06 Şubat 2019 07:08
Son Güncellenme Tarihi: 06 Şubat 2019 19:22

Şule Çet davası 15 Mayıs'a ertelendi

Şule Çet davasının ilk duruşması görüldü. Mahkeme sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 15 Mayıs'a erteledi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Burcu YILDIRIM
Ankara

Ankara bir plazanın 20. katından şüpheli şekilde düşerek yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Şule Çet'in davasında ilk duruşma görüldü. Sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Şule Çet’in ölümüne ilişkin ayrıntılı rapor hazırlanmasını isteyerek duruşmayı 15 Mayıs’a ertelendi.

KADINLAR MAHKEME SALONUNA SIĞMADI

“Cinayet”, “ırza geçme” ve “hürriyeti tahdit” suçlarından yargılanan sanıklar masum olduklarını iddia ederken, sanık yakınlarının alkışlaması gerginliğe neden oldu. Hakimin Baba Çet’e “Şule öğrenci olduğu halde neden çalışmak istedi” sorusu ise tepki çekti. Davayı izlemeye kadınlar mahkeme salonuna sığmadı, gün boyu sosyal medyada da “Şule Çet için adalet” paylaşımları yapıldı.

Gazi Üniversitesi Öğrencisi Şule Çet’in, 29 Mayıs 2018'de Ankara’daki bir plazanın 20. katından şüpheli şekilde düşerek yaşamını yitirmesine ilişkin davanın ilk duruşması Ankara Adliyesi’nde görülmeye başlandı. Daha önce Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi olarak bildirilen duruşma, kadınların yoğun katılımı üzerine 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne alındı. Davayı takip etmeye gelenler duruşma salonunun önünden üst katlara kadar adliye koridorlarına sığmadı.

Mahkeme Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İnsan Hakları Derneği, Kadın Dayanışma Vakfı, milletvekilleri ve Ankara, Aydın, Kırklareli Barolarının müdahillik talepleri arasında sadece Çet ailesi, yakınları ve bakanlığı kabul etti. Avukatların itirazlarına hakimin gerekçesi ise “Geç kalıyoruz” oldu.

SANIK AKSU’DAN ÇELİŞKİLİ İFADELER

Sanık Çağatay Aksu ifadesinde üstüne atılan hiçbir suçlamayı kabul etmedi. Aksu, Şule’ye dokunmadıklarını ve cinayet söz konusu olmadığını iddia ederek, “Buraya gelenler gösteriş yapıyor” dedi. Aksu “Kafası dağılsın, sohbet edelim diye konuştuk. 12.30 sıralarında plazaya geldik. Müzik açtık, yiyeceklerimizi, içeceklerimizi açtık. Bütün gece müzik dinledik. Şule dinlenme odasına gitti ve Şule’ye bakmak için gittiğimde düşer vaziyetteydi. Tuttum, ‘Gidiyorum’ dedi ve atladı. Berk’e seslendim, o duymadı, elimden kaydı ve düştü” ifadelerini kullandı. Sanık Aksu, avukatların raporlarda yer alan zorla cinsel şiddeti sorması üzerine “Ne diyorsunuz, öyle bir şey asla olmadı. Hani nerede, hangi rapor?” diye cevap verdi. Çet’in avukatları Aksu’yu çapraz sorguya aldı, Aksu çelişkili ifadeler verdi, “Olay yeri memuru musunuz, dedektif gibi soru soruyorsunuz” dedi.

"BEN KRİZE GİRMİŞTİM, ÇAĞATAY ÇOK SAKİNDİ"

Sanık Berk Akand ise ifadesinde “Müzik dinleyip eğlenmeye başladık. Hiçbir sıkıntı yoktu. Şule’nin bir ara kalktığını hatırlıyorum, benim de içim geçmişti. Sonra Çağatay’ın bana seslendiğini duydum. Sesler duydum ve Çağatay bardak yıkıyordu. Sonra yine geldi, ‘Şule gidiyorum dedi, düştü’ dedi. Şule’nin parmaklarından çıkan kendi DNA örneklerinin tokalaşma, halay ve aynı eşyayı kullanmakla da geçebileceğini iddia eden Akand, “Şule nasıl düştü bilmiyorum, görmedim” dedi. Çet ailesinin Avukatı Umur Yıldırım’ın sorularına yanıt veren Akand’ın “Ben krize girmiştim, Çağatay çok sakindi” sözleri dikkat çekti.

HAKİMİN SORUSU: ÖĞRENCİYKEN NİYE ÇALIŞIYORDU?

Hakimin Şule’nin babasına “Şule öğrenci olduğu halde neden çalışmak istedi?” sorusu ise tepki çekti. Baba İsmail Çet “Kendi harçlığı için çalışıyordu, maddi sıkıntısı varsa bile çok yansıtmazdı” cevabını verdi. Çet ailesinin Avukatı Yıldırım, mahkeme heyetine adli tıp raporlarıyla, vajinal ve anal ilişkiye zorlama kanıtlarını, kalçada ısırık izine ve anal bölgede sanığın tükürüğüne dair kanıt sundu.

TANIKLAR: SÜREKLİ HADİ GİDELİM DİYORDU

Plazadaki güvenlik görevlileri Akif Deniz ve Murat Abalı da tanık olarak dinlendi. Akif Deniz “Saat 03.50 civarı Murat, ‘bir kutlama oldu’ diye beni çağırdı. Ekrana baktığımızda, yanlarındaki bayan yoktu. Ben polisi ve ambulansı aradım. O sırada Çağatay arabaya bindi gitti. Berk, Çağatay’ı aradı ve ‘kız nerede gel’ dedi. Duyulan sesten sonra 10-15 dakika sonra geldiler. Çağatay Bey çok sakindi ve sürekli ‘hadi gidelim’ diyordu. Murat Abalı ise gümleme sesi duyduğunu ve 20. katta bir hareketlilik fark ettiklerini anlatarak, “Berk o sırada diğer ofise sallanarak gidiyordu. Dışarı çıktılar, Berk sürekli kızın nerde olduğunu soruyordu, o da düştüğünü söyledi” dedi.

"ÇOK KÖTÜ ŞEYLER OLDU" MESAJI

Şule Çet’in o gece mesajlaştığı ev arkadaşı Lilia Trohin da Çağatay’ın Şule’ye yazıp durduğunu ve asıldığını söyledi. Trohin, “Olay günü evde yemek yiyorduk. Şule bana, ‘Çağatay bana mesaj atıp duruyor, gel diyor, alacağım da var, napayım’ dedi. Ben de ‘sen bilirsin’ dedim. Saat 21.30 gibi evden çıktı. Sonra ben de ona ‘iyi misin’ diye mesaj attım. Ofise geçtiklerini söyledi ve normaldi. İlerleyen saatlerde ‘İstersen gelip alayım’ dedim, cevap vermedi. Sonra attığı diğer mesajları sabah gördüm” dedi. Olay gecesi Sanık Berk Akand'ın 'çok kötü şeyler oldu' diye mesaj attığı Pınar Turgut, ise olayı iki gün sonra gazetelerden duyduğunu söyledi.

YAKINLARI SANIĞI ALKIŞLADI!

Tanık beyanlarının ardından konuşan Avukatı Umur Yıldırım, dosyaya sundukları  ve iki profesörün hazırladığı bilirkişi raporunda Şule Çet’e yönelik cinsel saldırının delillerle ortaya konduğunu söyledi ve sanıkların tutukluğunun devam etmesini talep etti.

Sanık Çağatay Aksu'nun “Şule’yi öldürmedim, psikolojisi bozuktu intihar etti. Tahliyemi değil beraatimi istiyorum” sözleriyle suçlamaları reddetmesi üzerine salondaki yakınları “Helal abi” diyerek alkışladılar. Sanık yakınlarının alkışının ardından salonda gerginlik yaşandı. Sanık avukatı, müvekkillerinin tutukluluğuna yetecek kadar kanıt olmadığını, 4 ay tutuksuzken de bir yere kaçmadıklarını belirterek tahliye talep etti.

Şule’nin babası, İsmail Çet sanıkların tahliye taleplerine tepki gösterdi, “Başka babanın kızlarını da öldürsün diye mi!”

Sanık Berk Akand’ın avukatı müvekkilinin olaydan haberi olmadığını, suçsuz olduğunu savunarak Berk Akand’ın tahliyesini istedi. “Müvekkilim serbest olduğu süre boyunca kaçmadı, eğer suçlu olsaydı orta zeka seviyesi bile olsa yurt dışına kaçmıştı” diyerek savunma yaptı.

SANIKLAR TUTUKLU YARGILANACAK

Sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Şule Çet’in ölümüne ilişkin ayrıntılı rapor hazırlanmasını isteyerek duruşmayı 15 Mayıs’a ertelendi.

