12 Ekim 2026 14:17

Millet “her şeyi” görüyor mu?

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

İktidar, fon vurgunu ile muhalefet belediyelerine yönelik ‘silkeleme’ operasyonları üzerinden, “Asrın soygunu”, “ahtapotun kolları gibi yayılmış çıkar amaçlı suç örgütü” söylemleriyle aylardır inşa ettiği bütün bir ‘soygun’ öyküsünü kendisine yöneltilmiş olarak buluverdi. Buna benzer/benzemez önceki kriz anlarında olduğu gibi birkaç gün süren sessizliğin ardından başlayan durumu toparlama ve tam da “atlatılacak” bir seçime doğru gidilirken en az hasarla işin içinden sıyrılma çabasını izliyoruz şimdi. Bu yolda ilk kural ‘sızdırmaz’ bir kriz yönetimi inşa etmek. Çünkü sızdırıldığı anda halkın karşısına çıkıldığında açıklanması zorlaşacak pek çok yeni sorun potansiyeli taşıyan bolca ‘malzeme’ var ortada.

Nitekim Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve kurulan fon kurulunun başkanı Cevdet Yılmaz, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamalarda, “Ana parasını alan kendisini mağdur saymasın” diyerek anlattığı kanun teklifine dair açıklamalar yaptı. Sonra da sözü “eleştirilere” getirdi. Yeni Parti Milletvekili Ümit Özlale’nin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Göktaş ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da bu vurgundan pay aldığına dair iddialarının ‘algı yönetimi’ olduğunu söyledi. Muhatapları tarafından yalanlanan ve Özlale’nin de arkasında duramadığı bu hatalı iddiaların ‘itibarsızlaştırma’ çabası olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanının bu konudaki tavrının çok net olduğunu ve “babalarının oğlu olsa” bu vurguna karışanların affedilmeyeceğini ekledi. Ancak gerçekten de bu isimler kimlerin “babalarının oğulları” ya da “damatları”, “kızları”, “torunları”? Cevdet Yılmaz buna dair bir açıklama yapmadı. Buna dair bir açıklama yapmayan sadece Yılmaz değil tabii. İktidarın meseleye dair konuşan hiçbir ismi bu vurguncu listesinin açıklanacağına ve haksız kazanç elde etmiş isimlerin şimdi değilse de örneğin bir zaman sonra kamuoyuna duyurulacağına dair bir söz vermedi, vermiyor, veremez. O zaman ortaya çıkacak yeni tehlikeler var çünkü. Dolayısıyla o kayıtlı, belgeli isimlerin tamamını bu iktidar döneminde öğrenemeyeceğimizi söyleyebiliriz. Gel gör ki bunun için de bir ‘örtü’ lazım. İşte muhalefet partisi milletvekilinin herhalde “ya tutarsa” gibi bir (iyi ifadeyle) ciddiyetsizlikle, teyit etmeden açıkladığı isimlerin “masumiyeti” ise işte o örtü haline getiriliveriyor.

Tutuklu İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu ‘örtü’nün saklanmaya çalışılanı örtmeye yetmeyeceği fikrinde olacak ki, meseleye dair yaptıkları haber ve yorumlar nedeniyle tutuklanan gazeteciler Murat Balcı ve Şaban Sevinç’e dair yaptığı açıklamada -haklı olarak- “lekelenmeme hakkı”nı vurguncu listesini açıklamama gerekçesi yapan iktidara, “Size gelince mi lekelenmeme hakkı aklınıza geliyor” diye seslendi ve ekledi: “Ne yaparsanız yapın pisliğiniz ortaya saçıldı. Asrın vurgunu fon soygunu ortaya çıktı. Millet her şeyi görüyor. Cevap sandıkta.” İmamoğlu’nun bu sözleri destekçileri ya da hatta kendisini iktidarın karşısında konumlandıran herkes için iyimserlik aşılıyor gibi görünebilir. Ancak Gezi Parkı eylemlerinden bu yana, (17-25 Aralık, Suriye savaşı boyunca yaşanan -33 askerin İdlib’de hava saldırısı ile öldürülmesi gibi- onca kriz), Trump’ın Erdoğan’a hakaret ettiği mektubuna kadar varan ABD ile gerilim günleri gibi çok sayıda örnekte de görüldü ki, “millet” her şeyi görmeyebiliyor. Ya da milletin önemli bir bölümü ‘her şeyi’ görmezden gelebiliyor ya da göz göre göre belli tercihlerde ısrarcı olabiliyor. Bunun elbette çok sayıda belirleyicisi vardır:

- İktidarın ikna ediciliği kadar meseleyi dönüp dolaşıp ‘seçim’e kilitleyen bir ana akım muhalefet anlayışının da etkisi vardır.

- İktidar medyasının -muhalefet tarafından hatalı bir şekilde küçümsenen- gücünün de etkisi vardır.

- Aynı şekilde bağımsız/muhalif/eleştirel medyanın zor koşullara rağmen devam ettirdiği gazetecilik faaliyetinin gücünün türlü çeşitli yöntemler ve tuzaklarla zayıflatılmasının da etkisi vardır.

Bunlara başka gerekçeler de eklenebilir. Peki ne olacak? Bütün bu olup biten bir kez daha iktidarın yanına kâr mı kalacak? Bu sorunun yanıtını elbette muhalefet aktörleri verecekler ancak o ‘aktörler’in, soru soran, haber yapan, olaylar arasındaki bağlantıları ortaya çıkaran gazeteciler olmadığını ve dolayısıyla onların faaliyetlerinin faturanın doğru yere kesilmesi için yeterli olmayacağını da belirtelim. Olup bitenin siyasi bir faturası var ve elbette bir şekilde ödenecek. Muhalefetin etkinliğini artırıp, faturayı kesen olamaması durumunda da iktidarın kendi içinde bir dizi yeni hesaplaşmaya dönüşecek. Kamuoyuna açıklanmayan sorumlular içerde tasfiye edilirken mesele bir “iktidar içi mücadele”ye dönüşecek. Bu olabilir mi? Olabilirliğini bir başka alanda bir kez daha gördük: İktidar eliyle kurdurulan İstanbul 2 No’lu Baro seçimlerini Cumhur İttifakı partilerinin desteklediği aday değil kendisi de iktidar partisinden olan “muhalif” aday kazandı! Bu bilgi, Ankara’da kurulu 2 No’lu Baro Başkanı’nın yaptığı, “Adalet Bakanlığı kolaylık sağladı, 70 üyemizi hakim savcı yaptık” itirafıyla birlikte düşünülünce borsadan baroya kadar uzanan büyük bir mekanizmayla karşı karşıya bulunduğumuz gerçeğini bir kez daha görüyoruz. Gazetecilere ya da muhalefet vekillerine ‘sızdırılan’ doğru/yanlış bilgilere çok da ihtiyaç duyurmadan üzerine gidilmesi gereken, çokça da açık veren bir mekanizma bu aynı zamanda. Eksiksiz, gediksiz, deliksiz, bitimsiz değil. İş ki mesele döndürülüp dolaştırılıp “bomba iddialar” ve “seçim sandığı” fasit dairesinden çıkarılabilsin.

Yoksa “millet” her şeyi göre göre yeni çaresizliklere teslim edilme tehlikesiyle karşı karşıya!

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et