30 Temmuz 2026 00:10

İşçilerin tepesindeki giyotin

Türkiye’de sendikal barajların, işçilerin anayasal örgütlenme hakkı ile devletten ve sermayeden bağımsız sınıf sendikalarının örgütlenmesinin önünde uzun süredir ciddi bir engel olduğu biliniyor. Ne var ki yüzde 1 iş kolu barajı ve mevcut yetki sistemini sadece yasal mevzuatın teknik bir sonucu olarak görmek büyük bir hata olur.

Karşımızdaki yapı; sermaye birikim modelini korurken emeğin hak arama iradesini anında kesip atan ve işçinin tepesinde her an inmeye hazır bekleyen sınıfsal bir giyotin işlevi görüyor. Böylece, yıllardır enflasyonun bütün yükünün emekçilerin sırtına yıkıldığı bir dönemde özgür toplu pazarlık hakkı baskı altına alınıyor ve emeğin milli gelirden aldığı payın düzenli olarak geriletilmesi sağlanıyor.

Çalışma Bakanlığının açıkladığı verilere göre Türkiye’de kayıtlı işçi sayısı son altı ayda 930 binin üzerinde artarken, sendikalı işçi sayısındaki artışın yalnızca 19 binde kalması ve toplam sendikalaşma oranının yüzde 13.80’e gerilemesi, ekonomik büyümenin tamamen güvencesiz ve sendikasız bir rejim üzerine kurulmak istendiğini gösteriyor. Ancak açıklanan istatistiklerin arkasındaki asıl tahribat, masa başında yapılan hesap oyunlarında gizli.

Yıllardır maden işçilerinin fiili ve meşru mücadelesiyle adından söz ettiren Bağımsız Maden-İş Sendikasının gerçek üye sayısı daha fazla olmasına rağmen 65 üye eksik gösterilerek barajın altına itilmesi, benzer şekilde DİSK Tekstil (yüzde 0.97) ve DİSK Basın-İş (yüzde 0.85) gibi sendikaların ince hesaplarla baraj altı bırakılması, işçilerin sendika tercihlerine devlet ve patronlar eliyle doğrudan müdahale anlamına geliyor.

Masa başındaki söz konusu istatistiksel engeller, sahada farklı baskı ve zorbalık örnekleriyle tamamlanıyor. Türkiye’de anayasal hakkını kullanarak sendikalaşan işçilerin tehdit edilmesi, e-Devlet şifrelerinin gasbedilerek zorla istifa ettirilmesi, hatta Trabzon Hekimoğlu Döküm örneğinde görüldüğü gibi, örgütlenen işçilerin kaçırılarak alıkonulması münferit olaylar değil, sık sık tekrarlanan sistematik uygulamalar. Yüzde 1 barajı bürokratik düzeyde nasıl bir giyotin işlevi görüyorsa, işçinin iradesini zorbalıkla gasbetmeye dönük bu tür zorbaca yöntemler de aynı giyotinin sahadaki en açık yansıması olarak karşımıza çıkıyor.

Türkiye’de yıllardır yaşanan ve işçinin tepesindeki kesin bıçağı söküp atmayı hedefleyen “Barajsız sendika, yasaksız grev” mücadelesi, dönemsel bir talep olmanın ötesinde sınıf hareketinin varlık-yokluk meselesi olarak görülmek zorunda. Toplu pazarlık yetkisinin masa başı istatistikler ve şaibeli bakanlık verileriyle değil, iş yerinde kurulacak sandıklarla, işçilerin özgür iradesi ve referandumuyla belirlenmesi, bu ablukayı dağıtacak tek yol olarak görünüyor. İşçinin hangi sendikal yapıda temsil edileceğine karar verme hakkı sermayeden ve bürokrasiden alınıp yeniden işçi sınıfına verilmedikçe, sendikal hakların kağıt üzerinde kalması kaçınılmaz.

Ülkede yasal grev hakkının bile sık sık “milli güvenlik” veya “genel sağlık” gibi uydurma gerekçelerle rutin olarak fiilen yasaklandığı koşullarda kuşkusuz tek başına sendikal barajları ve fiili engelleri tartışmak eksik kalır. Üretimden gelen gücü harekete geçirme hakkı fiilen elinden alınan bir sendikal hareket, masa başında hükümetin ve sermayenin dayatmalarına teslim olmaya mahkumdur.

Kemer sıkma programlarının tavizsiz şekilde uygulandığı ve reel ücretlerin istikrarlı şekilde eritildiği günümüz koşullarında; barajsız bir sendikal düzen ve engelsiz bir grev hakkı, işçi sınıfının elindeki en önemli savunma hattı olma özelliğini koruyor. İşçilerin tepesindeki giyotin paramparça edilmeden ve grev yasakları son bulmadan Türkiye’de ne gerçek bir demokrasiden ne de insanca bir yaşamdan söz etmek mümkün görünüyor.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Erkan Aydoğanoğlu

İşçilerin tepesindeki giyotin
0:00 0:00
1.00x
0:00 / 0:00
1.00x

Evrensel'i Takip Et