21 Eylül 2026 00:04

Süreç, Alevi reaksiyonu ve tartışma ihtiyacı

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Sürece dair tartışmalar iki yıldır sürüyor. MHP’nin Türkçülük arsasında gecekondu yapma motivasyonuyla çakallığa soyunan sağ siyasetin ırkçı-faşist bölüklerinin akıl ve izanla ilgisi olmayan, “Devletin anahtarını Öcalan’a teslim ettiler” vb. zırvalarla cepheden yürüttükleri ‘istemezükçülüğü’ bir kenara bırakalım. Zira bunların yaptığı tartışma ya da eleştiri değil; savaşın ilelebet sürmesini siyasete tahvil eden gözü kararmış akbabalık...  Önemli bulduğumuz, iktidarca ‘terörsüz Türkiye” diye kodlanmış sürecin az çok sahip çıkılabilir bir çözüm ve barış eksenine doğru zorlanmasına katkı sunabilecek tartışma çerçevesidir. Bunu veri aldığımızda, halka tamamen kapalı yürüyen, adı bile taraflarca farklı anılan bir sürecin tartışmalara konu olmaması, belirleyici ya da güçlü tarafın yani iktidarın lehine bir durum olurdu. Bu anlamda tartışmak gereklidir, ihtiyaçtır. Geçen yazıda da belirtmiştik, her süreç eleştirisini çözüm ya da barış karşıtlığı olarak değerlendirmek çözüm ve barış mücadelesinin hayrına değildir. Bunun örneklerini gördük ve görüyoruz. Bu konuda bir denge oluşturulmadığı ve hadi söyleyelim özgüvenli, olgun bir tutum geliştirilmediği, eleştiriden (hakaretten değil ama) beslenilmediği sürece gösterilecek her agresif, reaksiyoner tepki kendisinde bir irtifa yitimine yol açabilecektir.

***

Bir örneği, İdrisi Bitlisi-Yavuz Selim ittifakının Kürt ve Türk’ün tarihsel kardeşliğine bir referans olarak gösterilmesi üzerinden çıkan tartışma oldu. Öcalan’ın konuya dair son açıklamasının Alevilerin kaygılarını bitirdiği söylense de öyle olmadığını görmek zor olmasa gerek. Bakırhan’ın malum çıkışının (ki ‘imzacı’ bazı isimleri hedef alırken kastını aştığını kabul etti ama o da yol açtığı olumsuz tabloyu düzeltemedi) iyice alevlendirdiği söz konusu ‘referansı’ Öcalan’ın özellikle böylesi “diyalog ya da görüşme” süreçlerinde kullandığını görmüştük. Bir önceki (2013’te başlayan) süreçte de ‘İdrisi Bitlisi/Yavuz ittifakı’ telaffuz edilmişti. Sonuçta muhatap siyasal İslamcı ya, ondan olsa gerek!

Tartışmayı yeniden açmak değil niyetimiz ama değinmemek de olmaz. Şurası açık; Kürt hareketini Alevi karşıtlığıyla itham etmek, tek kelimeyle bühtandır! Sadece Öcalan’ın liderliğini yaptığı hareket açısından değil, bugüne kadar var olmuş, ‘Kürt solu’ kategorisinde tarif edilmiş bütün grup ve siyasetler için de geçerlidir bu. Türkiye solunda da Kürt solunda da Aleviler hep özel bir yer tuttu, özel bir ilginin konusu oldu. Ama böyle diye İdrisi Bitlisi/Yavuz söyleminin yarattığı kaygı ve tepkiyi gereksiz ya da “Kürt/barış karşıtlığı” şeklinde değerlendirmek doğru olmaz. Mesele, içlerinde hiç de ciddiye alınmayacak veya gerçekten de Kürt hareketine hiç sempatiyle yaklaşmamış isimlerin de yer aldığı o “Alevi aydınları açıklaması” değil zaten. Altan Tan ve Kemal Öztürk gibi siyasal İslamcılara yönelik haklı Alevi tepkisini izlemesi, bu İdrisi Bitlis referansının bağlamlarını (spekülasyon dahil) daha da genişletti. Böylesi bir ortamda çok daha itinalı, titiz olunması beklenirdi. Olunduğu söylenemez. Tartışmalara nokta koyabilecek şey, “Alevileri, Kızılbaşları kaygılandıran ‘İdrisi Bitlisi/Yavuz ittifakı’ Kürt siyaseti açısından önümüzdeki sürece dair asla bir tarihsel referans değildir!” türünden bir açık ve net yaklaşımdı. Bu yapıldı mı? Gözden kaçırmış olabiliriz ama izlediğimiz kadarıyla yapılmadı. Neden peki?

