Seçim ittifakı kanunundaki önemli ayrıntılar


23 Şubat 2018 04:15

AKP-MHP ortaklığında hazırlanan 26 maddelik ‘ittifak kanun teklifi’ 21 Şubat’ta Meclis başkanlığına sunuldu. Kanunun partilerin ittifakının önünü açmak amacıyla hazırlandığı söylense de önemli ölçüde Seçim Kanunu’nda da değişiklikler sunmaktadır.

Bu değişiklikler önemli ölçüde seçim güvenliğini tehlikeye atarken, yapılan değişikliklerin tamamı da ittifak partileri lehine olacak düzenlemelerdir.

26 madde içerisinde dikkat çeken değişiklikler ve yansımasını sıralarsak;

1- İttifak partileri seçmen pusulasında belirgin bir şekilde ve dikkat çekici çizgilerle yer alacak, bu yönüyle seçmen algısına hitap edecek.

2- Valilere sandık birleştirme ve taşıma etkisinin verilmesi; bu değişiklik özellikle Kürt illerinde seçim güvenliğini önemli ölçüde etkileyecektir. Valilerin bağımsız olmayıp adeta AKP’nin il başkanı gibi çalıştıkları gerçeğini göz önünde bulundurursak durumun vahametini daha iyi anlarız.
3- Oy pusulalarında geçersiz kabul edilmesi gereken yani her iki ittifak partisinin üzerine de iki ayrı mühür basılması durumunda dünyanın her yerinde geçersiz sayılan bu pusulalar geçerli sayılıp ittifak partileri hesabına yazılacak. 

4- Önceden pusulalar sandık seçmen sayısı dikkate alınarak paketlenir ve ona göre ilgili seçim bölgesine gönderilirdi, yeni düzenlemeyle sandık seçmen sayısı da dikkate alınmadan pusulalar gönderilecek ve mühürlü olup olmadıklarına da bakılmayacak. Ayrıca üzerinde leke, çizik, işaret bulunan zarfların geçerli sayılması öngörülüyor. Tıpkı 16 Nisan referandumunda yapılan hile gibi.

5- Sandık kurulu başkanları parti önerilerinden değil memurlardan oluşacak. Bu da sandık güvenliği açısından başka bir tehlikedir. Günümüzde memurların devletin değil de AKP’nin memurları olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız.

6- Mevcut seçim kanununda kolluk kuvvetleri (asker-polis) sandık çevresine ancak sandık kurulu başkanının daveti üzerine girebiliyordu, şimdi ise her hangi bir vatandaşın şikayetim var demesi yeterlidir. Yani ortada böyle bir vatandaşın varlığı olmasına bile gerek yoktur. Özellikle bu uygulama Kürt illerindeki sandıkların asker-polis gözetiminde olması ve seçimlerin asker-polis tarafından yaptırılması anlamına gelmektedir. Bunun en bariz uygulamasını 16 Nisan referandumunda bölgede yaşadık. Sandıkları basan ve elinde silahla oy kullandıran özel kuvvetlerin Kürt seçmenlere nasıl davrandıklarına dair video kayıtlarını da gördük. 

Bu maddeler dışında ittifak partilerinin aldığı oyların dağılımında yani milletvekili seçiminin dağılımında da farklı bir yöntem uygulanacaktır. Bu yöntem ittifak partilerinin lehine olacak şekilde düzenlenmiştir. 

Bir ilde MHP ile AKP’nin oyları toplamı ilk dağılma esas olacak sonra diğer partilerin oylarına bakılacak. Bu durumda özellikle CHP, bir çok ilde milletvekili çıkartamayacak. 

Örneğin Sivas; Sivas’ta 1 Kasım seçimlerinde oy dağılımı şu şekilde olmuş; AKP; 256 bin 827  CHP; 55 bin 227  MHP; 44 bin 260  bu sonuçlara göre de 5 milletvekilinin birisini CHP almış, diğerlerini ise AKP almış. 

Yeni sisteme göre ise şöyle olacak; AKP + MHP: 301 bin 87  CHP: 55 bin 227 oy. Bu duruma göre oluşan oy toplamları D’Hondt tablosuna yerleştirilecek ve 5 milletvekilinin de tamamını ittifak almış olacak ancak MHP’nin yeteri kadar oyu alamaması durumunda 1 milletvekili CHP’ye değil yine ittifakın birinci partisi olan AKP’ye yazılmış olacak.

Bu şekilde yapılacak seçim kanunu gerçekleştiği takdirde CHP’nin 1 Kasım seçim sonuçları dikkate alınarak bakıldığında; Sivas, Amasya, Çorum, Niğde, Afyon, Ardahan, Artvin, Bartın, Bolu, Burdur, Bilecik, Tokat, Giresun, Isparta, Kayseri, Konya, Malatya, Ordu, Sakarya, Sinop, Trabzon, Uşak, Yalova gibi bir milletvekili çıkarttığı illerin büyük çoğunluğunda imkansız hale gelmektedir. 

Bu ittifak seçim kanunu hem MHP’yi barajdan kurtarma kanunu olduğu gibi AKP’yi de parlamentoda çoğunluğa oturtma kanunudur. Bu kanun demokratik bir seçim sistemimiz olsun diye değil her kanunda olduğu gibi yine çıkar için hazırlanmış bir kanundur. 

www.evrensel.net