31 Ekim 2026 10:56

Halklarda kısmi felç, ‘temizliğin’ gücü

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Son dönemde Fransa’da, İtalya’da, Hindistan’da, Arnavutluk’ta meydanları dolduran yüz binler derken sağa set çeken Brezilya ve Sırbistan seçimleriyle dünyanın başka yerlerinde de bir rüzgar esti. Neoliberal politikalar ve otoriter rejimler tarafından kısmen felç edilmiş dünyanın halkları, bedenlerinde unuttukları sinir uçlarını hatırlıyor. Belki yerden kalkma arzusu ve umuduyla o sokaklara bakıyorlar. Özeniyorlar, hatta düpedüz kıskanıyorlar. Neden burada da -mesela Türkiye’de- bu yaşanmıyor sorusu, maliyeti kendinden uzaktakilere keserek daha da küskünleşilen o ana kadar havada asılı kalabiliyor. Sonrası yine felç.

*

Nasıl oldu? Nasıl bir söylem kuruldu, sosyal medya ya da yapay zeka nasıl kullanıldı? Zihin açabilecek analizler bunlar. Son yaygın itiraz dalgasının ardındaki özne büyük oranda gençler olduğu için özellikle Sırbistan seçimlerinde listelerini mecliste çoğunluk yapmayı başaran üniversite öğrencileri yakından bakılmayı hak ediyor. Öğrenci Listesi’ni var eden lidersiz, yatay örgütlenme, söylemde yolsuzluk, liyakatsizlik vurgusu, günlük hayatı şekillendiren politikalara dair itiraz, hepsi kritik odaklar.

Bu hareketin içinde yer alan, hatta milletvekili adaylarından biri olan Sırp akademisyen Aleksandar Matković’in The Guardian için yazdıklarında yer alan bir vurguyu öne çıkarmak istedim. Çevresel tarih, politik ekonomi ve Yugoslavya tarihi konularına yoğunlaşan Matković şu anda akademik araştırmalarını Barcelona’da yürütüyor. Bu kararında aldığı ölüm tehditleri de etkili olmalı. Yabancı sermayeye kapı açmakla kalmayıp ülke ekonomisini bağımlı hale getirecek politikalar izleyen Vučić hükümetinin lityum çıkarmaya hevesli uluslararası madencilik şirketi Rio Tinto’yla ilişkisi, halktan yükselen tepkinin kaynaklarından biriydi. Matković, bu konuda yayınladığı eleştirel bir bilimsel makalenin ardından -başka meslektaşları gibi- ölüm tehditleri almaya başlamıştı.

Matković’in vurgusu sarf edilen emek olarak özetlenebilir. 2024’te Novi Sad tren istasyonunda beton gölgeliğin on beş kişinin hayatını alarak çökmesi bir kıvılcımdı ama o dönem oluşan hareketin bugünkü başarısının ardında yoğun bir mesai var. Matković’e göre Batı medyasında bu harekete dair şimdiye dek yeterince görülmeyen şey, bilginin kolektif paylaşımına ve kolektif fikir inşasına dayanan bu istikrarlı çalışma.

Sırbistan’da iki yıldır lityum madenciliğinden yerel oligarkların ekonomik gücüne, sağlık ve eğitim gibi günlük hayatı şekillendirecek her konuya dair toplumun her katmanından fikri bir araya getiren tartışmalar yürütüldü. Hakikaten altı saat sürebilen bu tartışmalar, hem örgütlenmenin ruhunu ve yapısını biçimlendirdi, hem de meclise yol alan o programı şekillendirdi. “Önce bilgi geldi, örgütlenme onu takip etti” diyen Matković “yeni bir siyasi kültürün” altını çiziyor. Gramsci’nin tarif ettiği “eskinin içinden doğan yeni”, bu harekette eskiyle, yani okul işgalleriyle, barikatlarla başladı, bu uzun ve istikrarlı tartışmalarla evrildi. Hareketi idealize etmenin risklerini o da sıralıyor. Ne yaşanacaksa da, yatay örgütlenmenin ve merkezi olmayan karar alma süreçlerinin bugünün dünyasında yönetim için ne kadar bir temel oluşturabileceğine dair bir tür deney gibi görüyor.

*

Siyasal iktisatçı Dušan Pavlović öğrenci hareketinin başarısını yorumlarken huzursuzluğun tek başına yetmeyeceğinden, halkı bir alternatif olduklarına inandırma gerekliliğinden bahsediyor. Vučić yönetimiyle özdeşleşen rantçılık, yolsuzluk, kayırmacılık siyasetinin karşısında öğrencilerin toyluğu ve siyasete uzaklığı ilginç bir şekilde işlerine yarıyor, istikrar görüldüğünde “politik temizlik” kendi başına politik bir güç haline geliyor. Hiçbirinin siyaset mutfağının dalavereli, batak işleriyle bağı yok, koltuk peşinde değiller, listede tek öğrenci bile yok. Pavlović’e göre kuşakları, sınıfları böyle birleştiriyorlar, başka bir siyaset yapma biçimi ve “temizlik” vaat ederek kazanıyorlar.

*

Hayatı biraz daha geriye sarmak, Sırbistan’daki ilk kıvılcıma ve o istikrara da odaklanmak gerekli. İnsanları o gün sokağa çıkaran şeyin kendisi önemli. Son yıllarda iki kez tadilat gören, birtakım yabancı şirketlere kim bilir nasıl ihalelendirilmiş tren istasyonu 2024’te çöktüğünde, yüz binlerce insan ölen o 15 kişi için aylarca her gün 15 dakika hayatı durdurdu. Mesela İspanya’da 87 yaşındaki María del Carmen Abascal evinden edildiğinde, 2023’te Yunanistan’da Tempi tren kazasında 57 kişi hayatını kaybettiğinde ya da Romanya’da 2015’te bir gece kulübünde çıkan yangında 32 kişi öldüğünde sokağa çıkanlar bu “kazalarda” hükümetin rolünün göz ardı edilmesine, cezasızlığa itiraz edenlerdi. Bu ancak kendini hâlâ kamunun, toplumun bir parçası hissetmekle olabilir. Neoliberal politikalarla yaratılmak istenen bireyin akla önce gelen niteliği sadece kendi çıkarını düşünmek olabilir. Ama kendi esenliğini, varlığını, bu anlamda tarif edilebilecek “çıkarını” toplumun bütününden kopuk görmek de aynı düzenin meyvesi. Gezi’nin nostaljisi ancak buradan anlamlı ve işlevli olabilir.

Dünyanın sokaklarına bakarken önce özenilmesi gereken şey toplumun bir parçası olduğunu sinir uçlarında hissedebilmek belki de; her şeyden önce bedeni saran o kalın kabuktan sıyrılmayı istemek, ölümü günlerle üleştirilmiş bir yarı canlı olmayı reddetmek.

 Not

Aleksandar Matković’: https://www.theguardian.com/commentisfree/2026/oct/27/a-leaderless-revolution-has-swept-serbia-the-world-should-be-watching

Dušan Pavlović’: https://dusan1969.substack.com/p/how-students-defeated-vucic-without

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et