"BURADA OLUŞUMUZ KADIN MÜCADELESİNİN KAZANIMI"

Duruşma öncesi Ankara Kadın Platformu Adliye önünde açıklama yaptı. Açıklamayı okuyan Şeyda Özcan, ailesi ile birlikte ilk günden beri Şule’nin intihar ettiğine inanmadıklarını ve bunun bir cinayet olduğunu haykırdıklarını belirterek, bütün soruşturma boyunca kadın dayanışmasının güzel örneklerinden birini sergilediklerini söyledi. Platform olarak Çet ailesinin ve bütün katledilen kadınların yanında olduklarını ifade eden Özcan, “Bugün burada oluşumuz bile başlı başına kadınların mücadelesinin ve dayanışmasının kazanımıdır. Şule’nin acısından dolayı öfkeliyiz. Ama mücadelemiz devam edecek. Şu an cinsel saldırı, hürriyeti tahdit ve aynı zamanda cinayet fiilinden iddianame hazırlanmış durumda. Türkiye’de suçların faillerin ceza alabilmesi için kamuoyu baskısı yaratmamıza gerek kalmayıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.


AVUKAT UMUR YILDIRIM: DELİLLER SANIKLARIN TAMAMEN ALEYHİNE

Davanın ilk duruşması öncesinde Evrensel’e konuşan Şule Çet’in Avukatı Umur Yıldırım, dosyanın ilk duruşmasında beyanlarını ve aldıkları raporları mahkemeye sunacaklarını belirtti. Kuvvetle muhtemel dosyanın kovuşturma aşamasında tekrar adli tıbba gönderileceğini belirten Yıldırım, ilk duruşma olacağından olumlu ya da olumsuz bir gelişme beklemediklerini, sadece sürecin başlayacağını ve tutuklulukların devamına karar verilmesini beklediklerini söyledi. Sanıkların ilk defa canlı olarak sorgularının mahkemede olacağını anlatan Yıldırım şöyle konuştu: “Onların ilk tepkileri, beyanlarını orada duyacağız. Bir sanık ‘Hiçbir şey görmedim, duymadım’ diyerek olumlu, olumsuz hiçbir şey söylemiyor. Diğer sanığın da anlattığı bir hikaye var. Sanıklardan birisi konuşabilir. Çünkü birçok delil var ve anlattıklarının tamamen aksine bu deliller. Bu açıdan birisinin artık konuşacağını, gerçekleri söyleyeceğini düşünüyorum. Çünkü artık deliller birçok şeyi ortaya koydu”.

“MÜTALAA HİÇBİR BİLİMSEL GÖRÜŞ İÇERMİYOR”

Çet’in dosyasında sanık avukatlar tarafından alınan ve medyada da tepkilere neden olan “Bir kadın bir erkekle tenhada içmeyi kabul etmişse cinsel ilişkiye rıza göstermiştir” ifadelerinin yer aldığı uzman mütalaa raporuna ilişkin de Yıldırım, bu raporun adli tıp raporu olmadığının altını çizdi. Taraflardan herhangi birisinin dava ya da soruşturma aşamasında haklılığını ispat etmek için uzman kişilerden mütalaa alabildiğini belirten Yıldırım, mütalaa raporunun uzman kişiler tarafından bilimsel görüşlere göre hazırlanmasına rağmen Şule’nin dosyasında yer alan raporun hiçbir bilimsel görüş içermediğini ve tarafsız olmadığını vurguladı. Yıldırım, “Tek bir tarafı aklamaya yönelik bir rapor. Bu soruşturma aşamasında dosyaya girmişti. Savcı dahil hiç kimse dikkate almadı zaten” dedi. 

"DAVAYI TAKİP ETMEK ÖNEMLİ"

Bu davanın sadece Şule’nin değil bütün kadınların ve çocukların duruşması olduğunu ifade eden Yıldırım, “Burada aslında biz bundan sonra gerçekleşecek olaylar için de insanların hakkını savunacağız. Burada çıkacak bir karar bundan sonraki kadın cinayetleri için de ya caydırıcı olacak ya da emsal olacak. Bunun için herkesin bu davayı takip etmesini önemle rica ediyoruz” diye konuştu.

Bu arada sendika.org’un aktardığına göre “Bir kadın bir erkekle tenha bir yerde içki içmeyi kabul etmişse cinsel ilişkiye rıza göstermiş sayılır” ifadelerinin yer aldığı raporu yazan Adli Tıp Uzmanı Mehmet Nuri Aydın’ın 1989’da cezaevindeki işkencede kolu kırılan Kutay Meriç’e sağlam raporu verdiği için Ankara Tabip Odası tarafından 9 ay meslekten men edildiği ve bu cezasının da TTB Merkez konseyi disiplin kurulunca onandığı iddia edildi. 

