Cumartesi, ezgilerini umut için seslendiriyor

İzmir’de kadınlar adını Cumartesi Anneleri’nden alan 'Cumartesi Müzik Grubu' kurdu. Grup halka açık alanlarda tepkilerini ezgilerle dile getiriyor.

İzmir’de 2017 yılı Ocak ayında bir grup kadın tarafından adını Cumartesi Anneleri’nden alan “Cumartesi Müzik Grubu” kuruldu. Grup şimdilik sokaklarda, pazarlarda, vapur iskeleleri başta olmak üzere halka açık her alanda sisteme olan tepkilerini ezgileri ile dile getiriyor. 

Başlangıçta 3 kadından oluşan grubun üye sayısı zaman zaman artıyor. Grup üyeleri kolektif bir ruhla ilk bestelerini 16 Nisan referandumu öncesinde “Hayır’dır Aysun” ismi ile hazırladı. 
“Cumartesi Anneleri”, “Bay Kapital”, “Özgürlük Bizim” şarkıları ile yollarına devam eden grup, son olarak da Ankara Yüksel Caddesi’nde polis bariyerleri ile ablukaya alınan İnsan Hakları Anıtına atfen “Heykel Gözaltı”nda bestesi ile sokaklarda olmayı sürdürüyor. 

HALKA AÇIK OLAN HER YER SAHNELERİ

Grup üyelerinden Duru Öz, gruplarının Kadın Müzisyenler Gelişim Atölyesi’nde oluştuğunu ardından daralarak bir grup haline geldiklerini kaydetti. Kadınların daha çok alanda olması ve daha çok müzik yapması ihtiyacı ile kendi bestelerini oluşturduklarını beliren Öz, müziği eylemlerde, pazarlarda, vapurlarda, sokaklarda kısacası halka açık olan her alanda icra ettiklerine dikkat çekti. 

Birilerinin koltuk sevdasından kaynaklı “Özgürlük Bizim” şarkısını bestelediklerini belirten Öz, “Aslında sorunun biraz da sistem sorunu olduğunu, kapitalizm sorunu olduğunu anladık. Bundan dolayı biraz da ironi ile Bay Kapital şarkısını besteleyerek kendimize bir eleştiri getirdik. Şarkıda ‘Kendimizi doyurduğumuz yetmedi mi Bay kapital, AVM’ye gitmiyoruz bitpazarına gidiyoruz’ diyerek ironilerde bulunduk” dedi.

‘ÜRETEREK SESİMİZİ ÇIKARTMAK İSTİYORUZ’

Grup olarak amaçlarının yaşamın içerisine dahil olmak olduğunu vurgulayan Öz, şunları söyledi: “Müziği hayatın içerisine dahil etmek istiyoruz. Halktan olumlu tepkiler alıyoruz. Her şey çok politik aslında. Biz seçmedik. Hayatımızın politika ile bir ayrımı yok. İşte İnsan Hakları Anıtı’nın gözaltına alınması bir sanatçı olarak bize verilmiş bir malzeme oldu. O kadar saçma ve absürt bir durum ki; bunu yaratarak aklımızı rahatlatabiliriz. Sadece yaratarak, üreterek, sesimizi çıkartarak bunu normalleştirebiliriz. 165 gündür 2 insan açlık grevinde hiçbir tepki yok. Çok absürt durumlar bunlar.”

‘ÖTEKİLEŞTİRİLEN İNSANLARA SESLENMEK İSTEDİK’

Kendini bildiğinden beri müzik ile uğraştığını kaydeden grup üyesi Özgü Özütok da, ilk bestelerini ötekileştirilmek istenen insanlara seslenmek istediklerinden kaynaklı kaleme aldıklarını söyledi. Bestelerinde politik içerikli sözlere yer verdiklerini aktaran Özütok, “Ülkenin içinde olduğu durum bizi politik şarkıları yazmak zorunda bırakıyor. Örneğin kendimizi fabrikadaki bir bandın içinde hissettiğimiz zaman, bunu ifade etmek istedik. Bunlarla besleniyoruz, şarkılarımız bu şekilde ortaya çıkıyor” dedi. 

Bir kadın oluşumu olduklarından kaynaklı Cumartesi Anneleri’nin öyküsünü bestelediklerini dile getiren Özütok, “Bu ülkede Cumartesi Anneleri gibi bir gerçek var. Biz onların aslında kayıp çocuklarını hissettiğimiz o gün ki mantalite ile çıktık. Bu şarkı ise artık boynumuzun borcu olmuştu. Herkesin çocukları sevdiğini ama kendi çocuğunu daha çok sevdiğini düşünüyoruz. Bu da eleştirilecek bir durum. Orada yakınlarını kaybeden birçok anne var. Bundan dolayı herkesin sadece kendi çocuğunu değil bütün çocukları sevmesi gerektiğini düşünüyoruz. Eğer mevzu çocuk sevmekse” diye konuştu.

‘MÜZİK İLE UMUT BULMAYA ÇALIŞIYORUZ’

Kadınların sokaklarda şarkı söylemesinin çok anlamlı olduğunu vurgulayan Özütok, şöyle devam etti: “Biz kadınların değil sadece, tüm insanların sokakta müzik yapmasını çok isterim. Biz sokaklarda şarkı söylemekten, dostlarımız ile dayanışmaktan çok keyif alıyoruz. Kadınları sokaklarda müzik yapmaya davet ediyorum. Sokakta herkeste bir korku iklimi hakim. Sokağa insanlar çıkmıyor. Ama biz ne olursa olsun sokaktayız. Biz müzik yaparak biraz daha umut bulmaya çalışıyoruz. Bestelerimizi ortak yapıp birlikte seslendiriyoruz. Türkiye’de kadın sanatçı, erkek sanatçı ayrımı kalktığı zaman güzel bir bakış açısı ortaya çıkar. Bu alanda çalışan müzisyen arkadaşların hep sokaklarda olması lazım. Buradan çağrımdır insanlar ile dayanışmak istiyorlarsa sokaklara çıksınlar biz buradayız.” (İzmir/DİHABER) 

Son Düzenlenme Tarihi: 23 Ağustos 2017 20:24
www.evrensel.net