09.04.2026 00:16 / Güncelleme: 10:08

‘En iyi tarihçi en iyi ön yargıya sahip olandır’

Hakim sınıfların bize dayattığı bakış açısını reddedip tarafımızın gözlükleriyle hayatı yorumlamalıyız. Edward Hallett Carr’in ‘Tarih Nedir’ kitabı bu sebeple tarihin ‘karanlık’ devirlerinde hiç eskimeden rehberlik edebilecek bir eser.

‘En iyi tarihçi en iyi ön yargıya sahip olandır’

'Tarih Nedir?' kitabı

Kavel Alpaslan


Söz konusu tarih ya da gazetecilik olduğunda ‘tarafsızlık’ kulağa hoş gelen bir değer. Fakat olguların gerçekliğinin ötesinde bu gerçekten mümkün mü? Renk vermeyen tarihçi, en makbul sayılacaksa bir tarihçiyi vakanüvisten ayıran nedir? Kökleri 19. yüzyıla dayanan liberal tarih anlayışına göre ideal tarihçi sadece olgulara odaklanandır. Peki geçmişin sınırsız olayı içerisinde hangi olgunun ‘tarihe’ dahil edileceğine, hangi sırayla dizileceğine karar veren kimdir? Ya da olguların aktarımı özellikle belli çağlarda sadece hakim sınıfların gözünden izlenebiliyorken, ham maddenin ta kendisinin de taraflı olduğunu söyleyemez miyiz?

“Tarihle ilgili tuhaf olan şey, yanlılığın tarih için, hatta en iyi tarih için bile gerekli sayılmasıdır. Bazen denildiği gibi olguların ‘kendini anlattığı’ doğru değildir ya da öyleyse bile hangi olgunun konuşacağına tarihçi karar verir, meydanı tümüyle onlara bırakamaz. Ve en bilinçli tarihçinin -ne yaptığının çok iyi bilincinde olan tarihçinin- kararında bile başkalarının yanlı bulacağı bir görüş belirleyici olacaktır. En iyi tarihçi, en iyi ön yargıya sahip tarihçidir -hiç ön yargısı olmayan namevcut tarihçi hariç- demek hepten sinik bir tavır sayılmaz.”

Bu sözlerin sahibi İngiliz Tarihçi Edward Hallett Carr, Tarih Nedir kitabında işte bu soruların peşinden gidiyor. Misket Gizem Gürtürk çevirisiyle İletişim Yayınları’ndan çıkan kitapta tarihin sabit olmadığı, şimdiki zamanın ihtiyaçlarına göre sürekli yeniden biçimlendiği tartışılarak son derece ufuk açıcı sınıfsal bir perspektif sunuluyor.

‘Bırakınız yapsınlar’ın bir sonucu

Carr için her şeyden önemlisi ‘olgu’ ile ‘tarihi’ birbirinden ayırmak gerekiyor. Mesela Ankara Savaşı’nın 1402’de yaşanması bir olgu ve elbette bir tarihçinin bu olguları bilmesi önemli. Fakat ‘tarafsız olma’ adı altında -ki bu da imkansız bir arayış- sadece bu bilgilerin aktarımına odaklanmak tarihçilik değildir. Bu durumu Carr “Bir tarihçiyi kesinliğinden dolayı övmek, bir mimarı yapısında iyi fırınlanmış kereste, gereğince karıştırılmış harç kullandığından ötürü övmeye benzer” ifadeleriyle açıklıyor.

Çağımızda ‘tarafsızlık’ adı altında girişilen hayali çabanın geçer akçe sayılmasının sınıfsal bir nedeni var. Carr bu anlayışın köklerini ‘dünyaya serinkanlı ve kendine güvenli bir bakışın ürünü olan laissez-faire ekonomik öğretisine’ götürüyor: “Herkes kendi işine bakışın, gizli el evrensel uyumu nasılsa sağlar. Tarihin olgularının kendileri, daha yüksek amaçlara doğru, iyicil ve görünüşte sınırsız bir ilerleyiş gibi üstün bir olgunun belirtileriydi. Bu masumluk çağıydı ve tarihçiler Cennet Bahçesi’nde tarihin tanrısının önünde çırılçıplak ve çıplaklıklarından utanmadan dolaşıyorlardı. O zamandan sonra, biz Günahı tanıdık ve Düşüşü yaşadık.”

