Kabartma yazı unutuluyor

Bugün Türkiye'de sayıları 1 milyona yaklaşan görme engellilerin, kabartma yazılı kaynaklara ulaşabilecekleri ne bir ulusal kütüphaneleri var, ne yeterli bir matbaaları.

Kabartma yazı unutuluyorMustafa Kara / Arzu YağızFransa'da bir körler okulu öğrencisinin 170 yıl önce bulduğu ve onun adını taşıyan kabartma yazı alfabesi, görmezleri yazıyla tanıştırmıştı. Dünyanın kabul ettiği bu alfabe, bilgisayarın yaygın kullanıldığı bugüne kadar görmezlerin tek okuma kaynağı olarak varlığını sürdürdü. Ama, dünyada giderek gelişen bu alfabe, Türkiye'de hep zayıf, hep yetersiz kaldı.Bugün Türkiye'de sayıları 1 milyona yaklaşan görme engellilerin, kabartma yazılı kaynaklara ulaşabilecekleri ne bir ulusal kütüphaneleri var, ne yeterli bir matbaaları. Altı Nokta Körler Derneği'nin 1996 yılında kurduğu matbaa ve kütüphane ise bu kadar büyük sayıdaki görmezlere yetemiyor.

OkuyamıyorlarMilli Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı'nın görev ve yetki alanındaki bu konuda, gereken adımlar bir türlü atılmadı. Milli Kütüphane'nin bir bölümü görme özürlüler için ayrıldı, ancak üç beş braille kitabının yazılması dışında ciddi bir gelişim sağlanamadı.Milli Eğitim Bakanlığı ise ders kitaplarının basılmasıyla yetindi. Basılanlar da yetersiz. Örneğin, Türkiye'de braille yazıyla yazılmış bir matematik ders kitabı yok. Bunun sonucu ise görme özürlüler arasındaki okur yazar oranının artması gerektiği halde düşmesi oldu. Milli Eğitim Bakanlığı'nın verilerine göre Türkiye'de eğitim gören görme engelli oranı sadece yüzde 2.54. Braille alfabesi okuyabilenlerin oranının da yüzde 2.5'lerde olduğu söyleniyor.

Kullanımı azalıyorBraille yazıyı kullanmadaki düşüş Türkiye ile sınırlı değil. ABD'de, 1963'te okullarda kayıtlı görme özürlü öğrenci sayısı 17 bin 330 iken braille yazıyı bilenlerin oranı yüzde 57'ydi. 1995'te ise öğrenci sayısı 53 bin 730'a yükselirken braille yazıyı bilenlerin oranı yüzde 10'a düştü. Kanada Körler Enstitüsü'nün verilerine göre ise kabartma yazıyı bilen görme engelliler arasında işsizlik oranı yüzde 6. Tüm görme engelliler arasında bu oran, yüzde 75'lere çıkıyor. Sadece bu veri bile, kabartma yazının önemini anlaşılır kılıyor.

Dinlemek ve okumak6 Nokta Körler Derneği Sosyal İşler Sekreteri Fatih Mehmet Moray, 10 civarındaki körler okulunda öğrenim görenlerin sayısının çok az olduğunu söylüyor. Moray, sayıları 800 bini bulan görme engellinin yarısının 0 -19 yaşları arasında, yani eğitim çağında olduğunu ekliyor. 8 yıl temel eğitim verilen körler okullarından sonra eğitimde pek çok sıkıntı yaşadıklarını belirten Moray, "Üniversiteye kadar gelen görmez, notlarını kasetlere doldurur. Ders kitabını kasetlere okur. Braille yazı araç gereçleri pahalı olduğu için insanlar ister istemez kasete yöneliyor. Braille yazı da giderek işlevsizleşiyor" diyor.Kabartma yazı ile okumayı, bu yazıyı kullanmayı tercih ettiğini anlatan Moray, şöyle devam ediyor: "Dinlemek ile okumak çok farklı. Kasetlerin hazırlanması çok büyük emek istiyor. Bir stüdyo istiyor, profesyonel insanlara ihtiyaç duyuyorsunuz. Kasetler kolay hasar görüyor. Teknoloji değiştikçe siz de değiştirmek zorunda kalıyorsunuz. Braille yazısı öyle değil. Daha fazla insana ulaşabiliyor. Braille yazıyı kendi aramızdaki yazışmalarda, not alırken kullanıyoruz".

Eşitsiz koşuMoray, geçmişte, özellikle 1980 öncesi dönemde, tüm olanaksızlıklara rağmen daha başarılı bir eğitim verildiğini belirtiyor. Moray'a göre, bu düşünün nedeni Milli Eğitim Bakanlığı'nın uyguladığı politikalar. Körler okullarında bile görme engellilerin öğretmenliğe kabul edilmekte güçlük çektiğini anlatan Moray, "Körler okullarında gören öğretmenlere ağırlık veriliyor. Elbette görme engelli öğretmenler de var, ama yetersiz. Gören eğitimciler, pedagojik anlamda görme özürlünün psikolojisini bilmiyor, braille alfabesini bilmiyor. Bu da ciddi sorunlara neden oluyor" diyor.Fatih Mehmet Moray, tek tip insan yetiştirmeyi amaçlayan eğitim sisteminin, ayrımcılık üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak "Yani artık insanlar bir koşu atına benzetiliyor. Bu koşu atı da sağlam olursa, ayağı topal olmazsa, gözü kör olmazsa, daha iyi koşar. Somut bir ayrımcılık yapılıyor" diyor. Moray, eğitimin giderek ticarete dökülmesinin görme engellileri olumsuz etkilemesinden de rahatsız.

Braille yaygınlaştırılmalıBraille alfabesinin yaygınlaştırılması için bir proje hazırlanması gerektiğini söyleyen Moray, bu proje için yüksekokul mezunu görme engellilerden yararlanılabileceğini söylüyor. Moray, hiç değilse yaz döneminde MEB'in rehberliği altında, böyle bir çalışmaya girilmesi gerektiği düşüncesinde. Körler okullarının nitelik ve nicelik olarak arttırılması gerektiğini söyleyen Moray, özellikle 18 yaşın üstündekiler için mesleki eğitime ağırlık verilmesi gerektiğini belirtiyor.Mesleki eğitim anlamında hiçbir çalışma olmadığını ifade eden Moray, bu nedenle görme engellilerin çoğunun vasıfsız olduğunu vurguluyor. Devletin bu alanda bıraktığı boşluğu, gönüllü kuruluşların doldurmaya çalıştığını, ama yetersiz kaldıklarını da ekliyor.
www.evrensel.net