Kemal Kılıçdaroğlu yeniden CHP Genel Başkanı seçildi

Kemal Kılıçdaroğlu, yeniden CHP Genel Başkanlığı'na seçildi. Kılıçdaroğlu, 2010 yılından beri CHP’nin genel başkanlık görevinde bulunuyor.

Birkan BULUT
Burcu YILDIRIM
Ankara

CHP 36. Olağan Genel Kurultay’ında yapılan genel başkanlık seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu yeniden seçildi. Bu kurultayda yaptığı çıkışla havayı değiştiren İnce, parti içindeki desteğini arttırdı.

CHP 36. Olağan Genel Kurultayı’nda genel başkanlık seçimlerine saat 21.00’de sularında başlandı. 1081 delegenin imzası ile aday olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 790 oy ile yeniden genel başkan seçilirken, 165 imza ile genel başkan adayı olan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce 447 oy aldı. Kurultayda 1266 delegeden 1253'ü oy kullandı. Oyların 1237'si geçerli 16'sı geçersiz sayıldı.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin genel başkanlık koltuğuna 2010 yılında, dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın istifasının ardından gerçekleştirilen 33. Olağan Kurultay’da oturmuştu. Geçtiğimiz kurultayda Muharrem İnce’nin adaylıktan çekilmesi üzerine tek aday olan Kılıçdaroğlu 1238 delegenin kullandığı 990 geçerli oyun tamamını alarak yeniden başkanlığa seçilmişti. seçildiği açıkladı.

CHP'nin 5 Eylül 2014 tarihinde yapılan olağanüstü kurultayında ise Kemal Kılıçdaroğlu 944, Muharrem İnce 177 imzayla Genel Başkan adayı olmuş; oylama sonucunda Kılıçdaroğlu'na 740, İnce'ye ise 415 oy çıkmıştı.

Kılıçdaroğlu, yeniden genel başkan olarak seçilmesinin ardından kürsüde bir konuşma gerçekleştirdi. Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

"Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Üstlendiğim görevin sorumluluğunu çok iyi biliyorum. Üstlendiğim görev sıradan bir görev değildir, çok önemlidir. Bu ülkenin her ferdinin hakkını, hukuku ve adaletini sağlamak için her türlü mücadeleyi vereceğime dair sizlere söz veriyorum. Bugün yaşadığımız ortamda CHP’ye genel başkanlık yapmanın sıradan bir olay olmadığını gayet iyi biliyuorum. Birilerinin uykularının kaçacağını da çok iyi biliyorum.

Adaleti, demokrasiyi, hukuku birlikte savunacağız. Birlikte yaşamayı savunacağız. Bizimle aynı görüşü savunmayan insanlarla kucaklaşacağız. Bu bizim namus borcumuzdur. Zor koşullarda mücadele edeceğiz.

Bizim mücadelemiz 80 milyonun gelecek mücadelesidir. Hapishanelerin tıka basa dolu olduğu bir Türkiye’de kimse evinde rahat uyuyamaz. Gazetecilerin tutuklu olduğu bir ülkede kimse demokrasiden söz edemez. Ama biz demokrasiyi yüceltmek zorundayız. Bu bizim temel görevimizdir ve bu millete borcumuzdur.

Türkiye, tarihinin en zor dönemeçlerinden birini yaşıyor. İnsanlar Türkiye’nin bekasından ve geleceğinden söz ediyorlar. 15 yılda Türkiye’yi bir beka sorunuyla kimler karşı karşıya getirdi? Biz kendi ülkemizde huzur içinde, barış içinde, özgürce yaşamak istiyoruz.

Huzuru vatanın bütün topraklarına yayacağız.

Bu akşam 7 şehidimiz var; 6 şehidimiz Afrin’den. Şehitlerimize şükran borçluyuz. Ailelerine ve bütün milletimize baş sağlığı diliyoruz. Onların mücadelesi Türkiye mücadelesidir. Onların mücadelesi, biz evlerimizde rahat uyuyalım diye kendisini feda etmenin mücadelesidir. Biz mücadelenin, Kuvayi Milliye’nin ne olduğunu biliyoruz.

Türkiye’yi aydınlığa çıkarmak ve beka sorunundan çıkarmanın yolu, birlikte mücadeleden geçiyor. Gideceğiz ve bunların hepsini anlatacağız.

Bütün terör örgütlerine hem kaynak olan hem de bedel ödeyen bir ülke haline geldik. Bunun hesabını hep beraber soracağız. Biz bütün komşularımızla huzur içinde yaşamak istiyoruz. Hangi rejimi benimsemişse benimsesin. Bütün komşularımızı kucaklamak isteriz.

Savaş meydanlarından gelen ve savaşın ne olduğunu en iyi bilen Mustafa Kemal Atatürk’tür. Bugün zorunlu bir tabloyla karşı karşıyayız. O zorunluluğu başımıza açanlar Türkiye’nin başındadır.

Beni tekrar böylesine zorlu ve onurlu bir göreve seçtiğiniz için hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Önümüzdeki süreç zorlu bir süreçtir. Bu süreçte birlikte olacağız. Farklı görüşler olabilir. Ama hiç kimse unutmasın, bizimle paralel oy kullanmayan bütün arkadaşlarımızın benim başımın üstünde yeri var. Hiçbir ayrım yapmayacağım. Biz 80 milyonu kazanmak zorundayız. Vatandaşın sorunlarına çözüm üretmek siyaset kurumunun görevidir."

'ADALET VE CESARET' VURGUSU

CHP 36. Olağan Kurultayı “Adalet ve cesaret” şiarıyla Ankara Spor Salonu'nda toplandı. “Emanetimiz cumhuriyet, gücümüz halk ”, “Barışı birlikte inşa edeceğiz”, “Hak, hukuk, adalet için CHP”, “Bir gün mutlaka buluşacağız özgürlüklerde”, “Tutuklu gazetecilere özgürlük” yazılı pankartların asıldığı kurultay salonunda, Mustafa Kemal Atatürk'ten başlayarak CHP'nin bugüne kadarki genel başkanlarının fotoğrafları asıldı. 

Tutuklu CHP milletvekili Enis Berberoğlu’nun fotoğrafının yanında yer alan “Bir gün mutlaka buluşacağız özgürlükte” afişi de dikkat çekti. 

1266 delegenin bulunduğu kurultayı 1200 gazeteci izledi. Bu her delegeye bir gazeteci esprisine yol açtı. 

Ankara dışından gelen bazı delegeler gece kurultay salonuna gelerek sabaha kadar bekledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedef gösterdiği CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu alkışlar eşliğinde salona girdi. 

KIRMIZI PODYUMDA SELAMLADILAR

CHP Kurultayı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedef gösterdiği CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu alkışlar eşliğinde salona girdi. Salonun ortasında delegelere ayrılan alanın etrafında kırmızı halılı bir podyum oluşturuldu. 

Genel başkanlığa aday olan CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce eşi Ülkü İnce birlikte bu platformda yürüyerek kurultayı selamladı. 

Kurultayda yapılan sinevizyon gösteriminde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın çeşitli konuşmalarındaki “Ey Kılıçdaroğlu” sözleri salonda yuhalamalara neden oldu. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile kırmızı podyum üzerinde salondakilere çiçekler atarak kurultaya giriş yaptı. Ardından gösterilen “Adalet” filminde Enis Berberoğlu’nun tutuklanması üzerine başlayan Adalet Yürüyüşü anlatıldı.

BAYKAL VE BERBEROĞLU

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurultayın açılış konuşmasında “İki değerli yoldaşımız aramızda yok. Birincisi eski genel başkanımız Deniz Baykal, tedavi görüyor. Ve aramızda olmayan milletvekilimiz Enis Berberoğlu” dedi. Berberoğlu’nun isminin söylenmesi üzerine salondan “Hak hukuk adalet” sloganları yükseldi. Kılıçdaroğlu Berberoğlu’nun tutukluluğunu “talimat üzerine hapishanede siyasal esir olarak tutulmaktadır” olarak nitelendirdi. Berberoğlu’nun tutuklanmasının hiçbir delile dayanmadığını anlatan Kılıçdaroğlu, üst mahkemenin kararı bozmasına rağmen hala içeride olduğunu söyledi. MİT TIR’larını durduranların FETÖ’den yargılandığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “80 milyonun önünde yargı camiasına sormak istiyorum. Terör örgütlerinin bildiği bir sır nasıl olur da devlet sırrı olur? İstediğiniz  kadar baskı kurun, üzerimize gelin bildiğimiz yoldan asla dönmeyeceğiz. Çünkü biz Kuva-i Milliyeciyiz” dedi. Saygı duruşunun ardından Kılıçdaroğlu’nun “Afrin başta olmak üzere başta bu topraklar için şehit düşenler için” sözleri salonda beklenen karşılığı bulmadı.

DİVAN BAŞKANI BÜYÜKERŞEN

Kurultayın divan başkanlığına beklendiği gibi Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen oy birliği ile seçildi. Kurultayın normal zamanda toplanmadığını söyleyerek Sivas Kongresi örneği vererek ülkeyi bulunduğu karanlıktan çıkarılmasının tartışılacağını söyledi.

Kürsüde konuşma yapan Büyükerşen, daha sonra divan üyeliği için önerilen isimleri oylamaya sundu. Divan seçiminin ardından Maltepe Cezaevi'nde tutuklu bulunan Enis Berberoğlu'nun kurultay mesajı okundu. Mesaj sırasında salondan 'Hak, hukuk, adalet' sloganları yükseldi.

Enis Berberoğlu'nun mektubu sonrasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Halkın umudu Kılıçdaroğlu” sloganlarıyla kürsüye çıktı. Türkiye’nin beka sorunuyla karşı karşıya olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bu kurultay cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma kurultayıdır. Bu kurultay ülkede barış ve huzur kurultayıdır. Bu Sivas Kongresinin ruhunu taşıyan bir kurultaydır. Kuvayi Milliyecilerin kurultayıdır. Yurtta barış dünyada barış diyenlerin kurultayıdır. Bu kurultay salonunda terör örgütü tarafından aldatılanlar yoktur. Terör örgütleriyle pazarlık masaları kuranlar yoktur” dedi.

KILIÇDAROĞLU: SURİYE HÜKÜMETİYLE DERHAL İLİŞKİ KURUN

Türkiye’nin bugün 5 temel sorunla karşı karşıya olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bunların Kürt sorunu, ekonomi, eğitim, demokrasi . 2002’de iktidar olduklarında tek bri sorun vardı. Bazen terör bazen doğu sorunu olarak adlandırıldı. Kılıçdaroğlu, “Kürt sorunu bazen de terör sorunu diyoruz. 2002’de terör örgütünün beli kırılmıştı. Ancak 2002’den sonra iktidar olanlar önce terör örgütüyle masaya oturdular. Bugün toplumsal barışımızı tehdit eden terör dar bir coğrafyadan çıkıp geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Biz Afrin’de bu ülke için, bu topraklar için mücadele eden Mustafa Kemal’in mehmetçiklerine selam gönderiyoruz. Afrin’de milli bir duruş sergileniyor ama birileri Afrin’i kendi partisinin kararıymış gibi gösteriyor. Açık ve net çağrı yapmak istiyorum Suriye hükümeti ile derhal temasa geçiniz. Suriye hükümeti de biz de Suriye’nin toprak bütünlüğünden yanayız. Benzer ilişkiyi Irak merkez hükümetiyle de kurmak gerekiyor” diye konuştu.

'CHP, YURTTA SULH CİHANDA SULH DİYEN BİR PARTİDİR'

İkinci olarak dış politikaya değinen Kılıçdaroğlu, özetle “Egemen güçler tarafından savrulan ve savrulduğunu da aldatıldık diye ifade eden bir Türkiye tablosuyla karşı karşıyayız. Durup dururken neden Suriye’nin iç işlerine karıştınız? Dış politika milli olmak zorundadır dış güçlerin beklentilerine göre yönlendiremezsiniz. Lozan’ı utanmadan sıkılmadan tartışmaya açıyorlar. Lozan bu ülkenin tapu senedidir. Dış politikayı kesinlikle milli yapacağız. Türkiye’nin Mısır, Suriye, Irak, İran, Libya, AB, Rusya, ABD ile ilişkilerini hangi parti düzeltir? CHP, çünkü yurtta sulh, cihanda sulh diyen bir partidir” dedi.

