23 Temmuz 2026 00:10

Bölgesel ücret mümkün mü?

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Kapitalist rekabette öne geçmenin temel yollarından biri, işçilik maliyetlerini sürekli olarak aşağı çekmektir. Patronlar bu amaca ulaşmak için aynı işi daha az personelle yürütme, mesai sürelerini uzatma ve yüksek kapasiteli teknolojilere yatırım yapma yöntemlerine başvururlar. Ancak maliyetleri kısmanın en kestirme yollarından biri de işçiye ödenen ücretleri olabildiğince asgari seviyede tutmaktır.

Nitekim hafta başında hükümet çizgisindeki gazetelerde yeniden gündeme taşınan “bölgesel asgari ücret” tartışmaları da tam olarak bu sermaye mantığıyla paralellik gösteriyor. Yapılan haberlerde; büyükşehirler ile Anadolu arasındaki yaşam maliyeti farkı gerekçe gösterilerek mevcut tek tip asgari ücret sisteminin her iki tarafı da mağdur ettiği iddia ediliyor. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerdeki fırlayan kira ve ulaşım giderleri karşısında işçinin geçinemediği itiraf edilmiş olsa da, getirilen çözüm önerisi büyükşehirlerdeki ücretleri yükseltmek değil; her bölgenin gelişmişlik düzeyine göre esnetilmiş, yani Anadolu’da ücretleri daha da düşürecek farklı taban fiyatlar belirlemek oluyor.

Türkiye’de asgari ücret, gelişmiş kapitalist ekonomilerdeki gibi iş gücüne katılanların küçük bir kesimini kapsayan istatistiki bir “başlangıç ücreti” olmaktan çoktan çıkmıştır. Aksine, çalışan nüfusun çoğunluğunu kuşatan, emekçilerin yarısından fazlasını sömürü çarkı içinde tutan temel ve ortalama yaşam ücreti haline gelmiştir.

Böylesi bağımlı ve geniş ölçekli bir sömürü yapısında asgari ücreti “bölgeselleştirmek”, iddia edildiği gibi yüksek maliyetli metropollerdeki emekçilerin payını artırmaz. Bu hamle, “yaşam maliyeti düşük” ilan edilen Anadolu illerinde taban ücreti doğrudan sermaye lehine bastırma mekanizmasından ibaret. Dolayısıyla bölgesel asgari ücret; sermayenin kâr oranlarını güvenceye almak adına en alttaki ücret seviyesini daha da aşağıya çeken, emeği kurumsal olarak esnekleştirip değersizleştiren bir öneri olarak karşımıza çıkıyor.

Bölgesel asgari ücret fikri, iller arasındaki yaşam maliyetlerinin birbirinden çok farklı olduğu varsayımına dayanıyor. Oysa madalyonun diğer yüzü hiç de öyle değil. Konut ve kira giderlerini bir yana bıraktığımızda gıda, elektrik, doğal gaz, benzin, ulaştırma, iletişim, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçların fiyatı ülkenin her yerinde neredeyse aynı. Bir Anadolu şehrinde yaşayan emekçi de, İstanbul’daki emekçi de ekmeği veya benzini aynı ulusal piyasa fiyatlarından satın alır. Faturalarını aynı tarife üzerinden öder. Sadece kira farkına bakarak ücreti bölgesel hale getirmeyi önermek işçileri enflasyon karşısında savunmasız bırakmaktan başka bir anlam taşımaz.

Ulusal ölçekte belirlenen tek bir asgari ücret, milyonlarca emekçi açısından kolektif bir pazarlık ve ortak bir hak arama zeminidir. Ücretlerin bölgelere göre belirlenmesi ise emek gücünü coğrafi sınırlarla parçalamak anlamına gelir. Mekansal olarak ayrıştırılan işçi sınıfı, bölgesel rekabetin içine çekilerek “Daha düşük ücrete razı olma” baskısıyla yüz yüze bırakılır. Bu tür önerilerin sermayenin “böl, yönet ve ucuzlat” stratejisine hizmet ederek en büyük toplu sözleşme olarak kabul edilen asgari ücreti belirleme sürecini zayıflatmayı hedeflediği açık.

Türkiye’de asgari ücret tartışmalarının asıl odak noktası ücretlerin coğrafi olarak nasıl bölgesel hale getirileceği ya da esnetileceği değildir. Asıl mesele; Türkiye’nin uluslararası pazarda ucuz emeği en temel rekabet unsuru olarak gören mevcut büyüme modelini terk etmesidir.

Sorunun temeli sermaye birikimini ve kârlılığı merkeze alan, emeğin milli gelirden aldığı payı sistemli olarak bastıran bölüşüm ilişkilerinde yatıyor. Çözümü ise emekçileri “yaşam maliyeti” adı altında daha düşük ücretlere razı etmekten değil; insanca yaşam standartlarını güvence altına alan, eşitlikçi ve hakça bir bölüşümü esas alan temel bir ekonomik model değişikliğinden geçiyor.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Erkan Aydoğanoğlu - Son Yazıları

Tüm Yazıları

Evrensel'i Takip Et