Amedspor ve medya
Süper Lig'in 6. haftası sonunda, ligin yeni takımı Amedspor, Beşiktaş galibiyetiyle liderlik koltuğuna oturarak çok önemli bir başarıya imza atıyor. Ancak spor medyası Amedspor'un bu başarısını vurgulamak ve öne çıkarmak yerine karşılaşmayı, “Kartal zirveyi pas geçti”, “Kartal yaralı”, “Kartal’a büyük şok”, “Kartal fırsat tepti” gibi Beşiktaş özneli manşetlerle haberleştirmeyi tercih ediyor...
Hem liderliği, haberin temel değeri olarak görüyorlar, hem de maçın sonucunda hangi takımın lider olduğunu haberin merkezine almaktan kaçınıyorlar. Tutarsızlığın dik âlâsı…
Beşiktaş’ın liderlik fırsatını kaçırmasını öne çıkaran manşetler, haliyle Amedspor'un elde ettiği son derece önemli başarıyı geri plana düşürüyor.
Medya, Amedspor’un başarısını adeta -elinden geldiğince- görmezden geliyor ve “Amedspor lider” manşetini atmaktan çekiniyor.
Irkçı ve ayrımcı yaklaşımların yaygın sayılabileceği bir ülkede (Bunu sosyal medyada Amedspor ile ilgili paylaşımların altına yapılan binlerce yorumdan anlamak mümkün) Amedspor’un başarısını manşetlere taşımanın kendilerine yönelik yoğun olumsuz tepki oluşturabileceğinin farkındalar. Belli ki bu yüzden göze alamıyorlar Amedspor’un liderliğini büyük puntolarla duyurmayı.
Üstelik ligin yeni takımı olarak Amedspor'un liderliğe yükselmesi pek beklenmeyen bir gelişme sayılabileceği için haber değeri açısından da çok daha vurucu ve ilgi çekici.
Normalde medyadan Amedspor’un bu sürpriz sayılabilecek başarısına dikkat çeken manşetler beklenirken, onlar Beşiktaş’ın kaybına odaklanıp manşetlerini bu kayıp üzerinden kurguluyorlar. Amedspor’un elde ettiği başarı da ister istemez, Beşiktaş’ın yaşadığı kaybın gölgesinde kalıyor.
“Büyük” olarak anılan kulüpleri merkeze alan habercilik anlayışını o denli içselleştirmişler ki Amedspor’un başarısına hak ettiği ilgiyi göstermeyerek bir tür “haber ayrımcılığı” yapıyorlar. “Büyük kulüpler” lehine yarattıkları habercilik hiyerarşisi, sonuçta böylesi garabet bir durumun ortaya çıkmasına neden oluyor.
Elbette “büyük” olarak anılan kulüplerin, yarattıkları yüksek ekonomik değer ile futbol endüstrisinde çok daha güçlü bir yer tuttuğu yadsınamaz bir gerçeklik. Dolayısıyla spor medyasının büyük kulüplere yönelik ilgisinin sportif başarıların ötesinde futbolun ekonomik yapısıyla da yakından ilişkili olduğunu gözden kaçırmamak lazım. Ancak ne olursa olsun, liderliğe yükselecek takımın belirleneceği bir maçtan sonra atılacak manşetlerde zirveye yerleşen takımın ön plana çıkarılması beklenirdi.
Futbol endüstrisindeki ağırlıktan kaynaklanan konumsal gerçeklik, “büyük kulüplerle” çıkar ilişkisi içinde bulunan medyanın kendince yarattığı habercilik hiyerarşisine göre hareket etmesine neden oluyor. Sonuçta “diğerleri” olarak konumlandırılan kulüpler önemli başarılar elde etse bile bunlar ne yazık ki ikincil planda kalmaktan kurtulamıyor…
Medya, yüksek etkileme ve yönlendirme kapasitesiyle kitleler üzerindeki en güçlü iletişim araçlarından biri. Bu bakımdan, hangi takımın başarısının görünür kılınacağına, hangi takımın başarısının ise geri planda tutulacağına karar veren yerleşik ayrımcı habercilik anlayışını sorgulamak büyük önem taşıyor…
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et