HER BAKANA GÖRE EĞİTİM

Üçüncü olarak eğitimdeki sorunları anlatan Kılıçaroğlu, bir ülkenin geleceğini belirleyen temel kıstasın eğitim olduğunu ve bu nedenle eğitimin de milli olmak zorunda olduğunu söyledi. Eğitimin bir siyasal partiye militan yetiştirmek amacıyla yapılamayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, “Eğitim Türkiye’nin geleceği ve güvencesi için verilir. Her bakana göre değişen bir eğitim politikası karşımıza çıktı. Çocuklarımızın dünyayı sorgulamalarını sağlamak zorundayız. Önce şunu yapacağız; Bütün öğretmenleri toplumun en saygın kişileri haline getireceğiz. Bunun için Öğretmen Meslek Kanunu çıkaracağız. Öğretmenlere her 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde bir maaş ikramiye vereceğiz. Taşımalı eğitime son verip nerede bir öğrenci varsa öğretmen ile buluşturacağız. Bütün organize sanayi bölgelerinde yatılı okul olacak” dedi.

'TEFECİLERİN İKTİDARISIN'

Kılıçdaroğlu dördüncü olarak ekonomi alanında ise Türkiye’deki çiftçinin traktörde şoförün kamyonunda taksisinde dünyanın en pahalı mazotunu kullandığını vurguladı. İktidarın 15 yıldır Türkiye’yi üretimden kopardığını ve rant ekonomisi uyguladığını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Bugünkü iktidar faiz lobisine hizmet eden iktidardır. Son 15 yılda yurt dışında bir grup sermayedara ödenen faizin miktarı 148 milyar dolardır. İçeride de faizler ödediler. 689 milyar TL. İktidar değil misin? Faiz düşsün demekle faiz düşmez. Sen artık tefecilerin iktidarısın. Artık işsizler kendi dertlerini anlatmak için kendilerini yakmak zorunda kalıyorlar. 24 yaşındaki Tolunay Denizli’de yaşayan bir gencimiz. Kuruyemiş fabrikasında çıkarıldı. ‘Buraya kadar’ dedi ve intihar etti.”

CHP'li belediyelerin iyi hizmet verdiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, belediyelerinin olduğu illerde birçok şeyin daha ucuz olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu yerel seçimleri işarete ederek “Ankara, İstanbul, Bursa, Manis, Balıkesir, Mersin, Adana’yı alacağız dedi. Kılıçdaroğlu ekonominin kalkındırılması için OHAL’in kaldırılması, rant ekonomisinden üretim ekonomisine geçilmesi gerektiğini, kim üretiyorsa teşvik vereceklerini, asgari ücreti tamamen vergi dışına çıkaracakların söyledi.

‘HALKIN DİRENME HAKKI KUTSALDIR’

Beşinci olarak demokrasiye değinen Kılıçdaroğlu, herkes düşüncesini özgürce ifade edebilsin diye, medya özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı için, hiçbir aile sınıf ve zümreye ayrıcalık tanınmasın diye, kadın ikinci sınıf vatandaş kabul edilmesin diye demokrasiyi savunduklarını söyledi. Yüzde 10 barajının kalkmasını isteyen Kılıçdaroğlu, sendikalaşma ve örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istedi. 15 Temmuz darbe girişimine karşı hep birlikte ortak mücadele edildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Bundan bahsetmemin sebebi halkın direnme hakkını kullanmasıdır. Kim despot bir yönetim istiyorsa halkın direnme hakkı vardır ve direnme hakkı kutsal bir haktır” dedi. Kılıçdaroğlu ardından Atatürk’ün Bursa Nutku’nu okudu. 20 Temmuz OHAL ilan edilmesini “sivil darbe” olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, tüm tutuklu gazetecilere selam yolladı. Kılıçdaroğlu, Milletvekillerinin tutuklandığını, binlerce kişinin kamudan atıldığını, işçilerin grev hakkının elinden alındığını, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanamaz hale geldiğini ve iktidarın önce parti devletine,  şimdi hanedan devletine dönüştüğünü söyledi.

