DENiZLER UNUTULMAYACAK

DENiZLER UNUTULMAYACAK

Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)’nun kurucuları ve 68 gençlik hareketinin önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, Emek Partisi Ankara İl Örgütü ve Emek Gençliği tarafından mezarları başında anılacaklar.


Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)’nun kurucuları ve 68 gençlik hareketinin önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, Emek Partisi Ankara İl Örgütü ve Emek Gençliği tarafından mezarları başında anılacaklar. Anma için 6 Mayıs günü saat 12.00’de Karşıyaka Mezarlığı 2. No’lu Kapı’da buluşulacak.
Emek Partisi (EMEP) Ankara İl Örgütü ve Emek Gençliği, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı, idam edilişlerinin 38. yıldönümünde de mezarları başında anacaklar. 6 Mayıs günü yapılacak anma için saat 12.00’de Karşıyaka Mezarlığı 2 No’lu Kapı’da buluşulup, mezarları başına yürüyüşün ardından saat 13.00’de etkinlik gerçekleştirilecek. Denizlerin, “sınıfsız, sömürüsüz bir dünya” mücadelelerinin yürütüleceği mesajı verilecek olan anma için ortaklaşma çağrısı yapan EMEP henüz olumlu yanıt alamadı.
DENİZLERİ ANMAK...
Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan EMEP Ankara İl Örgütü, “Her 6 Mayıs’ta Deniz Geçmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın başta mezarları başında olmak üzere tüm yurttaki anma etkinlikleri Emek Partisi geleneği tarafından en karanlık dönemlerde de yapılmıştır.” dedi. Ancak çeşitli tartışmalar yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, “Denizleri anmak; işçi sınıfı ve emekçilerin bugüne dair talepleri doğrultusunda siyasal görevlerimizi tanımlamak ve birleşik mücadeleyi sağlayarak sınıfsız-sömürüsüz bir dünyayıkuruncaya kadar sürdürülecek bir mücadele perspektifini gerektirir. Buna önderlik olan da sınıfın devrimci partisidir. Partimiz, bu bakışla anmaları yapmış, bundan sonra da yapmaya devam edecektir. Böylesi anmalarda belirleyici olan da günün görevlerine yönelik verilecek mesajlardır” denildi.
NEDEN ORTAKLAŞTIRILMADI?
Henüz ortaklaşmanın sağlanamadığının ve nedeninin vurgulandığı açıklamada şu görüşlere yer verildi; “6 Mayıs anma etkinlikleri son birkaç yıldır Ankara’da çeşitli siyasi partiler ve kitle örgütleri ile birlikte ortak anma programlarına dönüştürülmüştü. Karşıyaka Mezarlığı 2 Nolu kapı önündeki alanda yapılan konuşmaların ardından kitle, kortejler halinde Denizlerin mezarları başında saygı geçişlerini yaparak anma etkinlikleri tamamlanıyordu. Yoğun geçen tartışmalar sonucunda ortaklık sağlanmıştı. Geçen yılki anma programı - anmaya katılanları temsilen bir ortak açıklama, Denizlerin bugun de devrimci mücadele içinde olan arkadaşlarından birinin konuşması ve Denizlerin avukatı Halit Çelenk’in konuşma yapması- çerçevesinde ortaklaştırılmıştır.
Bu yıl anmayla ilgili toplantıya katılan kimi siyasi partiler (TKP, ÖDP, SDP) ve Halkevleri, Denizlerin arkadaşlarından Mustafa Yalçıner ve Aydın Çubukçu’nun geleneksel olarak her yıl yaptıkları gibi konuşma yapmalarına itiraz etmişlerdir. Geçen yıl yapılan programın tekrarına yönelik talebimiz, bu kesimler tarafından ısrarla reddedilmiştir.
Emek Partisi olarak, mücadele yoldaşlarımızın tartışılmasına, EMEP’in bu anmalardaki rolünün sorgulanmasına ve böylece geçen yıllarda sağlanan ortak tutumun bozulmasına izin veremezdik. Yukarıda açıklanan gelişmelerden sonra Emek Partisi; birleşebileceğimiz emek ve meslek örgütleri, siyasi parti ve kitle örgütleriyle birlikte ayrı bir anma programı uygulamaya karar vermiştir.”
‘MÜCADELELERİ YOLUMUZA IŞIK TUTUYOR’
EMEP Ankara İl Yöneticisi Fevzi Ayber, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının emperyalizme ve sömürüye karşı verdikleri mücadeleyi işçi sınıfı ve emekçilerle birleştirme çabalarının, bugün de hem gençlik, hem de bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi yürütenler için örnek bir çaba olduğunu söyledi. Ayber, bu nedenle Denizleri anmanın ancak bugünün ihtiyaçlarıyla birleştiğinde bir anlam ifade edeceğini vurguladı.
İşsizliğin, yoksulluğun derinleştiği, emekçilerin haklarına yönelik saldırıların arttığı bir dönemden geçildiğine dikkat çeken Ayber, Ortadoğu’da ve Türkiye’de halkların kardeşliğini zedeleyecek yeni savaş planları yapıldığının altını çizdi. Gençliğin iş, gelecek, eğitim ve barış mücadelesinin, sınıf mücadelesiyle birleşme eğiliminin giderek arttığını belirten Ayber, 1 Mayıs’a da yansıyan bu eğilimin Denizlerin anmalarında vurgulanmasının önemli olduğunu söyledi. Ayber, Denizlerin son sözlerinde dile getirdikleri “Kürt ve Türk emekçilerin kardeşliği”nin bugünün Türkiye’sinin de en önemli ihtiyaçlarından biri olduğunu söyledi. Ayber, “Onların mücadelede gösterdikleri kararlı tutum, mücadelelerini işçi ve emekçilerle birleştirme çabaları bugün de bizim yolumuza ışık tutuyor” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

