Sorun sadece Kürtlerin mi?

Sorun sadece Kürtlerin mi?

Emek Partisi Diyarbakır İl Örgütü tarafından düzenlenen ‘Bölgesel Gelişmeler ve Demokratik Çözüm’ başlıklı panelde görüşme süreci masaya yatırıldı. Sürecin önemine vurgu yapılan konuşmalarda, demokratik çözümün tüm halklara kazandıracağı vurgulandı.İlk sözü

İlk sözü alan PSAKD Diyarbakır Şubesi Yöneticisi Serpil Kapan, “İhtiyatlı ve iyimser yaklaşmakla birlikte bunun tarihi bir dönem olduğunu düşünüyorum” dedi. Alevilerin sorunlarının devam ettiğini söyleyen Kapan, Başbakan’ın cemevleri için söylediklerini hatırlatarak, “Bunları duydukça bu sürece de ihtiyatlı yaklaşmak için nedenlerimiz olduğunu görüyoruz” dedi. AKP’nin süreci Başkanlık sistemi için başlattığı kaygısıyla görüşmelere karşı olmanın doğru olmadığını belirten Kapan, “Süreç desteklenmeli” dedi.

BDP BDP Muş Milletvekili Demir Çelik ise “Savaş bütçesi sağlıktan, eğitimden, iş olanaklarından çalınıyor. Kürtlerin talepleri Alevinin, Çerkezlerin de talebi olmalı” dedi. AKP’nin görüşmelerdeki samimiyetinin sorgulamaya muhtaç olduğunu söyleyen Çelik, “Biz kendimize güveneceğiz. Haklı ve meşru taleplerimizin arkasında örgütleneceğiz ki çözümü hükümetin insafına terk etmeyelim” dedi.

Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ender İmrek, Ortadoğu’daki gelişmeleri ve Öcalan’la görüşme sürecini değerlendirdiği konuşmasında “Rojava’da ortaya çıkan durum tüm Ortadoğu ve Kürtler bakımından tarihsel öneme sahip. Gelişmeleri ne kadar iyi okuyabilir, ilerletme noktasında ne kadar çaba gösterebilirsek tarihsel sorumluluklarımıza da o kadar uygun hareket etmiş oluruz” dedi. Sürecin tüm kesimleri yakından ilgilendirdiğini belirten İmrek, “Kürt meselesinin sadece Kürtleri ve Kürdistan’ı ilgilendirmiyor. Öcalan ile hükümet arasında gerçekleşen görüşmeler, iki parti arasındaki görüşmeler değildir. Kürtlerin 200 yıllık sorunu ilk defa toplumsal sözleşme masasına gelmiş oluyor” şeklinde konuştu. Türkiye’nin tüm ilerici güçleri sürece katılırsa AKP’nin baskı altına alınabileceğini dile getiren İmrek, “Demokratik atmosferi ne kadar yaratabilirsek, Kürtlerin bu toplumsal sözleşmeyi yapmalarında güçlenmeleri imkanı olacak. Başkanlık sistemi mi çıkacak, anayasa konusunda mı anlaşacaklar meselelerine takılmak yerine ‘Kürtlerin hak ve özgürlükleri ile Türkiye’nin demokrasi talepleri için neler yapabiliriz’ bunu ele almalıyız” dedi. (Diyarbakır/EVRENSEL)

www.evrensel.net