CHP'nin solu


19 Ocak 2018 02:40

CHP’nin İstanbul İl Başkanlığına Canan Kaftancıoğlu’nun seçilmesi arkasından Kaftancıoğlu’ya yönelik bir linç kampanyası başlatıldı. Mesele CHP’nin il başkanının kim olduğu değil bu il başkanının CHP’nin neresinde durduğudur.

Türkiye’nin derin güçleri her daim iktidarı dizayn etmekle yetinmemiş aynı zamanda muhalefeti de dizayn etme gayreti içerisinde olmuşlardır. Hatta cepheden karşısına aldıkları Kürt siyasi parti ve siyasi aktörleri için de zaman zaman bu tür atraksiyıonlar yaptıkları bilinmektedir. 

Önemli bir Kürt siyasetçi Türkiye derin devlet yapılanmasının PKK’yi İslami bir yapıya büründürmek için hayli gayret sarf ettiğini söylemişti. KCK operasyonlarının Kürt özgürlük hareketi içerisindeki tamamının olmasa da önemli ölçüde Alevi ve sosyalistlere yönelik yapıldığı da vaktiyle fısıltı gazetelerinin konuştuğu iddialardı.

PKK ve Kürt siyasi partilerinin iç işlerine dahi müdahale edip kendilerince dizayn etmek isteyen derin yapıların ve o yapıların günümüzdeki temsilcisi olan AKP’nin de bu tür siyasi oyunları oynamadığını söylemek saflık olacaktır. 

HDP’ye bu yönüyle müdahale edemeyen AKP, bir bütün olarak imha politikasına girişmiş, HDP Eş Genel başkanları ve milletvekilleri başta olmak üzere çok sayıda il ve ilçe yöneticileri zindanlara atılmıştır. HDP’li siyasetçilere görsel ve yazılı medya yasağı uygulanmakta, bu yasağa uymayan medya kanalları ise KHK’ler ile kapatılmaktadır. 

Bir bütün olarak etkin muhalefeti susturan AKP’nin yeni hedefinde ise özgürlüklerden yana tavır koyan CHP’li siyasetçiler durmaktadır. Yenikapı’ya koşan, Tayyip Erdoğan’ın hakaret ettiği Esad’a ondan daha ağır laflar etmek için yarışan, Anayasa’ya aykırı ama yine dokunulmazlıklara ‘evet’ diyen Kılıçdaroğlu ve yakın çalışma ekibi gibi muhalefet, AKP açısından baş göz üstünedir. Bir de şu yolsuzluklarla uğraşmasalar tatlarına doyum olmayacaktır.  

Tam da bu esnada Ermeni Soykırımı’nı dillendiren, Gezi’ye korkusuzca sahip çıkan, seçilmişlerin iradesine sahip çıkan, militarist söylemleri reddeden, Türkiye’de siyaset yapıyorum diyerek domuz eti muhabbetinden korkmayan, dahası Selahattin Demirtaş’a selam gönderen bir CHP’li il başkanı hele de İstanbul il başkanı AKP’yi ürkütmüştür. Sadece AKP’yi değil CHP’yi soldan kopartmak isteyen Kemalistleri de hoplatıp zıplatmıştır. 

Bu köşede uzun zamandır CHP ve sol konusunda yazıp çiziyoruz. CHP’yi sağ siyasetlerin kurtaramayacağını, bu sağ siyasetler yüzünden CHP’ye gönül veren tabanının da sağcılaştırıldığını söylüyoruz. İstatistiki olarak da bunun örneklerini veriyoruz. Ancak CHP’nin üst yönetimi hâlâ Selahattin Demirtaş’ın adını anmaktan imtina edip, HDP’nin kapısının önünden geçmekten kaçınırken, Temel Karamollaoğlu’yu baş tacı etmekten geri durmuyor. 

Canan Kaftancıoğlu’ya karşı Saray, AKP, MHP ve Perinçekgiller’in yürüttüğü linç girişimine kimi CHP’lilerin de katıldığını hatta genel başkanlık adaylıklarını Canan Kaftancıoğlu üzerinden açıkladıklarını görüyoruz. AKP ve Saray, Canan Kaftancıoğlu’ya saldırarak CHP’nin içine yönelik hamle yapmakta, CHP’nin sola yönelen gözüne kulağını sağır ve kör etmeye çalışmaktadır. 

Canan Kaftancıoğlu’nun yolu açık, mücadelesi daim olsun. CHP’yi belki de bir kadın sola çekecektir. CHP’yi belki de bir kadın sığlaşmış statükocu siyasetten kurtaracaktır. Türkiye ne çekmişse bu sağ siyasetlerden dahası solcu gibi gözüken statükocu, yasakçı, halklara ve inançlara düşman sol görünümlü çakmalardan çekmiştir. 

Umarız CHP, Canan Kaftancıoğlu ile birlikte yönünü sola döner ve sağ siyasete ve siyasetçilere kur yapmaktan vazgeçerler. 

Aşk ile

www.evrensel.net