FETÖ örgütünün siyasi ayağının ortaya çıkarılmaması için birçok oyun çevrildiğini belirten Kılıçdaroğlu, çünkü iktidarla aynı yolda paralel yürüdüklerini söyledi. Nuriye ve Semih’in, 15 Temmuz gecesi linç edilen erlerin haklarını savunmak bizim namus borcumuzdur” diyen Kılıçdaroğlu, referandumda mühürsüz oyların geçerli sayıldığını hatırlattı. Kılıçdaroğlu “O çete hesap verecek” dedi. Adalet Yürüyüşünün milyonların özlemi olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, kendisine yürüyemez denildiğini belirterek “Biz Köroğluyuz sen kim oluyorsun” dedi. Adaletin çürümüşlüğünü sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya gösterdiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, Maltepe Cezaevi duvarını kastederek “Size söz o duvarı yıkacağız” dedi

MUHARREM İNCE: CUMHURİYETİ KURAN PARTİ, CUMHURİYETİ KURTARACAKTIR

muharrem ince

CHP Genel Başkan adayı Muharrem İnce kürsüye geldi.

İnce'nin konuşmasının satır başları şöyle:

"CHP'nin çok değerli emektarları. Cumhuriyetimiz elimizden alınıyor. Geleceğimizi çalıyorlar bizden. Yaşama sevincimizi yok etmek istiyorlar. Başımızdakiler bir parti değil, ülkeyi yağmalamak için bir araya gelmişler. 16 yıldır üzerimize bir karabulut gibi çöktüler.

Bizi bir arada tutan bütün değerleri bir bir yok ediyorlar.

Cumhuriyeti kuran parti, cumhuriyeti kurtaracaktır. Umutlarımıza kelepçe vurdurmayacağız. Kendimize güveneceğiz ve kazanacağız.

Gerçek gazeteciler mesnetsiz bir biçimde hapiste tutuluyor. Büyük değişim için buradayım.

Halkımıza umut olmak için buradayım. Dış politikada devletten koparıldık.

ÖSO'cular para alıyor. Kuva-yi Milliye'nin ekmek almaya parası yoktu. Kuva-yi Milliye'nin askerleri emperyalizme karşı savaştı. ÖSO'nun Amerika'ya, Rusya'ya karşı bir mücadelesi var mı? Sen nasıl olur da Kuva-yi Milliye ile ÖSO'yu yan yana koyarsın? Sen kim oluyorsun? O kaçak Saray'da oturan tarih cahiline CHP'nin yöneticileri haddini bildiremiyor. Onun haddini bildirmek için adayım.

Mevcut konumlarını korumak için yapamayacakları, söyleyemeyecekleri yalan yok. Bugün AKP'lilerin sloganı, ya iktidar ya ölüm. Çünkü iktidardan düştükten sonra başlarına ne geleceğini biliyorlar.

Özgür olmayan ülkeler içerisindeyiz. Enerji bağımlılığımız arttı.

Bütün velileri buradan uyarıyorum. Çocuklarınızı Milli Eğitim Bakanlığı'ndan koruyunuz.

Yeni bir din yarattılar. Hırsızlık var, yolsuzluk var...

Yeniden din ve vicdan arasındaki bağı kurmak için, insanlara yeniden utanma duygusunu getirmek için, işin ehline verildiği bir Türkiye için kazanmak zorundayız. Kazanmaya mecburuz. Değişime mecburuz.

CHP iktidarında insan ve doğa merkezli bir ekonomi modeli uygulamalıyız.

70'li yıllardaki sloganımız bugün aynen geçerlidir. "Ne ezilen ne ezen insanca ve hakça bir düzen" diyeceğiz.