ŞENOL ÇET: EN AĞIR CEZAYI ALMALARI İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ

Adliye çıkışında açıklama yapan Şule Çet'in ağabeyi Şenol Çet, "Karşı taraf baskı kurarak kendilerini haklı çıkarmaya çalıştı. Kardeşim oraya süs olarak gitmedi. 3 ay sonra tekrar mahkeme görülecek. Bu mahkemede, karşı tarafın en ağır şekilde ceza alması için mücadelemize devam edeceğiz" dedi.

GAMZE TAŞCIER: TÜM KADINLAR İÇİN ADALET İSTİYORUZ!

Adliye binası önünde açıklama yapan CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, bu davada alınacak kararın tüm benzer davalar için emsal teşkil edeceğini belirtti ve "Bugün burada olanlar biliyor ki Şule Çet cinsel istismara maruz kaldı ve öldürüldü. Bu dava sürecinde yayınlanan adli tıp raporları hiçbir bilimsel alt yapısı olmadan ve tamamen cinsel istismarı meşrulaştıran raporlardı. Bunlar, sürecin organize bir suç haline geldiğini gösteriyor. Biz, kadınların ne giyeceğine, yaşam şekline karışılmasını istemiyoruz. Bu davanın takipçisi olacağız. Şule Çet ve tüm kadınlar için adalet istiyoruz" dedi.


NE OLMUŞTU?

Şule Çet, 29 Mayıs 2018 tarihinde saat 05.00 sıralarında Çankaya’da bulunan Yelken Plaza adlı rezidansın 20. katından şüpheli şekilde düşerek hayatını kaybetti. Aynı dairede bulunan Çet’in patronu Çağatay Aksu ve arkadaşı Berk Akand, gözaltına alındı. İki kez nöbetçi mahkemeye çıkarılan şüpheliler, her ikisinde de adli kontrolle serbest bırakıldı. Ancak bu süreçte Ankara Adli Tıp Kurumunun hazırladığı otopsi raporunda Şule Çet’in ölümünden önce cinsel saldırıya uğradığı ortaya çıktı. Haklarında tekrar gözaltı kararı çıkarılan Çağatay Aksu ve Berk Akand Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliği tarafında cinayet şüphesiyle değil, “Cinsel amaçlı cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "nitelikli cinsel saldırı” suçlarından tutuklandı. 

DELİL KARARTILMIŞTI

Soruşturma boyunca şüpheli Çağatay Aksu’nun kolundaki Çet’e ait tırnak izlerinin ilk muayenede rapora yazılmadığı ve evdeki içki şişelerinin de saklandığı ortaya çıktı. 

DOKU ÖRNEKLERİ ORTAYA ÇIKTI

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin hazırladığı raporda, Çet’in el tırnaklarından alınan iki doku örneğinin olay sırasında Çet’in yanında olan patronu Çağatay Aksu’nun arkadaşı, şüpheli Berk Akand’a ait olduğu tespit edildi. Şüpheli Berk Akand olay sırasında odada bulunmadığını ileri sürmüştü.

3 Aralık 2018’de Şule Çet'in ölümüyle ilgili soruşturma tamamlandı ve iddianame mahkemeye gönderildi. İddianamede iki sanık için "cinayet", "ırza geçme" ve "hürriyeti tahdit" suçlarından ceza istendi. Berk Akand ve Çağatay Aksu hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 39 yıla kadar hapis cezası istendi. Şule Çet'in avukatları, ailesi ve kadın örgütleri sadece "cinsel saldırı" ve "hürriyeti tahdit" suçlarından tutuklu bulunan sanıkların, "cinayet" suçundan da tutuklanmasını istiyordu.  

Daha sonra dosyaya giren adli tıp uzmanı raporunda “Bir kadın bir erkekle tenha bir yerde içki içmeyi kabul etmişse ve hele erkeğin yalnız yaşadığı evine, odasına giderek birlikte içmiş olursa cinsel ilişkiye rıza göstermiş sayılır” ifadelerinin kullanıldığı ortaya çıktı. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Maden kapandı, çukuru zehir saçmaya devam edecek

SONRAKİ HABER

Joe Biden: Trump, Erdoğan'a Kürtleri etnik olarak temizlemesi için yeşil ışık yaktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa