Bir sömürü projesi: Yabancı hekim transferi

Bir sömürü projesi: Yabancı hekim transferi

“One minute” mazlum ülkeler hekimlerinize el koyacağız!AKP’nin tam gün çalışma yasası, mecburi hizmet yasası, tıp fakültelerinin sayısını ve kontenjanlarını artırması, hekim sayısını artırması, yabancı hekim çalıştırmak istemesi, sağlığın sosyalleştirilmesi için değil sağlığın sermayeleştirilmesi, heki

Prof. Dr. Cem Terzi


AKP’nin tam gün çalışma yasası, mecburi hizmet yasası, tıp fakültelerinin sayısını ve kontenjanlarını artırması, hekim sayısını artırması, yabancı hekim çalıştırmak istemesi, sağlığın sosyalleştirilmesi için değil sağlığın sermayeleştirilmesi, hekimlerin sermayenin gerçek denetimine tabi olmaları; ucuz iş gücü olmaları içindir.

Kapitalist sistem asla tam istihdam hedeflemez; işçi emeğini ucuza mal etmek için her zaman işsizleri ve yedek işçileri (göçmen iş gücü) yedeğinde tutar. Emek mücadelesi yapan işçilere devletin klasik söylemi “sizin beğenmediğiniz ücret için can atan işsiz insanlar ya da yabancı işçiler var” şeklindedir. Gereğinde bu silahı kullanır. Şimdi AKP aynı silahla hekimleri vurmak istemektedir.

Bir yandan ulusal ve uluslararası standartları karşılamayan yeni tıp fakülteleri ile tıp eğitimini tamamen göz ardı ederek hekim sayısını artırmakta bir yandan da yabancı hekim transfer etmek istemektedir.

Tüm dünyada hekim göçü yoksul ülkelerden varsıl ülkelere doğrudur. Türkiye’ye de çalışmak için gelebilecek hekimler sosyoekonomik olarak stabil olmayan Türki Cumhuriyetler’den, Orta Doğu ve Balkan ülkelerinden, açlıkla savaşan Afrika Ülkeleri’nden olacaktır. Dünyada da aşağı yukarı hekim göçünün yönü yoksul güneyden zengin kuzeye doğrudur.

AKP, yabancı hekimlere Türkiye’de çalışma hakkı verilmesini “Türk hekimleri Avrupa ülkeleri ya da Amerika Birleşik Devletleri’nde çalışabiliyor neden yabancıların Türkiye’de çalışması yasak olsun” şeklinde demagojik bir gerekçeye dayandırmaktadır. Aslında yabancı hekim projesi bir yandan birkaç ABD’li ya da Avrupalı hekimin özel hastanelerde çalıştırılması ile sağlık hizmeti pazarlamasını süslemek bir yandan da hekim göçünden emperyal bir pay kapmaya çalışmaktır.

Dünya Sağlık Örgütü uzun yıllardır zengin ülkelerin yoksul ülkelerin zaten kısıtlı olan sağlık insan gücünü çalmalarını şiddetle eleştirmektedir. Bu en vahşi hırsızlık türlerinden biridir; yoksul ülkeler kısıtlı kamusal kaynaklarından finanse ettikleri tıp eğitimi ile yetiştirdikleri ve büyük ihtiyaç duydukları hekimlerini yitirdiklerinde o ülkelerin ulusal gelirlerinin bir kısmına el konulmakta ve toplumsal sağlık sorunlarının ağırlaşmasına yol açılmaktadır.

Hekim göçü dolaylı bir sömürü yöntemidir.

Mazlum müslüman ülkelerin ‘savunucusu’ AKP, onları sömürmeye de kararlıdır!

Yabancı hekim transferine karşı çıkarken ‘yabancı düşmanlığı’ tuzağına düşmemeliyiz. Bu hekimlerin eğitimlerinin yetersiz olacağı ya da Türkçe’yi yeterince bilemeyecekleri gibi olumsuz önyargılarla meslektaşlarımızı aşağılamak bize yakışmaz.

Topluma asıl söylenmesi gereken transfer edilen her hekimin birkaç milyon dolar hırsızlık ve birkaç bebek ölümü demek olduğudur.

www.evrensel.net