Muhalefet partilerinin genel kurulları


02 Şubat 2018 04:15

4 Şubat’ta CHP, 11 Şubat’ta HDP’nin Olağan Genel Kurulları var. CHP’de Başkanlık HDP’de ise Eş Başkanlıklar belirlenecek. Başkanlıkların yanı sıra her iki partide de Parti Meclisi ve PM içerisinden de Merkez Yürütme Kurulu üyeleri belirlenecek.

CHP’de esas yarışın Genel Başkanlık için değil Parti Meclisi üyeleri oradan da MYK için olacağı gözükmektedir. PM seçiminin ise çarşaf liste mi yoksa blok liste şeklinde mi olacağı sonucu belirlemede önemli bir yöntemdir.

HDP’de işler çok daha farklı işliyor. HDP, çok bileşenli bir parti, bu sebeple de PM, MYK ve Eş başkanlıkların belirlenmesinde bileşenler hukuku dediğimiz bir hukuk uygulanıyor. Öncelikle PM, MYK ve Eş Genel Başkanlıklarının yarı yarıya kadın olması şartı var. Yani HDP’de kadınlara yönelik bir kota değil eşit temsil kuralı var. 

Bunun dışında bileşen partilerin kotaları var. Bileşen partiler; Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Birleşik Devrimci Parti, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP) kendi örgütlü yapıları oranında PM ve MYK’ya üye vermektedirler. 

Bileşen partiler haricinde toplumsal yapılar; Aleviler, Ezidiler, Ermeniler, Çerkesler, Romanlar, Pomaklar ve farklı cinsiyet kimliklerinin temsiliyetinin sağlanması kuralı vardır. Bütün bu temsiliyetler sağlanırken kadın eşit sayısına, gençlik kotasına dikkat edilmektedir. Tabii ki bunların yanı sıra hiçbir aidata sahip olmayan bireylerin de PM’de kotaları ve yerleri vardır. 

Dolayısıyla HDP’de seçim farklı yürümektedir. Her bileşen ve toplumsal kesim kendi adaylarını belirleyip kurulan Kongre komisyonuna göndermekte, Kongre komisyonu bu kişilerin parti ilkeleri ve bileşen hukuku çerçevesinde inceleyip Genel Kurula sunulacak PM listesini oluşturmaktadır. 

Eş başkanlıklar için de belirlenmiş kurallar vardır. Bu kurallardan en önemlisi; iki Eş başkandan birisinin mutlaka kadın olması, yine birisinin mutlaka en büyük bileşen olan Kürt kimliğine sahip olması, diğerinin de mutlaka diğer bileşenlerden veya bireylerden olmasıdır. 
Bu ilkeler çerçevesinde kongre komisyonunca belirlenen isimler ve listeler Genel Kurula öneri olarak sunulmakta ve bu durumu bilen kongre delegelerince de değerlendirilip seçilmektedirler.

Bu yöntemdeki amaç parti yönetiminde Türkiye’nin tüm renklerini yansıtma çabasıdır. Bundan önce yapılan iki kongrede de bu temsiliyet büyük oranda sağlanmış ve parti yönetimi bu şekilde oluşmuştur.

HDP kongreye giderken çok yoğun engellemelere maruz kalmakta hemen her gün bir il, ilçe Eş başkanı tutuklanmakta, kongrenin zayıf geçmesi için tüm engellemeler sahnelenmektedir. HDP’nin bu Genel Kurulu özellikle Afrin’de yaşananlar neticesinde farklı bir boyuta girmiş ve HDP, “Savaşa Hayır” diyenlerin sesi, soluğu ve özellikle de CHP’nin iktidarın yanında yer almasıyla parlamentodaki tek muhalefet partisi olduğunu göstermiştir. 

Parlamentodaki tek muhalefet partisi olan HDP’nin kongresi Türkiye’nin geleceğinin şekillenmesinde önemli bir rol oynayacaktır. HDP bu kongreye tüm engellemelere rağmen büyük bir hazırlık ve motivasyonla çalışmaktadır. 

Bugün Eş Genel Başkanları başta olmak üzere, milletvekilleri ve bileşenlerinin seçilmiş Belediye Başkanlarının tutuklu olduğu HDP’nin yerinde başka bir parti olsaydı bugün kapısının önünden geçecek kimseyi bulamazdı. 

Ancak HDP ve HDP bileşeni partiler üzerlerindeki bunca baskı ve zulme rağmen her gün “prometheus” gibi hayata yeniden başlamakta ve asla umudunu yitirmeden mücadelesini sürdürmektedir.

Bugün HDP, savaş seviciliğine soyunan sözde muhalefet partilerinin tabanları tarafından da dikkatlice izlenmekte ve bir umut olarak görülmektedir.

Sözcülerinin beyanatlarına göre HDP, 11 Şubat Genel Kurulunda bu umudu yaşama çevireceğini göstermeye hazırlanmaktadır. 

Hep birlikte önce CHP, sonra da HDP Genel Kurulunu izleyip değerlendirmelerimizi yapacağız.

www.evrensel.net