Demokrasiyi güvenlik güçleri ve yargıçlar koruyamaz. Demokrasinin tek güvencesi özgür medya, bağımsız yargı, demokratik toplumdur.

Laiklik tehlikededir. Bir araya gelmezsek hepimiz aynı sonu yaşayacağız.

İNCE: AKP MİLLETVEKİLLERİNE DE SAHİP ÇIKACAĞIZ 

Gezi'nin direnen çocuklarına bir holding otelini açıyorsa, ve o holding patronunun ihalesi iptal ediliyorsa, o holding patronuna sahip çıkacağız.

Gezi'nin direnen çocuklarına otelini açan holdingin ihalesi iptal ediliyorsa , o holding patronuna sahip çıkacağız. Mor Beyin tuzağına düşürülüp hapse atılan AKP milletvekillerine de sahip çıkacağız.

Biz Mustafa Kemal'den yurttaş olmayı, devrimciliği öğrendik.

Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasında CHP yöneticilerin suçu yok mu? Dokunulmazlıkların kaldırılmasında ben 'hayır' oyu verdim. Korku şuydu: HDP hayır diyordu. Biz de hayır dersek yan yana düşecektik. Kürtler doğruyu söyleyemez mi? Kürtlerle beraber görülmek istemediler. Ben 'hayır' oyu verdim. Bu MYK hepsi 'evet' dedi. Onun için bu MYK'nın yenilenmesi lazım.

Hedefimiz yüzde 50+1. Hedefimiz Cumhurbaşkanlığı. Sizleri seçim akşamı ağlatmamak için genel başkanlığa adayım.

KURULTAYDA TANSİYON YÜKSELDİ: YUH SESLERİ 

Muharrem İnce, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığını eleştirdiği esnada salondan yuhalama sesleri yükseldi. Yuhalayanlara tepki gösteren İnce, "Bizim genel başkanımız yanlış yapar ama haram yemez" dedi.

İnce şöye devam etti:

"Ben kimsenin marabası değilim. Genel Başkan olduğumda kimse de benim marabam olmayacak. 

İki seçimde partiyi birinci parti yapamayan genel başkan istifa etsin. Bunu tüzüğe yazacağız."

ENGİN ALTAY: HDP'LİLERİ PKK İLE BAĞDAŞTIRMAK BÖLÜCÜLÜKTÜR

CNN Türk canlı yayında konuşan CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay, HDP-CHP, AKP-MHP diye bir ayrımı kabul etmediğini söyledi. Kürt sorununun Türkiye'nin en temel meselesi olduğunu beliren Altay, "HDP'lileri, HDP'ye oy verenleri PKK ile bağdaştırmak Türkiye'ye yapılmış en kötü şeydir. Asıl bölücülük budur" dedi.

CHP'nin başkalaşmama kaydıyla bir değişimi yaşaması gerektiğini belirten Altay, "CHP 2019'da iktidar olmalıdır. Buraları karıştırmaya çalışanlara da asla izin vermeyiz" dedi.

CHP'nin tutuklu milletvekili Enis Berberoğlu'nun ismi yazılı olan boş bir koltuk dikkat çekti.

BÖKE: NE DERLER DEĞİL, BİZ NE DÜŞÜNÜYORUZ DEMEYE İHTİYACIMIZ VAR

CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, bu kurultayın yaşanan tahribatın karşısına nasıl bir çözüm sağlayacağını söylemek için kürsüde olduğunu ifade etti. Kurultayda sadece genel başkan ve parti meclisi seçmeyeceklerini, kurucu bir irade ortaya koyacaklarını söyledi.

Sarayın bütün olanaklarını kullanmasına rağmen milyonların referandumda 'hayır' dediğini, adalet yürüyüşüne katıldığını belirten Böke, "Biz toplumsal mücadelenin iradesini siyasete taşımak zorundayız" dedi.

Türkiye'nin olağanüstü bir dönemden geçtiğini ve OHAL'in sadece bunun aracı olduğunu dile getiren Böke, "Mecliste her şey normalmiş gibi davranan değil, sokakla buluşan olağanüstü bir bir mücadele vermek zorundayız. Bütün demokratik meşru araçları kullanarak kurmak istedikleri rejime karşı olağanüstü muhalefeti koymak zorundayız. Değerlerimizi savunurken 'Bize ne derler' diye değil, 'Biz ne ne düşünüyoruz' demeye ihtiyacımız var" dedi.

KILIÇDAROĞLU DEVREYE GİRDİ, İNCE RESMEN ADAY OLDU

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce'nin adaylığının 49 mükerrer oy kullanıldığı iddiasıyla tehlikeye düştüğü belirtildi. Divan Başkanlığı'ndan edinilen bilgiye göre, Muharrem İnce normalde 166 imza almıştı. Bunlardan 2'si geri çekildi ve 164 imza kaldı. Divan Kurulu tarafından İnce'nin oyları yeniden sayıldı, 49 oy mükerrer oy tespit edildi.

Bunun üzerine İnce'nin resmen aday olamayacağı iddiaları nedeniyle uzun süre tartışma yaşandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun devreye girmesi sonrasında Muharrem İnce'nin resmen aday olduğu belirtildi. 

İnce kürsüden yaptığı konuşmada, "Bu AKP faşizminin CHP'ye de bulaşmasıdır. Bana oy verenleri baskı ile mükerrer hale getireceksiniz, sonra bana vereceksiniz. Ben bunu kabul etmiyorum" dedi.

İnce ayrıca "Adalet diyorsunuz, benim için müzik bile çalıyorsunuz. Cesaret diyorsunuz, dokunulmazlıkların kaldırılmasına evet diyorsunuz. Buna dur deyin" ifadelerini kullandı.

kurultay

KILIÇDAROĞLU BİN 85 İMZA İLE GENEL BAŞKAN ADAYI OLDU, İKİ İSİM YARIŞACAK

Kurultayda, mevcut Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun bin 85 delegenin imzası ile genel başkanlığa aday olduğu belirtildi. Kurultayda Kılıçdaroğlu ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce olmak üzere iki isim genel başkanlık için yarışıyor.

CHP kurultayında genel başkanlığa aday olabilmek için bin 266 delegenin yüzde 10’unun imzasıyla Divan Başkanlığına başvurulması gerekiyor.

Daha önce aday adaylıklarını açıklayan eski İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun ise yeterli imzaya ulaşamadıkları için aday olamadıkları kaydedildi. 

Genel başkanlık seçimlerinde blok liste teklifi olmadığı için seçimler çarşaf liste usulü ile yapılacak.

KURULTAYIN SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDI

Cumhuriyet Halk Partisi 36. Olağan Kurultay sonuç bildirgesi yayınlandı. Bildirgede şu ifadelere yer verildi:

"CHP, kökleri Kuvayi Milliye'ye dayanan ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün izinde tam bağımsız, laik, demokrat ve çağdaş Türkiye'nin kurucu Partisidir. 80 yıllık (1923 - 2002) Cumhuriyet tarihi boyunca bütün Cumhuriyet hükümetlerinin katkısıyla uçurumun kenarında yıkık bir ülkeden, içerde ve dışarıda saygın ve güçlü bir ülke konumuna gelmişti. Ancak; bugün Cumhuriyetimizin temeli olan kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılmış, tek adama dayalı parti devleti kurulmuştur. 

Darbe girişimi bahane edilerek karşı darbe gerçekleştirilmiş ve ilan edilen OHAL aracılığıyla temel hak ve hürriyetlerimiz yok edilmiştir.

Milli servetimiz ve birikimlerimiz yağmalanmış, geniş halk kitleleri işsizlik ve yoksulluğa mahkum edilmiştir.

Daha acı olanı ise birlikte yaşama irademiz; ayrıştıran, kutuplaştıran ve ötekileştiren kimlik siyaseti ile aşındırılmıştır.

Hiç kimse unutmasın bu ahval ve şerait içinde ülkemizin umudu kuruluşun ve kurtuluşun Partisi olan CHP Cumhuriyetin temel değerleri ve sosyal demokrasinin evrensel ilkelerinden ödün vermeksizin yoluna devam edecek, ülkemizi çağdaş uygarlığa taşıyacaktır. Hiçbir güç bizi bu kutsal davamızdan alıkoyamayacaktır. 

Bu çerçevede; önümüzdeki dönemin Parti Örgütünün hedef ve öncelikleri aşağıdaki ilkeler olacaktır.

1- Tek adam rejimine son verilecek ve kuvvetler ayrılığına dayalı parlamenter sisteme geçilecektir.

2- Cumhuriyet ve demokrasinin temeli olan laiklik ilkesinden taviz verilmeyecek ne dinin siyasallaştırılmasına ne de siyasetin dinselleştirilmesine izin verilmeyecektir.

3- Din, vicdan ve inanç özgürlüğüne müdahalelere izin verilmeyecek, yaşamın her alanında adalet ve huzur sağlanacaktır.

4 -OHAL derhal kaldırılacak, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) yasama ve yargı denetimine alınacak ve 15 Temmuz hain darbe girişiminde bulunan FETÖ'nün siyasi ayağı kesinlikle ortaya çıkarılacaktır. 

5- Yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü sağlanarak, tüm vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği güvence altına alınacak, seçimler adil ve güvenli olacaktır. 

6- Kürt sorunu eşit yurttaşlık temelinde, ulusal bütünlük ve toplumsal uzlaşı ile çözülecektir.

7- Çağdaş demokrasilerde 4. güç olarak benimsenen medya özgürlüğü sağlanacaktır.

8- Yüksek katma değerli kapsayıcı büyüme hedeflenecek, eğitim ve sağlık parasız, kaliteli ve ulaşılabilir olacaktır. 

9- Herkes milli gelirden hakkını alacak, açlık ve yoksulluk sıfırlanacak, gelir dağılımı adaletini ve bölgesel kalkınmayı sağlamak devletin temel görevi olacaktır.

10- Tarımsal üretim planlanacak, ekilmeyen tarım arazisi kalmayacak, çiftçi desteklenerek ithalata karşı korunacak ve Türkiye tarımda tekrar kendi kendine yeten ülke konumuna getirilecektir.

11- Devlet şeffaf, tarafsız ve hesap verebilir olacak, kamuda tüm atamalar liyakata uygun yapılacak, yolsuzluk suçlarında zamanaşımı kaldırılacak, cezaları ağırlaştırılacak ve yolsuzluk yapanlardan hesap sorulacaktır.

12- Asgari ücret vergi dışı bırakılacak, taşeronların tümü kadroya alınacak, tüm kamu ve özel sektör çalışanlarına sendikalaşma özgürlüğü tanınacak, sendikalaşma özendirilecek, eşit işe eşit ücret uygulanacaktır.

13- Şehit aileleri ve gazilerimiz arasında uygulanan ayrımlar kaldırılacak, şehit aileleri ve gazilerimiz Milletvekillerine tanınan hak ve imkanlardan yararlanacak.

14- Kadınlara ve gençlere hayatın her alanında eşitlik sağlanacak, kadınlar ve çocuklar şiddete karşı korunacak, şiddet uygulayanlara verilen cezalar artırılacaktır.

15- Engellilerin sosyal ve ekonomik hayata eşit katılımı sağlanacaktır.

16- "Yurtta Barış Dünyada Barış" ilkesiyle bütün komşularımızla ulusal çıkarlarımız gözetilerek iyi ilişkiler kurulacak, AB müktesebatına uyum sağlanacak, AB'ye tam üyelik hedeflenecektir.

17- Havamız, toprağımız ve suyumuz korunacak, denizlerimizin, ormanlarımızın ve tarım arazilerimizin yağmalanmasına izin verilmeyecektir.

Cumhuriyet ve demokrasi, Laik ve çağdaş yaşam, Eşitlik, özgürlük ve dayanışma, Adalet ve Cesaret'le kurtarılacak, korunacak ve yüceltilecektir."

Son Düzenlenme Tarihi: 05 Şubat 2018 05:55
www.evrensel.net