13 Eylül 2026 00:15

Voleybolda başarının sırrı ne değildir?

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Kadın milli voleybol takımının Avrupa şampiyonluğu büyük bir coşkunun yanı sıra artık klişeleşen söylem ve tartışmaları da beraberinde getirdi. Kadın voleybolcuları ülkedeki ana muhalefet damarının bir parçası olarak görmek isteyenler başladı favori sporunu icra etmeye: Soyut durumun soyut tahlili!

Bir ülkede spor politikasının niteliğini uluslararası yarışmalarda kazanılan madalya ve kupalar üzerinden değerlendirmek gibi devasa bir yanılgıyla yola çıkan bu kesimin “profesör”, “yazar”, “araştırmacı” unvanlı televizyon/sosyal medya uzmanları devamında voleyboldaki başarıyla esas branşları olan futboldaki başarısızlığı karşılaştırmaya soyundu. Futbol gibi tüm dünyayı ahtapot gibi sarmış, milyarlarca dolarlık dev bir sektörün dinamikleriyle voleybol gibi küçücük bir spor sahasını karşılaştırırken durup bir saniyeliğine dahi olsa düşünüyor gibi görünmeyen bu cenahın vardığı sonuç açıktı: Voleybola siyaset müdahale etmiyordu, liyakat vardı! Başarı da bu yüzden geliyordu!

Sadece voleybolun Türkiye’deki tarihinden ve güncel durumundan değil genel olarak rekabetçi sporların tarihsel yarışma seyrinden de bihaber olduğunu ortaya koyan bu yaklaşım, dünyanın en iyi voleybolcularından Melissa Vargas’ın nasıl Türk vatandaşı olduğunu da mı bilmiyor? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kimlik kartını bizzat takdim ettiği, “kızım” dediği Kübalı Vargas olmasaydı ve Türkiye son yıllarda kazandığı başarıların hiçbirini kazanamasaydı sizin için voleybol diye bir gündem dahi olmayacaktı! Kaldı ki Sultanlar ve Efeler Ligi’nde sahibi bizzat Türkiye Varlık Fonu olan devler var. Bunlardan Vakıfbank, Sultanlar Ligi’nin en büyük lokomotifi. Efeler Ligi’nde ise Ziraat Bankkart ve Halkbank şampiyonluklara ambargo koymuş durumda. Belediye takımlarını da işin içine katınca liglerde mücadele eden takımların neredeyse yarısının kamu parasıyla finanse edildiği bir ortamda siyaset nasıl voleybolla ilgilenmiyor olabiliyor!

Ayrıca sporun, devlet müdahalesi azaldıkça başarının arttığı bir alan olduğu iddiası nereden çıkıyor? Rekabetçi küresel sporlar bir cangıldır. Tarih boyunca olimpiyatlara damga vuran tüm ekoller de bunu katı devlet planlamasının sonucunda elde etmiştir; ABD’den SSCB’ye kadar… Bugün istikrarlı şekilde başarılı olmanın çok daha büyük servet ve bilimsel çalışma gerektirdiği futbolda Şampiyonlar Ligi’ni üst üste iki kez kazanan PSG’nin sahibi Katar, Premier Lig’in kaderini değiştiren Manchester City’nin sahibi BAE’ye söyleyelim de başarılı olmak istiyorlarsa spora müdahale etmesinler!

Siyasetten ve devlet baskısından bıkanların spora sığınması son derece anlaşılır. Ama işi, ekonomik, siyasi, sosyal tabloyu inceleyip yorumlamak olanların bu “sığınağı” bu kadar yanlış değerlendirmeye hakkı yok. Modern sporlar, bugünkü toplumsal düzenin bir ürünü ve neredeyse birebir yansımasıdır. Kurallarıyla, değerleriyle, barındırdığı adaletsizlikle, kazanmaya giden yollarıyla kapitalist-emperyalist düzenin karakteristiği neyse onun ışığında şekillenen ve bugün milyarlarca insanın takip ettiği sporların gerçeği de odur. Elbette içinde dayanışma da vardır, umut da güzellikler de. Ama mevcut spor düzeninde adına başarı denen şeyin sırrı hiçbir koşulda bazı liberallerin klişesi olan “devletsizlik” değildir. Spor soyut bir “minnoşluk yarışı” olmadığı için başarının önemli şartlarından biri muazzam olanaklarıyla devlet müdahalesidir; bu da en kirli işlerin yürütücüsü bankaların, devletin bir numaralı koruyucusu şirketlerin ve büyük patronların sporun baş sponsorları olmasını beraberinde getirir. Üstüne bir de Vargas’lardan onları yetiştirenler değil “doğru” siyasi müdahaleyle kapanlar faydalanırsa oyunu en doğru şekilde oynamışsınız demektir. Bugün özellikle kadınlar voleyboluna ciddi bir popülarite kazandıran Türkiye Voleybol Federasyonu’nun en büyük başarısı da günümüz ülke şartlarında bu oyunu usta bir şekilde oynayabilmiş olmasında yatıyor. Kısacası hayır, kadınlar voleybolundaki başarının sırrı devletin bu alana müdahale etmemiş olması değildir! Aksine devlet müdahale etmiş ve sonuç almıştır. Zaten spor tam da böyle bir alan olduğu için devletler onun içinde cirit atmaya bayılıyor.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et