3 Ekim 2026 10:00

Gerçeğin hazmı, soygunlar için km hesabı

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Tam olarak ne oldu? Gazeteciler, iktisatçılar, uzmanlar, fon skandalının patladığı günden beri bu organize, haksız kazancın nasıl elde edildiğini, bahsi geçen miktarları kamuoyuna anlatmanın yollarını arıyor. Bu ülkenin çoğunluğunu oluşturan ücretli, emekli ya da işsiz milyonlarca faninin yaşananı kavrayabilmesi için izaha ihtiyaç var. Bu sadece para piyasalarının, borsanın işleyişindeki teferruatla, yolsuzluk düzeninin kuruluşundaki hinliklerle ilgili bir gereklilik değil, konuşulan rakamları havsalalar almıyor. Emeğini satarak geçinen ve her gün türlü şekillerde soyulan milyonlarca insan için bu birimler işlemiyor.

Milyarlarla milyonları karıştırmak genelde gülünçleştirilmiş bir kuşak meselesine indirgenir, kaldı ki gösterdiği tek şey enflasyonist politikalarla, devalüasyonlarla, çöküşlerle ve vurgunlarla yazılmış bir ülke ekonomisi tarihi olabilir.

*

Tam olarak ne kadar paradan söz ediyoruz? “Çok” nasıl cisimlendirilir? Yaşananın boyutları günler içinde kavrandığı ve ele almanın çeşitli biçimleri olduğu için farklı başlangıç verileri kullanılıyor. AKP'den “affı kabul edilen” Fatma Betül Sayan Kaya ve eşiyle ilişkilendirilen borsa kazancı olan 2.17 milyar TL’ye dair Halk TV yaratıcı bir banknot hesabı sunmuş. İddia edilen para, halen en büyük banknot olarak tutulan 200 TL’lerden 10 milyon 850 bin adet ediyor. Bu miktar banknotlar halinde üst üste dizilseydi 1085 metreyi buluyor, ki bu da şu an dünyanın en yüksek binası olarak kabul edilen 828 metrelik Burj Khalifa’dan daha yüksek.

Üst üste koymak yerine her biri 16 cm olan banknotlar uç uca eklenseydi ne olurdu? Bu da 1736 kilometrelik paradan bir yol demek. Daha da netlik isteyenler için bu miktar Edirne’den yola çıkıldığında Ağrı'ya ulaşmak anlamına geliyor. “Para ağlarıyla ördük anayurdu dört baştan”ı da çağrıştıran, verimli bir hesap.

Sosyal medya bu hesabı geliştirenlerle dolu: Peki Grok 2.17 milyar TL'nin hacmi nedir? “Her banknot 160×72 mm, kalınlık yaklaşık 0,1 mm...” Birileri ne kadar para çalmış, anlamamız lazım.

*

Soygunun büyüklüğünü anlatmaya çalışırken bir diğer yöntem, kendi içinde bir hesap sorma içeriyor: Bu parayla ne yapılabilirdi? Bu paranın kamu yararı için ne biçimlerde kullanılabileceğini sormak, ne kadar soyulduğumuzu öğrenmenin ötesinde meseleyi doğru aksa da oturtuyor. Bu parayla kaç öğrenciye ücretsiz yemek dağıtılabilirdi? Kaç kadın sığınmaevi yapılabilirdi? Normalde kaynak yok diyerek geçiştirilen asgari ücrete, emekli aylıklarına nasıl yansıyabilirdi? Halktan, halkın hayatından tam olarak ne çalındı?

*

Mukayese de bir yöntem. Bu para hangi ülkelerin milli geliri anlamına geliyor örneğin. Halk TV'den Ersin Eroğlu “La Casa de Papel” adlı dizisiyle karşılaştırarak yeni bir boyut getiriyor. Diziyi izleyenler daha iyi anlar diye düşünmüş olmalı. İlk sezonda çalınan miktar 984 milyon avro. Bugün yaklaşık 20 milyar dolarlık bir kayıptan söz edildiğine göre dizideki dev soygunun yirmi katı ediyor.

Aydınlatıcı bir karşılaştırmayı TİP Parti Meclisi üyesi, ekonomist Nazır Kapusuz, kişisel Twitter hesabından yaptı: “İBB iddianamesinde tüm isnat edilen suçları sanki gerçekmiş gibi kabul etsek bile şu fon vurgununun yüzde 10’una ulaşamayız.”

Suçun karşısında kurumların, siyasi iradenin ve yargının tavrını karşılaştırmak da kamudan yana tavrın devamı. Bu aynı zamanda suçun örgütlülüğüne de işaret ediyor. Yıllardır halkın bu anlamda en sık başvurduğu birim “Baklava çalan çocuk”. 1997’de baklava çalan çocukların başına ne gelmişti, şimdi yaşanan ne...

*

Tüm bunlardaki çaba anlaşılabilir. Ama özellikle yapay zekayla birlikte gerçeği daha iyi anlatma kisvesi, en azından sosyal medyada “etkileşim” denen akçenin hesabına da dönebiliyor. Bunun en akıl almaz örneklerinden biri, İsrail devletinin Filistin’de uyguladığı soykırımın, herkesin gözleri önünde ve son derece belgeli biçimde yaşanmasına rağmen oynanmış, yeniden kurgulanmış görsellerle sunulması. Vahşet diye nitelendirebileceğimiz her ne varsa onun son hudutlarında yaşanan ve başka hiçbir şeye benzemeyen hakikat, çıplaklığıyla yeterince dramatik bulunmuyor.

Bu bahiste, manasızlık anlamında akıl almaz bir örnek de yakın zamandan. Tutuklu yargılanan komedyen Deniz Göktaş'ın mahkemede yaptığı savunmanın mükemmel olması ve bunun yazılı olarak paylaşılması yetmemiş ki birileri çıkıp yapay zekayla Göktaş’ı mahkemede “canlandırmış”. Sevimsiz bir rant uğraşı.

*

İşin suyunu çıkaranları bir yana bırakalım. Bu çağ insanına gerçekliğin çıplaklığıyla kendini ifade edemeyişini konuşalım. Büyük geliyor, ağır geliyor, havsalaya sığmıyor.

Olup bitenin büyüklüğünü birbirimize anlatmanın yollarını arayışımız, bir yandan da sarsma arzusu taşıyor. Yeni birimler, paralellikler, benzetmeler bulursak, hep beraber neler olduğunu anlarsak, yaşadığımızın berbatlığını düzeltmeye mecal buluruz gibi bir umut bu. Anlayalım ve bunun sürmesine izin vermeyelim dileği bir nevi.

 Not:

Edirne’den Ağrı’ya uzanan banknotlar: https://halktv.com.tr/turkiye/bu-paranin-buyuklugunun-farkinda-miyiz-fatma-betul-sayanin-217-milyar-tlsi-1057999h

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et