15 Nisan 2016 05:10

Ankara Katliamı sonrası yaralılara gaz atan polis mağdurmuş!

10 Ekim'de patlayan bombaların hemen ardından yaralılara biber gazı sıkan polislerin ifade tutanaklarına Evrensel ulaştı. Haklarında soruşturma izni verilmeyen polisler, linç edilmek istendiklerini bu yüzden gaz sıktıklarını iddia ediyor. (Fotoğraf: Cem GURBETOĞLU)

Ankara Katliamı sonrası yaralılara gaz atan polis mağdurmuş!

Paylaş

Tamer Arda ERŞİN
Ankara

Barış Mitingi’nde ardı ardına patlayan bombaların hemen ardından yaralılara biber gazıyla saldıran polisin savunmaları bu kadarına da pes dedirtti. Linç edilmek istendiklerini bu yüzden biber gazı sıktıklarını iddia eden Çevik Kuvvet Şube Müdürü Yılmaz E., attıkları gazın yaralılar ve onlara yardım edenleri etkilemediğini savundu. Ancak TTB’nin hazırladığı 10 Ekim Raporu’ndaki tanık doktor ifadeleri, polisler hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar veren  mülkiye müfettişlerinin gerekçesini çürütecek nitelikte. 22 No’lu tanık doktor, “Polisin gaz sıkması nedeniyle, hayati müdahalede bulunduğun hastayı bırakmak zorunda kaldım. Gazın yoğun olmadığı alanda bir süre bekledim, döndüğümde hasta ölmüştü” diyor.

‘SORUŞTURMAYA GEREK YOK’ KARARI

Mülkiye Başmüfettişlerinin hazırladığı 25 Şubat 2016 tarihli ön inceleme raporunda, ölülerin ve yaralıların olduğu bölgeye bölgeye gazın geldiği tespitine yer verildi. Fakat polislerin gaz atmasının “görev tanımları arasında yer aldığı” gerekçesiyle haklarında soruşturmaya gerek yok kararı verildi. Karara dayanak olarak Adli Tıp Kurumu’nun ölüler üzerinde yaptığı otopsi raporu gösterildi. Adli tıbbın ölümlere ilişkin, “patlayıcı madde infilakına bağlı vücuda mekanik cisim penetrasyonu ile karakterli iskelet sistemi kırıkları ile iç organ ve büyük damar yaralanmalarında gelişen iç ve dış kanama” tespitine yer veriliyor. Ancak gazın dolaylı etkilerine dair herhangi bir değerlendirme bulunmuyor.

ÇELİŞKİLİ İFADE

Müfettişlerin ön inceleme raporunda polis ve amirlerin, neredeyse kelimesi kelimesine aynı ifadeleri vermesi dikkat çekti.  Çevik Kuvvet Şube Müdürü Yılmaz E. ifadesinde, saat 11.20 civarında yaya olarak yararılara yardım etmek ve sağlık çalışanlarının daha rahat çalışması için Gar kavşağı üst varyantına geçtiklerini söyledi. Oysa polisin yaralıların bulunduğu bölgeye gaz atması verilen bu saatten yaklaşık bir saat önce gerçekleşti. Üstelik ambulanslar polisin tarif ettiği istikametten de gelmedi.

Yılmaz E. gaz bombalarının birinci patlama noktasına 97, ikinci noktaya 55 metre mesafeye atıldığını belirterek, bombanın bu kadar mesafeden etkili olmayacağını savundu Yılmaz E., polise mukavemet gösterildiği için yaralılara yakın noktada sadece “el spreyi” ile müdahalede bulunduklarını, bunun da sadece çok yakın mesafeye etkisi olduğunu söyledi. Oysa o gün polisin müdahalesi nedeniyle yaralılara yardım eden birçok sağlıkçının görevini yapamaz hale geldiği görüntülere dahi yansımıştı.
Yılmaz E., gaz kullanma sebeplerini de kendilerine yönelik “linç girişimini önlemek” olarak açıklarken, gaz kullanımının yaralılara yardım edilmesini engellediği iddialarını reddetti, yaralılara yardım edenleri suçladı. Müfettişler de polislerin gaz kullanmasına ilişkin “görev tanımı içinde” diyerek soruşturmaya yer olmadığı görüşü bildirdi.

‘GAZ DAĞILDIĞINDA  DÖNEBİLDİM’

Patlamanın olduğu sırada alanda yaralılara müdahale eden doktorlar, gaz nedeniyle birçok yaralının öldüğünü söylüyor. Türk Tabipler Birliği’nin hazırladığı 10 Ekim Raporu’nda patlama sırasında alanda yaralılara müdahale eden doktorların ifadeleri yer alıyor. Rapordaki 22 nolu tanık sağlıkçı, “Polisin sıktığı gaz nedeniyle yaşamsal müdahalede bulunduğum bir hastayı bırakıp, gazın yoğun olmadığı bir alanda bir süre bekledim ve geri döndüğümde müdahalede bulunduğum şahıs ölmüştü” diye belirtiyor.  

Yaralıları kurtarmaya çalışan 16 No’lu sağlıkçı, “Yaralının başında tam kalp masajı yaparken, bulunduğum noktaya gaz bombaları atıldı ve silah sesi duydum. Yaşamsal müdahalede bulunduğum yaralıyı dahi göremez hale geldim. Yoğum gazın ortasında yaralıdan 3-5 metre uzaklaştım. Gaz hafifçe dağıldığında tekrar yaralının başına döndüm. Yine yaşamsal müdahalede bulundum ancak her şey için çok geçti, yaralıyı kaybettik” diye gazın atıldığı anı anlatıyor.

Müdahalede bulunduğu hastayı ambulansa ulaştırmaya çalıştığı sırada TOMA ile karşılaşan ve polisin attığı gazadan etkilen 15 nolu sağlıkçı ise “Yoğun gaz bombası atıldı. Ben dahil bulunduğumuz bölgedeki tüm yaralılar ve sağlıkçılar yoğun gaza maruz kaldı. İlgilendiği yaralıyı bırakarak uzaklaşmak zorunda kaldım. O arada ambulans olay yerinden uzaklaştı. Yeniden nefes alabilir hala geldiğimde yaralının yanına döndüm, yaralının genel durumu daha da kötüleşmişti ve zorlukla nefes alıyordu” diye ambulansların bile olay yerinde uzaklaşma zorunda kaldığını anlatıyor.

ÖNCEKİ HABER

Sur halkı tepkili: Sur'a turnike de kurar bunlar

SONRAKİ HABER

İngiltere'de yasalardaki aile içi şiddet tanımı genişletiliyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa