8 Ağustos 2026 00:10

Temsil şov, figüranlar ve lavantalar

Bu ülkede bazı yaşananlar kendisinden o kadar fazlasını temsil ediyor ve bazen bu o kadar aşikâr oluyor ki bu bağlantıyı kurmak abes kaçabiliyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun rozet törenindeki figüranlar hakkında haber yapan Ebru Çelik ve Birgün ekibinin, bu haberi işleyen gazetecilerin sorgudan geçirildiği zamanlar. Birgün'ün Gürsel Tekin ve Müslim Sarı hakkında o toplantıya minibüsler dolusu taşınmış figürana ödenen (en azından vaat edilen) 950 TL yevmiye kadarıyla tazminat davası açtığı zamanlar.

İşliyor görünen demokrasi var kadrajda. Onca seçilmişin şu an cezaevleri hücrelerini doldurduğu, görevlerinden uzaklaştırıldığı düşünülürse önceki seçimi yapmış mı saymalıyız, yapmışız da kadrajdaki yenisine mi odaklanmışız?

Biz bu neoliberal demokrasinin figüranları; yevmiye diye bahşedilen de bildiğiniz yurttaşlık hakları. Bir temsil şovu, bir katılım illüzyonu, milyar dolarlık bir proje.

*

Çeyrek milyar dolarlık proje de olsa iş figürana gelince her şey maliyet hesabına dönebiliyor. Christopher Nolan'ın küresel çapta halen hararetle tartışılmakta olan The Odyssey filmi, gösterildiği çağda sermayenin kültürle ilişkisini, dayatılan çalışma koşullarını, tüm bunların güncel siyasetle bağını göstermekle iyi bir uyarlama sayılmalı. Yerel halk arasından seçilen binlerce figüranın uzun saatler boyunca zorlayıcı hava koşullarında çalıştırıldığına dair haberler dolanıyor. Çekimlerin büyük kısmının yapıldığı Fas'ın Dahla bölgesiyse, Batı Sahra halkının kendi topraklarında nasıl figüranlaştırıldığına dair bir mesel gibi.

“Odysseia'nın bazı bölümlerinin çekildiği topraklarda yaşayan biz Sahra halkı, elli yıldan fazla bir süredir kendi vahşi Odysseia'mızı yaşıyoruz.” Ömrü mülteci kamplarında geçen Sahralı sanatçı Mohamed Sleiman Labat, The Guardian'a yazdığı yazıda filmle Fas'ın bu işgalinin nasıl bir kez daha meşrulaştırıldığından bahsediyor. Yine mülteci kamplarında büyümüş Sahralı genç sinemacı Abidin Mohamed Hamudi de Democracy Now! yayınına katıldığında o topraklarda kamerasını açmanın dahi olanaksızlığını anlatıyor. O kendi topraklarında kendi filmini çekemez.

*

Democracy Now! YouTube kanalında bu videonun altındaki yüzlerce yorumun bir kısmında elbette bu siyasi krizin taraflarına bölünmüş kişiler, işgal ve self determinasyon hakkı üzerine fikirlerini beyan ediyor. Fakat yorumların büyük kısmında dünyanın farklı köşelerinden insanların bu işgalden haberi bile olmadığını, şaşırarak, üzülerek ifade etmesi manidar. Küresel yurttaşın kadrajına ancak bir işgalin meşrulaştırıldığı anaakım bir kültür ürünü sayesinde girebilecek, diğer yandan yarım asırdır oranın gerçek halkını diyar diyar gezdiren minik bir “detay” bu.

*

Bahsi geçen yorumlar arasında, haklı bir şekilde laf Fas'tan önce o topraklardaki İspanyol işgaline de geliyor tabii ki. İlginç, yine geçen hafta Fas ve İspanya'yı karşı karşıya getiren mülteci krizinde de bu “detayın” önemi var. Hakikatin önümüzdeki kadrajda bize gösterilenden farklı olabileceğine, bu göç dalgasının aslında bölgedeki siyasi güçler arasında bir şantaj olarak kurgulandığına dair yorumlar yapılıyor. Kendisi de İspanya'da göçmen olan Bawer Çakır'ın bu kadrajın dışına dair yazısı temkinin gerekliliğini kanıtlıyor. Buraya iki detay alalım:

İlki, Fas'ın işgal ettiği Batı Sahra’da Tiznit'le Dahla’yı bağlayan 1055 km’lik otoyola Donald Trump’ın adının vermesi. “Trump Otoyolu”, bir kez kurulunca hafızaya mıhlanan bir tamlama.

İkincisi de 2021'den, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez'in Batı Sahra'nın bağımsızlığı için mücadele eden Polisario Cephesi’nin Genel Sekreteri Brahim Ghali’yi tıbbi tedavi amacıyla kabul etmesi ve birkaç gün sonra iki bini çocuk, sekiz bin Faslının çitlere tırmanıvermesi. İspanya'nın Batı Sahra politikasındaki gelgite rağmen, Fas Kralı'nın Trump'la ilişkisi ve İsrail'in rolü hesaba katılmaksızın yorumlanamayacak bir sahne olmalı bu. Her durumda figüranlaştırılmış insanlar hakikatte can veriyor.

*

Bu yazıyı yazarken çağırışımlar zincirimden kopmuş bir detay, 2013'te Gezi'nin ilk günlerinde Afrika gezisine çıkan Tayyip Erdoğan'ın Fas'a gidişi, Fas Kralı'nın tatilde olmasıyla bir diplomatik krizin yaşanması ama o sırada yurttaki krizlerin, cihandakini bastırması zihnimde canlandı.

*

Bir yazıda toplanacaklarını bilmiyordum. Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın yerine kayyumluk vazifesini gören kişinin Şişli sokaklarını lavanta esanslı solüsyonlarla yıkatması da yine kendini aşan temsiliyette bir sahne değil mi?

Kayyumla ‘Naftalin Kokulu Şişli’ haberini gördüğümde Gezi'den birkaç hafta önce Bitlis'te TOMA'lardan sokaklara gülsuyu sıkılması gelmişti. Bugün kayyuma yakışanın esans ne olursa olsun TOMA olduğunu düşündüm, Şişli sokaklarında ve seçmen iradesi gasp edilmiş tüm kentlerin ve semtlerin sokaklarında TOMA'lar lavanta fışkırtmalıydı. Bu kadraja yakışan budur.

 Not

Democracy Now'daki söyleşi: https://bit.ly/4fR9tFO

The Guardian: https://bit.ly/3TyQwjV

Bawer Çakır'ın yazısı: https://bit.ly/4fVnbY6

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Pınar Öğünç

Temsil şov, figüranlar ve lavantalar
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et