5 Eylül 2026 00:10

Bitmeyen fetih, dijital kamuflaj, halkın drone'u

Altı yüzyıl öncesinden bir hatıranın izlerinde, şehrin kadim surlarının üzerinde tanımlanamayan bir obje uçmakta. Bir polis drone'undan gece vakti yükselen o yapay zeka sesi, 21. yüzyılda tamamlandığından hâlâ emin olunamayan bir fethin devriyesini tutuyor: “Alkol içmek yasaktır. Derhal bu bölgeden ayrılın.”

Hatalı dil ve hukuk yüklemesi insan kaynaklı. Türkçede karşılığı olmadığı gibi, dünyevi bilimler nezdinde de mümkün olmayan “alkol içmek”, “alkol almak” fiillerini dile dahil etme çabası bitmeyen fethin parçası. “Yasa mı kalmış” normalleşmemeli; kamusal alanlarda içki içmek suç değil, hukuki mesele içkili birinin kamu düzenini bozduğu sınırda konuşulabilir. Anons girer: “Bu bir halk drone'udur.”

*

“Alkol almak” fiilinin normalleştirilmesiyle mevzuun hızla “alkolizm”e çekilebileceği gibi küçük bir hesap var ortada malum. Hükümetin eşitlik ilkesini zedeleyici vergiler yükleyerek, içki içilebilen kamusal çemberleri daraltarak yıllardır iki ileri bir geri şeklinde yürüttüğü politika, muhalefetin büyük kesimi açısından da “bunca meselenin arasında” yeri bulunamayan bir tartışma başlığı. Ekonomik krizin derinleştiği, orta sınıfın yoksullaştığı, zaten yoksul olanların açlığa itildiği bir zamanda içkiden mi konuşacağız... Krize ve servet aktarımına yol veren politikaları, kimlerin zenginleştiğini, kamu kaynaklarının çarçur edilişini, yoksulluğun zaten bir dizi hak ihlaliyle gelişini sorgulamak, gasp edilen bazı özgürlükleri ikinci plana atmayı gerektirmiyor. Hatta zaten gaspın mekaniği bu makro politikayı işaret ediyor. Gelir adaletsizliğinin tavan yaptığı bir dönemde içki içmek, surlarla çevrili zengin mekanlarına ya da kapılar ardında evlere sıkıştırılmak isteniyor açıkça. Onlar varlar; mesaisi bitmiş bir işçinin, bir işletmede oturmaya parası yetmeyen bir çalışanın, bir emeklinin, ertesi günün karanlığından bunalmış, yalnızlaşmış gençlerin, belki sade o an için o günü yemeksiz geçirmeye razı bir işsizin, parçası olduğu kamuya ait alanlarda içkisini içme özgürlüğü ayıplı bir politik talep değil.

*

Fatih'te sur dibinde kaydedilen polis drone'u, kentleri savunmanın eski bir yöntemini yeni militarist teknolojiyle buluşturduğu için, bu tezatlıkla dikkat çekti muhtemelen. Yoksa güvenliğin, savaşın, düşmanın tanımını dilde değiştirdikten sonra kamusal güvenlik gerekçesiyle askeri teknolojinin son sürümünden yararlanmanın tarihi devletlerinki kadar eski. 2000'lerin başından beri insansız hava araçları, savaşların tabiatını değiştirdiği gibi, devletlerin yurttaşlarıyla “savaşında” da teçhizat haline geldi. Bugün Filistin'de olduğu gibi, soykırımlar yapay zeka desteğiyle, militarist teknolojinin son ürünleriyle ve dünyanın gözleri önünde hayata geçiriliyor. Bunu normalleştirmemek için yabancılaşmayı korumak ama her defasında safça şaşırmanın uyuşukluğuna kapılmamak gerekiyor.

*

Pekin'de geçen hafta ikincisi yapılan Dünya İnsansı Robot Oyunları, türünün en geniş çaplı hadisesi. Atletizmden boksa birtakım insan oyunlarına sürülen robotlar, bu oyunların antik kökenine yaraşır bir kitle seyirliği vaat ediyor. Şu saat itibarıyla hâlâ kendisini robotların efendisi hisseden insan için, devrilen, devreleri yanan, sapıtan robot sahneleri ayrıca oyalayıcı. İnsan türü çuvallayan insansı sever.

Bayılma, sakatlanma, delirme, ölme gibi insana dair fiillerin sahalarda normalleştiği yeni temaşa sahneleri bunlar. Belki de açılış gösterilerinde, adımlarda salise şaşmayan insansı robot ordusunun omuriliğe saldığı metalsi ürpertiyi unutmak içindir her şey.

*

Sermaye zaten çalışanı denetlemek için gözlüyor. Devletin drone'ları gece gece içki içen peşinde koşmaktansa daha faydalı işlere koşulamaz mı, mesela orman yangınlarına? Pek çok gönülden geçen bu sorunun cevabı evet. Tarım ve Orman Bakanlığı 2020’den beri “milli” ve “özgün” olarak geliştirildiğinin altı çizilen Bayraktar TB2 İHA’lardan faydalanıyor. Baykar'ın sitesinde bu tarihten beri 5007 yangının tespit edildiği yazıyor. Bu, insansız hava araçlarının da içinde olduğu tüm ilk aşama yangın tespitlerini içeren bir sayı olmalı. Tek başına İHA'ların karnesi mevcut değil.

Kimsenin gözü yok, yangınlara büyümeden müdahale edilebilmesi için bu teknoloji kritik önemde. İş ki Orman Genel Müdürlüğü neden bu İHA'ları kiralıyor, uçuş saati garantisi mi veriyor, kamu kaynağı doğru düzgün kullanılıyor mu diye soran gazetecilerin tepesinde dolanarak vakit kaybedilmesin.

*

Hayat kendi bağlantılarıyla akıyor. Baykar'ın ortaklarından, Tayyip Erdoğan'ın da damadı olan Selçuk Bayraktar zaten Türkiye'nin en zengin ilk onu içindeydi, hafta içinde Forbes dergisinin nihai dünya dolar zenginleri listesi yayımlandı. Bayraktar 2,7 milyar dolarlık servetiyle 1560. sıraya yükselmiş.

*

Güvenlik gerekçesiyle kamusal alanlarda yüz, göz, ısı algılayarak kişisel veri biriktiren tekno teçhizata muhalefet küresel bir mesele. Örneğin tasarımcı Simon Weckert'in tasarladığı ve dijital kamuflaj olarak tanımladığı gömlekler, kameraların sizi insan olarak algılamasının önüne geçiyor. Kayıt mekanizmasını sabote edecek bu tür başka giysiler de mevcut.

*

Tamamen sosyal medyadan yayılan bir çağrı ABD yurttaşlarını bu yıl Cadılar Bayramı'nda, yani herkes sokaklarda zaten maskeliyken şehir kameralarıyla “ilgilenmeye” davet ediyor. 31 Ekim'i göreceğiz.

*

Militarist kamuflaj deseninin kübistlerle ilgisi. Kafamdaki bağlantılar durdurulamıyordu.

 

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et