcanan bu rakam da yine kâr miktarındaki düşüşün 4 katından fazlasına denk geliyor.

‘EN UFAK BİR ŞEYDE PATLAMAYA HAZIR BİR ORTAM VAR’

Peki Türk Traktör patronunun ‘sınıfsal tercihler’iyle krizi fırsata çevirdiği bu dönemi hükümetin ‘aynı gemideyiz’ propagandasıyla faturayı ödemeye ikna etmek istediği Türk Traktör işçileri nasıl karşıladı? Yaklaşık 2’şer aylık periyotlarla Evrensel’in Türk Traktör’den aktardığı haberde bu sorunun yanıtı çıplak şekilde görülüyor:

Türk Traktör işçisi: Traktör satışı az dediler, daha dün kâr rekorları kırdık diye açıklamalar yapmıyorlar mıydı? İşleri büyüteceğiz falan derken, şimdi bir anda kriz var demeye başladılar. Krizden işçinin bir günlük ücretinden yüzde 24 kesintiyle mi kurtulacağını zannediyor. Buradaki krizin faturasını da bize ödetirler. (18 Mayıs 2018)

Türk Traktör işçisi: Yüzyılın sözleşmesini imzaladık derken, şimdi geriye hiçbir şey kalmadı. Patates, soğan derken; vergi dilimine girince de maaşlardan kesinti olunca evdeki ekonomi iyice zora girdi. Bir de üstüne ücretlerden ve söylemedikleri halde benim dahil kimilerinin ikramiyelerinden de kesinti söz konusu oldu. Şimdi herkeste bir sessizlik var ama en ufak bir şeyde patlamaya hazır bir ortam da var. (16 Temmuz 2018)

Türk Traktör işçisi: Çiftçi bırakmadılar ki ortada, şimdi satış yapılsın. Gübre fiyatları üç katına çıkmış neredeyse; yemi, unu, samanı hepsi almış başını gitmiş durumda. Fabrika yönetiminin dediğine göre şu an hiç üretim yapılmasa marta kadar satacak traktör stoku ellerinde varmış. Adamlar krize göre kendilerine pay çıkarıyorlar, stok ganimetinden yiyorlar. Durumlar aslında çok kötü, doların geldiği nokta herkesi etkiledi bunun bedelini de yine işçi ödeyecek gibi duruyor. (08 Eylül 2018)

Son Düzenlenme Tarihi: 14 Eylül 2018 22:10
www.evrensel.net