27 Haziran 2026 00:08

Defansif direniş, satılık güneş

“Bunu anlamıyor musunuz gerçekten?” diye bağırıyordu genç kadın, “sadece zaten hakları olan bir şeyi istiyorlar.” Ablası Sevgi Topuz, sınavda derece yapmasına rağmen atanamayan, mülakat mağduru öğretmenlerden. O açlık grevinde, tüm aile Ankara'da ona destekte. Kendisi de öğretmen olan kardeşi Ezgi Taş, Çanakkale Emek, Barış, Demokrasi Güçleri'nin özel sektör öğretmenlerinin açlık grevine destek eyleminde konuşuyor.

Taş'ın öfkesi kadar belki onlarca kez kullandığı “sadece” kelimesi insana dokunuyor. Sadece zaten aldıkları puanın karşılığı olarak atanmak. Sadece devlet okullarındaki taban maaşın özel okul öğretmenlerine de uygulanması. Sadece devlet okullarında olduğu gibi özel okullarda da dokuz-on ay değil, on iki ay maaş alabilmek. Sadece işini yapmak. Sadece bunu istiyoruz. Sadece yaşamak.

*

Özel sektör öğretmenlerinin talepleri ve direnişi topyekun bir saldırının röntgeni gibi. Devlet lise çağını ya işçileştirerek tornaya itiyor ya da kendi ideolojik tornasını şart koşuyor. Özel okullar dışında başka seçenek hakikaten yok.

Sermaye için işçi sınıfı artık birikim yaratmanın koşulu değil, engeli sanki. Sadece insanların yapabileceği işleri makinelere, robotlara yaptırabildikleri için değil, işçi varlığıyla bir maliyete, düşürülmesi, yok edilmesi gereken bir zarar kalemine dönüşmüş. Ölüm çok kolay o yüzden. Çalışırken ölmenin, çalışmazken ölümle eş değer bir yok sayılmanın ve var kalma mücadelesine itilmenin açıkça bir sermaye stratejisi olduğu bir dönem bu. Yıllar süren örgütlü direnişin kazanımları olan haklar, neoliberalizmin daha erken yıllarında hasarları en azından onarmaya yarayabiliyordu. Her tür kamusal hizmet artık sermaye için sokağa atılan para gibi; sermayenin devleti “Ne münasebet” diyor, “ne münasebet, kâr getirmeyen bir şey için para harcayayım...”

*

Reflect Orbital, uzay teknolojileri alanında büyük hedeflere odaklı, California merkezli bir şirket. Şu an ilerleyen projeleriyse dünya yörüngesine ultra ince yansıtıcı aynalarla donatılmış binlerce uydu fırlatmak ve en kestirme ifadeyle geceleri yeryüzünde dileyenlere güneş ışığı satmak. Şimdilik çap 5 km. Merak edenlere, ışık kısılabiliyor.

*

Son yıllarda yükselen irili ufaklı işçi hareketlerine bakınca önemli kısmının sendikalaşma nedeniyle işten atılanlara ait olduğunu görüyorsunuz. Herkesin malumu ki sendikalaşmak anayasal bir hak.

Yahut madencilik sektöründe örneği bolca olduğu gibi, birçok direniş de ödenmemiş maaşları ya da tazminatları almak üzere başlatılmış. Çalıştıracak ama maaş vermeyecek. Niyet en düz ifadeyle bu. Çoğu zaman ülke enflasyonunun kavuruculuğuyla erimiş, geçinmeye izin vermeyen bir maaş bile olsa, onun için eylem yapmak gerekiyor. Artık bir zahmet tabi ol, diye belirlenmiş hareket alanı bile dar geliyor sermayeye. Hep bir geri gidiş. Bu manzarada çalışma koşulları iyileşsin, çalışma saatleri azalsın, maaşlar enflasyona ezilmesin demek gerçekdışı kaçıyor. Mecburen önce kağıt üzerindekini almaya odaklanmak gerekiyor. Savunma direnişlerinden ötesini hayal etmeye sıra gelmiyor. Talepler “sadece”ye iniyor, ki herhangi bir talebin başlarken boğulduğu bir ortamda tüm bunlar cesaret, kararlılık ve inanç gerektiriyor.

*

Reflect Orbital'ın iki genç kurucusundan biri olan Ben Nowack, Elon Musk'ın SpaceX projesinde çalışan, vizyonunu demek oralardan geliştiren bir mühendis. Silikon Vadisi'nde yatırım potansiyeli görülmüş olmalı ki, şirket şimdiden 35 milyon dolardan fazla fon toplamış. Bunların arasında robotik, askeri yapay zekâ alanında faaliyet gösteren şirketler var. Ama özel sermayenin dışında, örneğin ABD Hava Kuvvetleri'nin de bu işe para yatırdığı söyleniyor.

*

Taleplerin “sadece”ye inmesinin bir diğer çıldırtıcı yanı da bunun geniş halk kesimleri tarafından normalleştirilmesi. Aylarca maaş almadan çalışanların, sınavda gereğini layıkıyla yapmış olmalarına rağmen atanamayanların, yatırılan maaşın bir kısmını her ay iade etmek zorunda bırakılanların tüm bunları anlatırkenki çaresizliği. Bu akıldışılığın normalleşmesi.

Bu normalleşme, sadece gasp edilen hakkını alabilmek için en az o akıldışılık kadar büyük bir hareketi, ölmeyi göze almayı getiriyor. Sadece bunun için açlık grevi yapılır mı? Sadece bu kadarı dahi gasp edildiğinde ve talep etmek suç haline getirildiğinde, kaybedecek nefesinden başka bir şey kalmadığını hissedenleri sorgulamak gaspa suç ortaklığına döner. Tüm bunları normalleştirmemeliyiz.

*

Yüz yıl önce suyun parayla satılacağı fikri muhtemelen gülünç bulunurdu. Doğada olmayan oynanmış tohumlardan bin nevi kimyasal ilaçla büyütülmüş zerzevatı yoksulların yediği, diğer taraftan elli yıl öncenin normali, yani doğal meyve ve sebzelerin parası yetenlere kaldığı bir dünya da öyle olmalı. Daha otuz-kırk yıl önce bile bu sosyal güvence sisteminin, bu çalışma ve emeklilik koşullarının normalleşeceğinden konuşmak sekter solcu mübalağası sayılabilirdi.

Geceleri aydınlanmak isteyenler için güneş ışığı da satılabilir hakikaten. Belki yüz yıl sonra doğal güneş ışığı iyi tarıma elvermediğinde, böyle “gün ışığı paketleriyle” yetişenler sadece dünyanın en zenginlerine kalacaktır. Ve biliyoruz ki bir sonraki adımda, daha çok çalışsınlar diye geceleri kısaltılan işçi uydu kentlerini görmek abartı sayılmaz.

Pınar Öğünç

Defansif direniş, satılık güneş
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et