01 Kasım 2019 04:11

Maltepe Belediyesi Baştemsilcisi: Komiteler kurmamız şu an hayati önemde

Maltepe Belediyesinde işten atılan İşyeri Baştemsilcisi Ali Sönmez'le süreci ve işçilerin ihtiyaçlarını konuştuk.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Can Deniz ERALDEMİR
İstanbul

Maltepe Belediyesinde imzalanan TİS’in uygulanması ve işten atılan işçilerin geri alınması talebiyle başlatılan eylem devam ediyor. Süreç hakkında görüştüğümüz işten atılan Dış Temizlik işçilerinden, Genel-İş İşyeri Baştemsilcisi Ali Sönmez tüm işçilere “Kazanmamız için bulunduğumuz yerlerde bir araya gelip komiteler kurmamız” çağrısı yaparken, tüm işçilere ve sendikalara da Ataşehir Belediyesi işçilerinin yaptığı gibi daha ileriden bir dayanışmaya çağırıyor.

Sürecin nedenlerini özetleyebilir misiniz?

Burada işverenle işçi arasında taleplerin belirlendiği ama karşılanmadığı bir durum var. Taleplerimiz ortada. İşveren de yaşanan ekonomik krizin faturasını bizlere kesiyor. Ve imzalanmış haklarımızı vermemek için bin bir türlü yol deniyor.

GERÇEK DIŞI PROPAGANDA YÜRÜTÜLÜYOR

Maltepe ve İstanbul halkından beklentileriniz var mı?

Burada da özellikle mahallelerde kara propaganda yapıyor. İşçinin ücretlerinin çok fazla olduğu algısı yaratılıyor. Geçmiş dönemlerde özellikle bizim gibi çöp işlerinde çalışan işçiler için, “Belediye çalışanıdır, aaa iyi ücret alıyordur” algısı oluşturuldu. Belediye Başkanının kendisi de gittiği toplantılarda bu algıyı oluşturuyor. Biz de kara propagandanın karşısında halkın gerçeği bilmesini istiyoruz. 2 bin 400 civarı maaş alıyoruz. Ama yanılgıyı şuradan şekillendiriyorlar: İşçinin yemek parasını, yol parasını, AGİ’sini dahil ederek, “3 bin civarı maaş alıyorlar” diyorlar. Bunları çıkardığınızda asgari ücretin bir tık üstü maaşla çalıştırılıyoruz. Bir işçinin, öğle yemeği öğünü 10 lira. Bu parayla sadece çorba içebiliyorsunuz. Oysa ki işçinin sağlıklı beslenebilmesi için, 3 çeşit yemeği karşılayabilecek bir hesap yapılması lazım. Bugün 10 lirayla sabitlenmiş durumda.

Birçok arkadaşımız farklı mahallelerde oturuyor. 3 araç değiştiren arkadaşımız var. 170 lira ila 200 lira arasında değişen yol parası demek. Bizler aslında, yol paralarının da çalıştığımız, oturduğumuz mahallelere göre şekillendirilmesini ya da hepimize servis tahsis edilmesini istiyoruz. Ulaşımın uzak olduğu yerlere servis konulması gerekiyor.

Maltepe halkından kirli bilgi karşısında Maltepe işçisinin hakkını savunmasını bekliyoruz. Bu sorunun çözülmesi için belediye yönetimine baskı yapmasını bekliyoruz. İstanbul halkının da haklı talebimizin başarıya ulaşmasında desteklerine ihtiyacımız var. Sendikalardan, kitle örgütlerinden ve işçilerden de sınıf dayanışması ile bu işin örgütlenebileceğini göstermelerine ihtiyacımız var.

Kazanmak için atılması gereken adımlar neler?

Kazanmamız için en başta iyi örgütlenmemiz gerekiyor. Bu açıdan hayati öneme sahip olan, bulunduğumuz yerlerde bir araya gelip komiteler kurmamız. Bu komiteler oluşmadan, mücadeleyi kolektif hale getirmeden, ortaklaşa iş dağılımı yapmadığımız zaman bu mücadele başarılamaz diye düşünüyorum. Taleplerimizi daha ileri düzeyde savunabilmek için her işyerinde, her birimde komitelerin olması lazım. Bu da yetmez, komitelerin de merkezileşmesi lazım. Her karar aşamasında da hepimizin tartışıp fikir birliğini sağlamamız, o birlikle hareket etmemiz gerekiyor.

"MÜCADELEDEN ÖĞRENİYORUZ"

Birliği korumak için ne yapılmalı?

Bugün aslında bir örneğini yaşıyoruz. Maltepe’de bir direniş başladı. İlk adımda böyle çok cılız gibi görülüyordu. Ancak kenetlendiğimizde, kararlılık gösterdiğimizde, bu kararlılık sonucu hepimize özgüven geldiğinde, birçok şeyi yaşayıp öğrenerek haklarımızı daha ileriden savunabileceğimizi görmüş olduk. Biz burada eyleme başladığımızda, Ataşehir işçileri, Kartal, Kadıköy, 1 No’lu Şube’ye üye işçi arkadaşlarımız geldiğinde tedirgin ve cılız bir haldeydi. Ama mücadelenin büyümesiyle, birbirimize sahip çıkmamızla buradaki kararlılık görüldü. Ve diğer yerlerde çalışan işçi arkadaşlarımızın da kendi alanlarında daha ileri bir noktadan hamle yaptığını da gördük. Yani baştan çekinen arkadaşlarımızın sonrasında eylemlere çok daha cesaretle ve kitlesel şekilde katıldığını gördük. Bu mücadeleden öğrendiğimiz anlamına da geliyor. Yani bu eylemlerin en önemli özelliklerinden biri mücadeleden ve yaşamdan öğrenerek, anlayarak güçlenmesi.

İLERİ DÜZEYDEN BİR DAYANIŞMA İHTİYACI

Sendikalardan ve diğer işyerlerinde çalışan işçilerden beklentileriniz neler?

Dayanışmayı iyi kavramamız lazım. Dayanışma temsili düzeyde desteğe gelmenin ötesinde bir şey. Mesela bugün iyi örneklerinden bir tanesini Ataşehir’deki arkadaşlarımız bir günlük iş bırakarak gösterdi. Bu sorunu kendi sorunları olarak görüp dayanışma eylemi örgütlemeleri güzel bir örnek. Yani diğer işyerlerinde de bizim taleplerimizi kendi talepleri gibi görüp sahiplenerek dayanışma grevleri örgütlemek bizim için çok önemli. Dayanışma sadece ziyaretle olmaz. Tabi bunlar da olmalı ama asıl olan işçinin mücadelesini bu şekilde güçlendirmektir.

Başta DİSK’e bağlı sendikalar olmak üzere emek örgütlerine çağrımız, bulundukları her yerde bu mücadeleyi büyütmek, bizim temel taleplerimizi kendi işyerlerinde anlatmak ve aynı zamanda bizimle dayanışma ileri düzeyden dayanışmalarıdır.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Atölyede taşlama makinesinde patlama: 1 mülteci işçi hayatını kaybetti

SONRAKİ HABER

ABD'de alışveriş mağazasına silahlı saldırı: 3 ölü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa