09.07.2026 00:15

Kırmızı Ayna’daki çığlık

Burhan Sönmez, yeni romanı Kırmızı Ayna’yla, parçalanmış kimlikleriyle hayatta kalmaya çabalayan insanların yüzlerine tutuyor yüzümüzü.

Kırmızı Ayna’daki çığlık

C. Hakkı Zariç
[email protected]


Zaman geçiyor ve makul olanla adlandırmak istiyor kendini hayat. Makul olanın dışına çıktığında aşk ve yalnızlık da müşkül bir bütünlükle sınıyor insanı.

Dünyanın bir gününde karşılaştığımız insanların sürgün olduğu duyguya tanık olmamız ne kadar güç. Kendini saklıyor her insan. Acısını, yasını, yalnızlığını saklıyor. Devletin sokaklarında, devletin hücrelerinde, karanlık koridorlarında başından geçeni susuyor çoğunlukla.

Makul olana tanıklık edelim istiyor devlet; makul olana aşık olalım, yetimhanenin makulünde büyüyelim, çocuğumuz makul kişiden ve makul bir ilişkiden gelsin dünyaya, makul dilleri öğrenelim ki makbul olabilelim. Ne olursan ol bunun önemi yok, makul ve makbul olduğun sürece hangi dinden, hangi dilden, hangi mezhepten, cinsten olduğunun hiç önemi yok devlet için.

Ama bu makul ve makbul olma durumu sahte bir gerçeklik yaratıyor nihayet. Burhan Sönmez’in romanlarındaki ayna da bu gerçekliğin gün yüzüne çıkmak istediği yerde kırılıyor. Kırılmak ne kelime, paramparça oluyor.

Yeni romanı Kırmızı Ayna’yla bir kez daha yüz yüze gelmenin yüzüyle karşımıza çıkıyor Burhan Sönmez. Parçalanmış kimlikleriyle hayatta kalmaya çabalayan insanların yüzlerine tutuyor yüzümüzü. Hafızamızı geçmişe sarıp yüzleşmenin sezgisiyle aralıyor kapıyı. Tutunmanın, yan yana olmanın bir simgesi haline dönüşüyor bu romanında da ayna. Bir cep aynası; daha o anda yadigâr oluyor.

Gittiği her yere götürüyor onu artık anne kahraman. Ama zaten romandaki kimsenin gidecek bir yeri yok ki. Herkes geçmişini arıyor. Geçmişine dair neredeyse hiçbir şey bilmiyor insanlar. Yas ya da arkadaşlık duygusuyla bir araya gelip birbirleri için anlam ifade ediyorlar.

İstanbul’dan hiç çıkmayan bir karakter, Orta Anadolu’daki memleketine gidip soyundan geldiği insanların izini sürmeyi hayal ederken 6 ya da 7 Eylül gibi bir yerlere sürülüyor. Makul ve makbul olmayan bir nedenle artık dönmemek üzere gönderiliyor adasından. Arkada bir sevgili ve bir çocuk bıraktığından haberi yok çünkü makul ve makbul bir ilişki değil kadınla erkeğin yaşadıkları. Kadın sürmekte olan hayatı devam etsin ve zarar görmesin için sakınıyor erkeği. Yalnızlığına doğuyor çocuk.

Çocuk büyüyüp görmemesi gereken bir cinayete tanık olunca hayat onun için anlamını yitiriyor. Makul olmayan birini makbul olan birileri öldürüyor olsa gerek ki, bu cinayetin tanığını ortadan kaldırmak istiyor azmettirenler, tetiği çektirenler ya da zaten kalemi kıranlar. Üstelik babasına dair anlatılanlarla oyalanmış o güne kadar, gerçek babasının nerede ve kim olduğunu bilmiyor çocuk.

Dersim’den Galatasaray Meydanı’na uzanan bir kırılmanın yasına tanık ediyor bizi Burhan Sönmez. Zaten yitik bir geçmişi olan insanların evladını yitirmesi nasıl anlatılabilir ki, aynı acıyı büyüten insanların sessizliğine katar sesini ancak. Böyle yapıyor anne de oğlunun resmini ve cep aynasını alıp gidiyor Galatasaray Meydanı’na, bir cumartesi gibi susuyor ya da karşısına dikiliyor zalim olanın.

