13 Nisan 2018 07:30

Demokrasi ortaklığı

Paylaş

Geçtiğimiz günlerde demokrasi için birlik hareketi otuz dört kurum, parti, platformun katılımıyla bir yuvarlak masa toplantısı düzenledi. Düzenlenen toplantı benim bugüne kadar gördüğüm en güçlü bileşen grubuna sahip toplantıydı. İçerisinde CHP ve HDP’nin de yer aldığı siyasi partiler, sivil yurttaş inisiyatifleri, bölge platformları, sendikalar, içerisinde İslami çevrelerinde yer aldığı çeşitli inanç grupları, demokratik kitle örgütleri vardı.

Bu kadar farklı bileşeni bir araya getiren çağrı metninde; “Türkiye’nin  demokratik geleceği için, tek adamlı, baskıcı, otokratik rejim kurgusunu boşa çıkaracak en geniş muhalefetin, temel demokrasi ilkeleri çerçevesinde ortaklaşacağı bir platformdan hiç uzak değiliz.Ve önümüzdeki ilk adım için bu gerekli. Türkiye’de yaşayan herkese ama herkese; mutlu, huzurlu, eşit, özgür bir gelecek sunabilecek  demokrasi ilkeleri üzerinde anlaşıp, önümüzdeki seçim sürecinde, yeni seçim  yasasıyla tezgahlanan oyunu bozmak için adım adım birlikte yapabileceklerimizi  değerlendirelim. Karşılıklı görüşlerle zenginleşecek bir Yuvarlak Masa Toplantısı  gerçekleştirelim ve sonrasında daha geniş bir katılım amaçlayarak düzenleyeceğimiz başkaca çalışma biçimleriyle ortak yol haritamızla çıkalım. OHAL koşulları, Afrin harekatıyla ülkede estirilen savaş atmosferi ve bunlar üzerine gelen  12 Mart seçim yasası, bir tek parti iktidarı inşası karşısında olan demokrasi güçlerinin hızlı  hareketini gerektiriyor” denilmişti.  

Bu metinle çağrıyı yapan demokrasi için birlik hareketiydi, açılış konuşmasını birlik hareketi adına Rıza Türmen yaptı. Ülkedeki durumu kısaca özetleyip neden ortak mücadele verilmesi gerektiğini ifade etti.

Arkasından söz alan temsilciler bulundukları yerden tespitlerini sıralayıp bu ortaklığın önemine binaen konuşmalar yapıp, önerilerini sundular. Toplantı sonrasında en geniş cepheyle böyle bir ortaklığın kurulabilmesi için bir ortak metin etrafında toplanılması ve yola çıkılması kararı alındı.

Yazılan metinlerin noktası, virgülü yüzünden ayrışmalar yaşayan Türkiye solunun hazırlanan ortak metinde buluşup ortaklaşıp ortaklaşmayacağı benim de hayli merak ettiğim bir husustur.

Tabii bu birliktelikte esas tartışma konusu olan ve bir çok konuşmacının dile getirdiği iki parti yani CHP ve HDP’nin durumu idi. HDP bu konuda daha cesur davranırken CHP’nin ürkekliği, mümkünse bu tür birliktelikler için söz söylemeden konuşma yapma tavrı vardı.  Topu yuvarlayıp durma becerisi CHP temsilcilerinin ve CHP’ye yakın kesimlerin ustaca kullandıkları yöntemlerdi.

Böyle bir ortaklık içerisinde CHP ve HDP’nin olabilmesi konusunda kimi kaygılar HDP adına katılan şahsım tarafından da dile getirilirken kimi konuşmacılar da bu kaygılara değinmeden edemediler. Bu kaygıların başında CHP’nin Afrin özelinde Kürt halkına yönelik yürütülen baskı politikalarına karşı gelmemesi hatta bunları savunması, dokunulmazlıkların kaldırılması ve yurt dışı operasyonlara verdikleri destekler en baş konulardı.

Söylediğimiz ve sorduğumuz şuydu; “ İçerisinde HDP’nin de yer aldığı bir demokrasi ortaklığı, Afrin’e tepeden bomba yağdırmayı tavsiye eden, 50 Afrin’i 1 askere değişmem diyen, savaş politikalarını kutsayan, AKP ve MHP ile milliyetçilik yarışına giren, HDP milletvekillerinin tutuklanmasına sebep olan dokunulmazlıkları anayasaya aykırı diyerek kaldırılmasına “evet” diyen  bir siyasi parti ile nasıl olacak? Hadi biz HDP yönetimi olarak her şeye rağmen “tamam” diyelim de halkımız buna nasıl “tamam” diyecek “  Bu söylem ve pratiklerle bir ortaklığın mümkün olmayacağını, tepede yapılan bir birlikteliğin ise tabana daha da olumsuz yansıyacağını dilimizin döndüğünce anlatmaya çalıştık.

Arzumuz, ortak vatanımızda demokratik bir Türkiye’nin oluşturulmasıdır. Bunun birinci aşaması olarak ta “tek adam ortaklığı”na karşı “demokrasi ortaklığı”nın kurulmasıdır. Umarız ki fire vermeden bu ortaklığı en geniş cepheyle oluşturabiliriz.

DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa