27 Ağustos 2026 13:15

stanbul’daki ilk maçta 1-1 berabere kaldığı Olimpik Lyon’u rövanşta 2-1 yenmeyi başaran Fenerbahçe 18 yıl aradan sonra Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmeye hak kazandı.

Bu galibiyeti genel bir bakışla “tecrübenin zaferi” şeklinde açıklamak mümkün. Kadrosunda, hatırı sayılır uluslararası deneyime sahip çok sayıda oyuncusu bulunan Fenerbahçe, bu oyuncularının başarılı performansıyla genç ve dinamik bir takım olan Lyon’a geçit vermedi.

Galibiyette öne çıkan birkaç oyuncu olsa da genel anlamda sarı-lacivertlilerin performansı maç boyunca belli bir seviyenin altına hiç düşmedi...

Ederson yaptığı kritik kurtarışlarla direnci ve umudu hep diri tuttu.

İki kanat savunmacısı Nelson Semedo ve Archie Brown, savunmadaki görevlerini hakkıyla yerine getirmenin yanı sıra hücuma da çokça destek vererek Lyon’u yıprattılar.

Kante ve Guendouzi yüksek mücadele güçleriyle rakip oyunculara orta sahada organize olma ve oyun kurma fırsatı tanımazken, aynı zamanda doğru pas tercihleriyle pek çok atağın başlatıcısı oldular.

Maçın, fark yaratmak anlamında en dikkat çeken oyuncusu ise Vedat Muriç’ti. Vedat, merkez bir santrforun doğru işler yaptığı zaman takıma ne kadar büyük katkı sağlayabileceğinin mükemmel bir örneği gibiydi.

Rakip stoperlerle boğuşup onları yordu, yıprattı, neredeyse hiç top kaybetmedi, topu saklayıp arkadaşlarının hücumda çoğalmasını sağladı, topları hep doğru kullandı. Yeri geldi arkadaşlarına duvar oldu, yeri geldi harika ara paslarıyla arkadaşlarını rakip savunmanın arkasında topla buluşturdu. Hava toplarındaki üstünlüğünü rakibin kullandığı duran toplarda da gösterdi ve savunmaya ciddi katkıda bulundu. Tam anlamıyla ideal bir merkez santrfor performansı sergiledi.

Oğuz da özellikle ilk yarıda Lyon savunmasını en çok zorlayan oyunculardandı. Sol kanatta Archie Brown ile son derece uyumluydular ve art arda geliştirdikleri hücum varyasyonlarıyla rakip savunmanın dengesini bozdular.

Mason Greenwood biraz erken yorulsa da Fenerbahçe’nin etkili oyuncularındandı. Kondisyonu geliştikçe performansını daha da yükselteceğinden şüphe edilmez.

Fenerbahçe’de göze çarpan en büyük kusur, geriden savunma-orta saha bağlantısıyla oyun kurmak yerine Ederson’un uzun vuruşlarıyla atak geliştirmeye çalışmasıydı. Bu vuruşların sadece birkaç tanesinde Fenerbahçeli oyuncular rakip yarı alanda topla buluşabildi. Ederson’un diğer uzun vuruşlarının çoğunda top rakibe adeta ikram edildi.

Şampiyonlar Ligi bu kadar çok kolay top kaybını kaldırmaz. Orada yer alan takımlar topa sahip olmanın değerini bilerek oynuyor. Basit top kaybı yapmamaya azami dikkat ederken, topa sahip oldukları anlarda da son derece tehlikeli ataklar geliştirebiliyorlar.

Fenerbahçe, Ederson’un uzun mesafeli vuruşları yüzünden çok sayıda top kaybettiği için oyunun kontrolünü tam anlamıyla eline geçiremedi.

Oysa Fenerbahçeli oyuncular, yüksek teknik kapasiteleri ve tecrübeleriyle topa sahip olma oranını Lyon’un üstüne çıkarabilir ve daha net bir üstünlük kurabilirdi…

Sarı-lacivertlilerin önünde tecrübeden çok daha fazlasını ortaya koymaları gereken maçlar var. Üst düzey rakipler karşısında tecrübenin etkisi hissedilmeyebilir…

Bu arada her ne kadar VAR’dan dönmüş olsa da Lyon’un sayılmayan iki golündeki savunma hatalarından gereken derslerin alınması gerekir.

Şampiyonlar Ligi’nde yol alabilmek için savunmadaki pozisyon ve kademe hatalarını en aza indirmek şart…

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et