Arkada mitoloji çağlıyor. Kitaplar, kitaplıklar, kütüphaneler, gazeteler, manşetler giriyor söze. Arkada aşklar ve ayrılıklar. Aşk var ama yaşanan bu yitik karmaşaya ayrılık demek ne kadar mümkün? Burhan Sönmez’in kahramanlarından biri de İstanbul elbet. İstanbul’u anlatıyor Sönmez; sokakları, vapurları, geceleri, dostlukları, öğrencileri, aşıkları, beklemeleri, yürüyüşleriyle bir İstanbul akıp gidiyor sayfalar boyu.

Milenyuma giriyoruz böylece, havai fişekler patlıyor kentte. Orada, İstanbul’un tenhasında gece gelen telefonlardaki kabloların sesinden arayanın kim olduğunu anlamaya çalışan bir kadının kalbi atıyor. Makul ve makbul olmayanların kudretini yazmaya devam ediyor Burhan Sönmez. Kahraman olamayacak kadar kendinin farkında olanların çığlığını bir hastane odasında yutkunuyor Kırmızı Ayna.

Kırmızı Ayna

Kırmızı Ayna

Burhan Sönmez

İletişim Yayınları

26 Haziran 2026 • 180 sayfa

Satın Al

Kitap alışverişlerinizi bu link üzerinden yaparak Evrensel’e destek olabilirsiniz.

08.07.2026 13:53 / Güncelleme: 14:05

Sinemalarda bu hafta neler var? 10 Temmuz vizyonunun yeni filmleri belli oldu

10 Temmuz haftasında sinema salonları farklı türlerde yeni yapımlara ev sahipliği yapacak. Moana, Kötü Ruh: Cehennem Ateşi, Çöl Savaşçısı ve yerli yapımların da aralarında bulunduğu yeni filmler vizyona giriyor.

Sinemalarda bu hafta neler var? 10 Temmuz vizyonunun yeni filmleri belli oldu
08.07.2026 12:10 / Güncelleme: 14:46

Eskişehir’de NATO eylemi öncesi gözaltına alınanlar serbest bırakıldı

Eskişehir'de NATO Zirvesi'ni protesto etmek amacıyla yapılması planlanan eylem öncesinde gözaltına alınan 36 kişi gece saatlerinde serbest bırakıldı.

Eskişehir’de NATO eylemi öncesi gözaltına alınanlar serbest bırakıldı

Fotoğraf: Evrensel

08.07.2026 19:43 / Güncelleme: 20:04

ÇHD İstanbul Şube Başkanı Ezgi Önalan tutuklandı

NATO Zirvesi öncesi düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube Başkanı Avukat Ezgi Önalan tutuklandı. T24 editörü Buse Söğütlü ve Odatv editörü Ceren Erdoğdu serbest bırakıldı.

ÇHD İstanbul Şube Başkanı Ezgi Önalan tutuklandı

Avukat Ezgi Önalan | Fotoğraf: Dilan Temiz/Evrensel

08.07.2026 16:46

Ekrem İmamoğlu hakkında yeni soruşturma

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun mahkemede sarf ettiği ifadeler nedeniyle resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.

Ekrem İmamoğlu hakkında yeni soruşturma

Fotoğraf: ANKA

08.07.2026 14:31 / Güncelleme: 15:07

İzmir Büyükşehir Belediyesinde 78 işçi işten çıkarıldı

İzBB’ye bağlı İZENERJİ'de 78 işçinin iş sözleşmesi sağlık raporları gerekçe gösterilerek feshedildi. İşçiler, işten çıkarmaların ödenmeyen ikramiye ve diğer alacaklarının gündemde olduğu süreçte gerçekleştirilmesine tepki gösterdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesinde 78 işçi işten çıkarıldı

Fotoğraf: ANKA

08.07.2026 14:30 / Güncelleme: 14:59

And Dağları’ndan Anadolu’ya müzikal bir köprü: 'Ronroco Anatolian'

Ronroco sanatçısı Özgür Demir ile viyolonsel sanatçısı Barış Güvenenler'in hazırladığı "Confluence" EP'si, And Dağları'nın tınılarını Anadolu müziğiyle buluşturuyor. Beş parçadan oluşan çalışma 17 Temmuz'da yayımlanacak.

And Dağları’ndan Anadolu’ya müzikal bir köprü: "Ronroco Anatolian"

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!