Mısır’ın ‘demokratik’ darbesi

Mısır’ın ‘demokratik’ darbesi

Mısır’daki son gelişmeler, ülkenin politik yaşamında yeni bir evreye işaret ediyor. Temmuz başında Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin ordu tarafından alaşağı edilmesiyle Müslüman Kardeşler (MK) iktidarındaki kısa demokrasi deneyimi de son buldu. Bu hızlı sonucun ötesinde ordu Mısır’ın geleceğini belirsizliğe soktu ve toplumdaki bö

Deepak Tripathİ

85 milyon nüfusun yüzde 10’unu oluşturan Kıpti halk, İslami bir portre çizen Mursi’nin makamına daha fazla imtiyaz sağlayan anayasayı gündeme almasıyla kendilerini tehlikede hissetti. Liberal ve kadın örgütleri hayli rahatsızdı. Mursi yönetimi daha da kötüleşen ekonomiyle mücadelede aciz kaldı, halkının umutlarını boşa düşürdü. Onlar için, devrim Hüsnü Mübarek’i devirmişti. Böylece, Mısır’ın seçilmiş devlet başkanına karşı tekrarlanan gösteriler arasında ordu ‘halk adına’ Mursi’yi koltuğundan indirdi.

MISIR’DA ÇATLAK

Ancak bu anlatıda bazı sorunlar var. Gerçek şu ki taraflar kendi içinde de parçalı olmak üzere halk, Mursi yandaşları ve muhalefet olarak keskin bir şekilde bölündü. Mursi ve MK’nin en yoksul kesimler arasında, özellikle kırsal kesimlerde azımsanmayacak bir desteği olduğu şüphe götürmez. Ordu darbesinin ardından, Mursi’yi desteklemek için yapılan büyük gösterileri ve sonrasında kardeşliğin liderlerine yönelik yasaklamaları görmezden gelemeyiz.

Cumhuriyet muhafızlarının merkez binasının dışında elliden fazla Mursi destekçisinin askerler tarafından açılan ateşle öldürülmesi, Mısır tarihindeki en kanlı olaylardan birisidir. Katliamlar günlük sürüyor. Mursi ve kardeşliğin ileri gelenleri ya gözaltında ya da kaçak durumda. Mursi, ‘casusluk, şiddet kışkırtıcılığı ve ekonomiye zarar verme’ suçlamalarıyla soruşturmaya uğruyor. Liderlerinin mal varlıkları dondurulmuş durumda.

Bu gelişmeler Mısır ve Ortadoğu için iyiye işaret değil. Ordu iktidara geri döndü ve halk desteği olan önemli bir politik hareket baskı altında tutuluyor. MK’nin önde gelen muhalifleri ordu ile işbirliği içinde. Bu hazin siyasi tecrübe Mısır’da on yıllar sonra başarısız olur ve gerçek demokrasiye yumuşak bir geçiş sağlayan askeri darbelerin tarihi zayıftır. Mursi’nin yönetimine karşı olan muhalefetteki aydın liberal-laik orta sınıflar, yakın bir zamanda askeri rejime de muhalif olacaklar. Bu sadece bir zaman meselesi.

RADİKALİZM VE İSTİKRARSIZLIK

Mısır ve bölge için en büyük iki risk artan radikalizm ve istikrarsızlıktır. Mursi’ye yönelik ordu darbesinin, Obama yönetiminin yakın gözetimi altında gerçekleştiği yönünde güvenilir haberler mevcut. 6 Temmuz’da New York Times gazetesinde David D. Kirkpatrick ve Mayy El Sheikh imzalı, Mursi’nin son saatlerini anlatan bir haber yer aldı. Habere göre ABD, bir Arap dış işleri bakanı aracılığıyla darbe öncesi yeni bir başbakan ve hükümetin atanması ve Mursi’nin atadığı valilerin yenilenmesi şeklinde son bir teklifte bulundu.

Mursi için bu, adı dışında her şeyiyle bir darbeydi ve bu nedenle reddetti. Mursi’nin baş danışmanı Essam el Haddad ile Obama’nın ulusal güvenlik danışmanı Susan Rice arasında telefon görüşmeleri oldu. Rice, askeri darbenin olmak üzere olduğunu Haddad’a iletti. ABD devlet departmanı ise darbedeki rolüne ilişkin haberlere bir yorumda bulunmadı.

Mısır’da ‘kontrollü bir değişim’ sonrasında Washington’un tepkisi ve ABD’nin Mısır ordusuna yardım için F16 savaş uçakları göndereceğini duyurması, ABD’nin önceliğinin Mısır’da ‘kontrollü bir değişimi’ görmek istediği fikrini destekliyor. Obama’nın tercih ettiği senaryoda, gelecek iktidarlarda MK için en iyi ihtimalle daha az rol ile ordu yönetimi altında herhangi bir değişiklik olmayacak. Kendi temellerinde Washington’un son adımı, Cumhurbaşkanı Enver Sedat’ın Sovyetler Birliğinden 1970’li yıllarda uzaklaşıp akabinde ABD ittifakına dahil olduğundan bu yana uyguladığı politikalardan ise farklı değil.

MURSİ’NİN DÜŞMANI KENDİSİ OLDU

Kahire ve diğer şehirlerde Mursi karşıtı milyonlarca Mısırlının sokağa dökülmesi olmasaydı darbe de düşünülemezdi. Protestolar, ‘halk adına’ müdahale için generallere bir meşruluk sağladı. Çoğu kişi için Mursi’nin en büyük düşmanı yine kendisi oldu. Çok az bir çoğunlukla bir yıl önce seçimi kazanmasının ardından geçirdiği kısa cumhurbaşkanlığı döneminde Mursi, ona oy vermeyen veya mecburiyetten destek sunan Mısır halkının büyük bir kesimine yabancılaştı.

Çeviren: İlyas COŞKUN

www.evrensel.net