Aslında her alanda bu son kullanma tarihi liberal düşüncenin mevcut yansımalarının izni sürebiliriz. Mülkiyet ve üretim ilişkilerine hiç dokunmadan tek başına teknolojik ilerlemenin refahı getireceğini düşünen teknofetişistler gibi.

Fakat olgularla daha benzer bir ilişkiye sahip gazetecilik üzerinden giderek düşünelim. Olaylara yaklaşırken gerçeği aktarmak ve dolayısıyla olguyu çarpıtmadan bilmek şüphesiz bir haberi ‘doğru’ kılar. Bu varsayım aktarılan bilgiyi değerli ve güvenilir yapar. Ama sınırsız olaylar denizi arasında neyin haber değeri taşıdığını sadece ve sadece gazeteci belirler. Hatta geçmişte hangi olayla bağlantı kurulacağını, bu şekilde ister istemez belirlenen perspektifin neye benzeyeceği yine aynı kişinin takdirine kalmıştır.

En basit, en ham bilgi bile bir insanın zihninden süzülerek önümüze gelir. Üstelik bu zihinler bireysel tercihlerle değil büyük medya tekellerinin bakışıyla şekillenip araçlaşır. Dolayısıyla gazetecilik de doğası gereği taraflı sayılmaz mı? Herkesin doğrudan ya da dolaylı olarak bir tarafta yer aldığı bir dünyada ‘etik’ olan olasılıksız bir liberal hayalin peşinde koşmak yerine hangi sınıfın tarafı olacağını doğru seçmek değil midir?

Tarih hareket eder

Bunu kanıtlayan en çarpıcı noktalardan biri de tarihin her gün kendine yeni biçimler buluşudur. Düne kadar tarihi açıdan önemsiz ya da hiçbir haber değeri olmadığını düşüneceğimiz bir olay, gelecekte yaşanan başka bir gelişmenin ardından bir anda ‘tarihe’ geçebilir. Bir başına anlam ifade etmeyen her olgunun güncel yorumla birlikte tarihselleştiğini Carr şöyle örneklendiriyor: “1850 yılında, Stalybridge Wakes’te bir zencefilli çörek satıcısı, küçük bir tartışma sonucu kızgın bir kalabalık tarafından dövülerek öldürülmüştür. Şimdi bu, bir tarih olgusu mudur? Bir yıl önce duraksamadan ‘hayır’ derdim. Bir görgü tanığı bu olayı az bilinen anılarına yazmıştı; fakat herhangi bir tarihçi tarafından bunun sözü edilmeye değer sayıldığını ben hiç görmemiştim. Bir yıl önce Dr. Kitson Clark Oxford’daki Ford derslerinde bu olayı zikretti. Bu, onu tarihi olgu yapar mı? Sanırım, henüz değil. Bana kalırsa, bu olay şu anda seçkin tarihi olgular kulübü üyeliğine adaydır. Şimdi daha başka destekleyiciler bekliyor. Belki de önümüzdeki birkaç yıl içinde bu olgunun 19. yüzyıl İngiltere’si hakkındaki makale ya da kitapların önce dipnotlarında, sonra yazıların içinde boy gösterdiğini göreceğiz ve 20-30 yıl içinde iyice yerleşmiş bir tarihi olgu olacak. Ya da belki hiç kimse onu ele almayacak, bu durumda Dr. Kitson Clark’ın yiğitçe kurtarmaya kalkışmış olduğu geçmişe ilişkin tarihi-olmayan olguların unutulmuş boşluğuna yeniden düşecektir. Bu ikisinden hangisinin olacağını ne belirleyecektir? Öyle sanıyorum ki, sonuç Dr. Kitson Clark’ın kanıtlamak için bu olayı ileri sürdüğü tez ya da yorumun öbür tarihçilerce de geçerli ve anlamlı olarak kabul edilip edilmemesine bağlı olacaktır. Olayın bir tarihi olgu sıfatıyla durumu, bir yorum sorusuna yol açacaktır. Bu yorum ögesi her tarihi olgunun içinde vardır.”