***

Sürecin başından beri zaman zaman bu köşede dikkat çektiğimiz bir şey var: Kürt siyaseti, oldukça asimetrik bir mimariyle inşa edilmiş bir sürecin tamamen eşitsiz bir tarafı olarak konumlandırılmış durumda. Bu pozisyon, böylesi tartışmalar da dahil, Kürt siyasetini handikaplı durumlara itiyor, mecbur bırakıyor. Öyle ki çoğu zaman devleti/rejimi hedeflemesi gereken eleştirilerin hedefi oluyor. Öyle bir süreç mimarisi ki bu, Kürt siyasetini böylesi eleştirilerin doğal muhatabı haline getirebiliyor. Mesela, Kürt haklarını görmezden gelip meseleyi ‘terörle mücadele/tasfiye’ parantezinde sündürmeye çalışan bizzat iktidarın kendisi ama doğal olarak bunun yarattığı tepki ve reaksiyonları karşılamaya çalışan ise Kürt siyaseti oluyor! Oysa böylesi bir mimariye angaje olunmamış olsa, Kürt hareketi bu eleştirilerden güç alabilir, varsa eğer müzakerede daha güçlü bir pozisyon edinebilirdi.

Sözünü ettiğimiz Aleviler bağlamlı eleştiri ve tartışmaların Kürt siyasetinde yarattığı gerilim de esasında bundan kaynaklanıyor olsa gerek. Yavuz/İdrisi Bitlisi referansı bizzat devletin, rejimin yetkililerince de vurgulanmıştı. Meclis Başkanı’nın ilgili Komisyon konuşmasında açıkça ifade edilmiş ve Alevilerden de çok tepki almıştı. Zaten siyasal İslam tandanslı bir iktidarın ve inşa ettiği rejimin dokularıyla da uyumlu olan bir referansı, Öcalan’ın da (amacı, niyeti ne olursa olsun) tekrar etmesi ne kadar doğru olmamışsa (ki Öcalan’ın çok önceden İdrisi Bitlisi’yi “Osmanlı ajanı” olarak değerlendirdiğini, kendi zihin dünyasının da asla Sünni İslam olmadığını biliyoruz), onun dışında kalan koca bir hareketin “Bizim geçmişimizi bağlamayan Öcalan’ın kullandığı bu diplomatik referans, geleceğimizi de bağlamaz!” diyememiş olması da bir o kadar yanlış olmuştur. “Öcalan öyle dememiştir, tahrifattır, alçaklıktır, barış karşıtlığıdır, ispatlayın, vb.” savunuların Alevilerdeki kaygı ve tepkiyi karşılamaya yetmeyeceği açıktı, öyle de oldu nitekim.

Dediğimiz asimetrik süreç mimarisidir bu handikapları yaratan. Bizce yanıtı belli soru şudur:

‘Masa’da söylenen/konuşulan her şeyin politik olarak birebir savunulması zorunluluğu ve bunun da ‘sürecin olmazsa olmazı’ düzeyinde kabul görmesi doğru mudur? Sürece ve sürecin barış ve çözüm iddiasına ne katmıştır?

Devam edeceğiz…

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et