KOCAELİ’NDE DENİZLER TARTIŞILDI

Kocaeli’nde de Emek Gençliği, Eğitim Sen’de 68 gençlik hareketi başlıklı bir söyleşi düzenledi.
Söyleşi Emek Partisi İl Başkanı Güner Kizir in 1 Mayıs değerlendirmesini de ele aldığı konuşmasıyla başladı. Kizir, işçi kenti Kocaeli’nde emek gençliğinin işçilerle birlikte coşkulu bir 1 Mayıs geçirdiğini bu coşku ve heyecanın 6 Mayıs ada taşınması gerektiğini belirtti.
Daha sonra Emek Partisi İl Yöneticicisi Arif Koşar 68 gençlik hareketinin özelliklerini, günümüzdeki anlamını ve hareketin işçi sınıfı partisi ile olan ilişkisini daha ayrıntılı bir şekilde ele aldı.
Koşar, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ilk eylemlerinin üniversitelerde hak alma mücadelesi çerçevesinde başladığını, demokratik ve özerk üniversite talebinin üniversite gençliğinin en önemli talepleri olduğunu belirtti. Koşar ayrıca “68 gençlik hareketi bağımsız ve gerçekten demokratik bir ülkenin ancak emperyalizm ve yerli işbirlikçilerine karşı mücadele ile gerçekleşebileceğini düşünüyordu” dedi.
Koşar konuşmasına günümüzde Deniz olmanın önemini vurgulayarak devam etti. Deniz Gezmiş’in idamı sırasındaki son sözlerinin ‘Yaşasın Marksizm’in ve Leninizm’in yüce ideolojisi, yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi’ hatırlatan Koşar, günümüz gençliğinin bu sözler ışığında partisiyle sınıf mücadelesi vermesi gerektiğini belirterek devam etti.
Söyleşinin sonunda kalkıp söz alan gençlerin ortak düşüncesi ise, gençliğin kitlelerle buluşmasının önemli olduğu ve bugün sosyalizm mücadelesinde Kürt ve Türk halklarının kardeşliğini en ileriden savunmanın gerekliliği oldu. (Kocaeli/EVRENSEL)
Cem Gurbetoğlu
www.evrensel.net