Tarihçi tarafından yürütülen soruşturmayı sorgulayan Carr’a göre ‘Tarihçinin üstünde çalıştığı geçmiş, ölü bir geçmiş değildir, belli bir anlamda bugün hâlâ yaşayan bir geçmiştir. Fakat geçmiş bir eylem, tarihçi onun ardında yatan düşünceyi anlamadıkça ölüdür.’

Sınıfsal arka plan ve bugünün ihtiyacı

Liberal ‘tarafsızlık’ çelişkisi sadece soruşturma yönteminin kendisinden doğmuyor; tarihçinin soruşturduğu geçmiş olaylar dizisinin ta kendisi de bu yaklaşımı neredeyse olanaksız kılıyor. Zira olgulara odaklanan liberal bir tarih anlayışı, geçmiş aktarımları da ‘saf’ ve ‘taraflı arka plandan arınmış’ varsayar. Oysa bu, egemen azınlığın sınıfsal bakışının daima sirayet ettiği tarih yazıcılığını ‘tarafsız’ saymak demektir. Geçmişten aktarılan verilerin belli bir zümrenin filtresinden geçerek geldiğini düşünürsek bizim geçmişe dair saf gördüğümüz olguların da çoğu zaman bu lensten bakılarak kayda geçirildiğini hesaba katmalıyız.

Bu da bize Bertol Brecht’in “Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim? / Kitaplar yalnız kralların adını yazar. / Yoksa kayaları taşıyan krallar mı?” dizeleriyle bilinen Okumuş Bir İşçi Soruyor şiirini hatırlatıyor. Bir Orta Çağ tarihçisinin “Bizim okuduğumuz tarih, doğrusunu söylemek gerekirse, hiç de olgusal değildir, bir dizi kabul edilmiş yargılardan ibarettir” çıkarımını anımsatan Carr şöyle yazıyor: “Cambridge Modern History’nin her iki yazımında da çalışmış olan Bury’nin dediği gibi, “Eski ve Orta Çağ’ın kayıtları boşluklarla delik deşiktir.” Tarihe ‘Pek çok parçası kayıp bir içe geçmeli bulmaca’ denmiştir. Fakat ana zorluk bu boşluklar değildir. 5. yüzyıldaki Yunanistan tablosu basitçe bir cevapla, pek çok parçası rastlantıyla kaybedilmiş olduğundan değil, fakat genellikle, tablo Atina kentindeki küçük bir insan kümesi tarafından oluşturulduğu için eksiktir. 5. yüzyıl Yunanistanı’nın bir Atinalı yurttaşa nasıl gözüktüğü hakkında epeyce şey biliyoruz, fakat bir İranlı’ya ya da bir köleye yahut Atina’da yerleşmiş bir Korintoslu’ya nasıl göründüğü üstüne pek az şey biliyoruz. Tablonuz rastlantıyla olmaktan çok, bilerek ya da bilmeyerek belirli bir dünya görmüşse sahip ve bu görüsünü destekleyen olguların saklanmasına değer olduğu düşüncesindeki kişilerce bizim için önceden seçilmiş ve belirlenmiştir.”

Neoliberal kuşatmanın arttığı, sermayenin artık dalga geçercesine tüm maskelerini bir tarafa attığı bir çağın ihtiyacı da işte bu tarih anlayışını daha iyi özümsemek. Bugünün hakim sınıflarının bize dayattığı kokuşmuş ve anlamsız bakış açısını reddedip bulunduğumuz tarafın gözlükleriyle hayatı yorumlamalıyız. Carr’ın kitabı bu sebeple özellikle tarihin ‘karanlık’ devirlerinde hiç eskimeden rehberlik edebilecek bir eser olarak kitaplığımızın bir köşesinde yerini korumalı.

Tarih Nedir?

Tarih Nedir?

Edward Hallett Carr

İletişim Yayınları

• 255 sayfa

Satın Al

Kitap alışverişlerinizi bu link üzerinden yaparak Evrensel’e destek olabilirsiniz.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
09.04.2026 08:11 / Güncelleme: 09:21

Meteoroloji uyardı: İzmir'in kuzeyi dışında yağış etkili olacak (09.04.2026)

Bugün İzmir’in kuzeyi dışında ülke genelinde yağış bekleniyor. Doğu Anadolu’nun güneydoğusu, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu, Antalya’nın batısı, Hatay ve Osmaniye’de kuvvetli yağış uyarısı yapıldı.

Meteoroloji uyardı: İzmir'in kuzeyi dışında yağış etkili olacak (09.04.2026)

Fotoğraf: Ryoji Iwata/Unsplash

08.04.2026 22:34 / Güncelleme: 22:41

Van’da işçilerin direnişi 257. gününde: Kayyım, ödenemeyen kira, alınamayan süttür

Van’da işten çıkarılan 223 belediye işçisi, irade gasbına ve açlığa karşı “İşimizi geri alacağız” diyerek direnişi sürdürüyor.

Van’da işçilerin direnişi 257. gününde: Kayyım, ödenemeyen kira, alınamayan süttür

Fotoğraf: MA

İçerik yükleniyor...

(İşçi Sendika Servisi)
09.04.2026 09:21

Eski ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Kent: ABD, Türkiye’ye saldırmak için NATO’dan ayrılacak

Eski ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, ABD’nin NATO’dan ayrılmasının Türkiye ile olası bir çatışmada İsrail’in yanında yer alma amacı taşıyabileceğini öne sürdü.

Eski ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Kent: ABD, Türkiye’ye saldırmak için NATO’dan ayrılacak

Donald Trump/Fotoğraf: Beyaz Saray | Joe Kent/Fotoğraf: Wikimedia 

09.04.2026 02:55 / Güncelleme: 07:54

İspanya Başbakanı Sanchez'den Lübnan’a saldırıya tepki: Avrupa Birliği, İsrail ile Ortaklık Anlaşması'nı askıya almalı

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına tepki gösteren İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Avrupa Birliği'nin İsrail ile Ortaklık Anlaşması'nı askıya alması gerektiğini ifade etti.

İspanya Başbakanı Sanchez'den Lübnan’a saldırıya tepki: Avrupa Birliği, İsrail ile Ortaklık Anlaşması'nı askıya almalı

Fotoğraf: ANKA

09.04.2026 08:25 / Güncelleme: 09:22

Yüksel Kocaman adına yapılan araç ödemesi Ayhan Bora Kaplan davasında

Ayhan Bora Kaplan davasının dosyasına, eski Ankara Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman adına alındığı belirtilen araca ilişkin ödeme kayıtları girdi.

Yüksel Kocaman adına yapılan araç ödemesi Ayhan Bora Kaplan davasında

Fotoğraf: ANKA

08.04.2026 23:44

‘Fiyat sabitliyoruz’ demişlerdi: Tereyağı ithalatı başladı

İç piyasada tırmanan fiyatlar ve arz krizi sonrası Et ve Süt Kurumu (ESK) hamle yaparak İtalya’dan tereyağı ithal etti. Sanayicinin ithalat talebi reddedilirken, getirilen ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştırılacağı öğrenildi.

‘Fiyat sabitliyoruz’ demişlerdi: Tereyağı ithalatı başladı

Fotoğraf: Pixabay

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!