21 Kasım 2018 03:05

Kolombiya’da kamu üniversiteleri krizi*

Kolombiya üniversitelerinde öğrenciler ve hocalar yeni saldırılara karşı sendikalarla birlikte mücadele ediyor.

Fotoğraf: ACREESCOL

Paylaş

Kolombiya Ulusal Üniversitesinin Medellín kentindeki Siyaset Bilimi Öğretim Üyeleri Forrest Hylton ve Aaron Tauss ve Bölüm Öğrencisi Juan Felipe Duque Agudelo Kolombiya devlet üniversitelerinden başlayarak büyüyen öğrenci hareketini yazdı:

Kolombiya’nın sağcı Devlet Başkanı Iván Duque kamu üniversitelerinin fonlarını azaltmaya çalıştıkça, yüksek öğrenimin neoliberal yeniden yapılandırılmasına karşı öğrenciler harekete geçiyor.

Kolombiyalı öğrenciler 10 Ekimde, rektörlerin, idarecilerin ve profesörlerin desteğiyle ülkenin 32 kamu üniversitesinde süresiz eylem kararı aldı. Hükümetin üniversite fonlarını keserek son derece militarize edilmiş, otoriter, neoliberal bir toplumun ve siyasal sistemin ihtiyaç duyduğu yeni bir yaşam dayatmasını protesto etmek için ülkenin en büyük kentlerinde sokağa çıktılar. Kamu üniversitesi öğrencileriyle dayanışan özel üniversite öğrencileri de dahil yüz binlercesi ülkenin her yerinde harekete geçti.

Öğrenciler, somut olarak, on yıl boyunca hükümetten 1.4 milyar dolarlık ek bir bütçe verilmesini, araştırma bütçesinin iki katına çıkarılmasını, harçların dondurulmasını, üniversite kredilerinin yüzde sıfır faizle yenilenmesini, mesleki ve teknik okulların ödeneklerinin korunmasını, protesto hakkına saygı gösterilmesini ve akreditasyonun zorunlu değil gönüllü olmasını talep ediyorlar. Hocalarla birlikte, kamu üniversitelerinde altyapı için 4.7 milyar dolar, faaliyet giderleri için 1 milyar dolarlık bir bütçe açığının olduğunu, ayrıca mesleki ve teknik okulların ek olarak 500 milyon dolara ihtiyacı olduğunu ileri sürüyorlar. Yüksek öğrenimin evrensel ve devredilmez bir hak olarak tanınması için, öğrencilere, hocalara ve idarecilere daha fazla özerklik ve öz yönetim için, bilimsel, insani ve sanatsal bilgi üretimi için on yılların mirası olan şiddetli çatışmanın ve eşitsizliğin geldiği akıl almaz boyutun ortadan kaldırılması çağrısında bulunuyorlar.

ABD DESTEKLİ “MERİTOKRASİ” KURGUSU

Kolombiya, hocaların desteğini alan öğrencilerin Dönemin Devlet Başkanı Juan Manuel Santos’un kamu üniversitelerini özelleştirmesini engellediği 2011 yılından bu yana gerçekleşen en kitlesel protestolara tanıklık etti. Ne var ki hükümet 2014’ten itibaren özel üniversiteler için o kadar büyük bir yardım programı tasarladı ki bu, binlerce yoksul emekçi çocuğunun görece ucuz olan devlet üniversitelerinden giderek pahalılaşan özel üniversitelere kitlesel düzeyde kaydırılmasına sebep oldu.

2011 protestolarından yedi yıl sonra kamusal yüksek öğrenim sisteminin sorunları daha derinleşmiş durumda. O günden bugüne, hükümet ödeneği azaltıldı ama üniversite maliyetleri neredeyse yüzde 10 arttı. 1993-2016 yılları arasında lisans öğrenimindeki öğrenci sayısı dört katına çıkarken öğrenci başına düşen devlet harcaması yarı oranda kesildi. 1991 Kolombiya Anayasası ücretsiz, yüksek nitelikli eğitimin evrensel bir hak olarak teminat altına alıyor, peki o zaman kamu yararına eğitim nasıl ve neden metalaştırılıyor ve özelleştiriliyor? Bu durumu değiştirmek ve tersine çevirmek için ne yapılabilir?

Bu sorunun cevabı kısmen politik ve ideolojik: ABD üniversitelerinden ithal edilen ve Kolombiya’daki özel üniversitelerde hakim olan uluslararası finans kuruluşları, neoklasik iktisat, yeni kurumsalcılık, rasyonel tercih teorisi hükümetin kamu hizmetlerine ilişkin fikirlerine kılavuzluk ediyor. Özel üniversiteler, kamu hakkı olan yüksek öğrenime kapitalist bir mercekten bakan kamu politikalarını formüle eden personel ihtiyacını karşılıyor. Onlara göre devletin görevi kredi ve güvenlik sağlayıp, mülkiyet haklarını koruyarak, yoksulların harçlarını ödeyebilmesini garantileyip rekabetçi piyasalara girişini sübvanse etmek. Şeytan bizzat 1991 Anayasası’ndaki ayrıntıda gizli. 67-69. maddeler devletin rolünün kamu ve özel üniversiteler arasındaki piyasayı düzenleyerek bireylere ve ailelere yardım etmek olduğunu söylüyor. Bu dinamiğe göre, ABD’den ithal edilen “akademik üstün başarı” kriterlerine dayanan akreditasyon uygulaması vesilesiyle özel kurumlara sistematik iltimas geçiliyor ve dünyanın en eşitsiz bölgesinde, Latin Amerika’nın en eşitsiz toplumlarından birinde bir meritokrasi kurgusu yaratılıyor.

YÜKSEK ÖĞRENİMİN NEOLİBERAL YENİDEN YAPILANDIRILMASI

Kolombiya’da kamu üniversitelerinin yağmalanması, 1970’lerde baş gösteren ve 1990’larda konsolide olan paramiliter çetelerin desteğiyle militerleşmiş, rantçı sermaye birikim modelinin derinleşme sürecinin bir parçasıydı. 1992’de Başkan César Gaviria ve hükümeti, Kolombiya ekonomisinin ve devlet kurumlarının yeniden yapılandırılmasının bir parçası olarak kamu üniversitelerine ayrılan bütçeyi dondurdu ve onları dış kaynak bulmak zorunda bıraktı. Artan öğrenci kayıtları, araştırma, altyapı ve personel maliyetlerindeki artış bu durumu daha da zorlaştırdı. 1990’ların ortasında kapanmak zorunda kalan üniversiteler olduğu gibi birçok üniversite öğrenci yurtlarından, yemekhanelerden, her yerde olduğu gibi Kolombiya’da da fakültelerin çoğunluğunu oluşturan ama  sendikaların korumasından uzak esnek ve güvencesiz koşullarda çalışan misafir öğretim üyelerinin işe alımından kesinti yapmak zorunda kaldı. Eğitimdeki bu ani ve köklü değişim, çok uluslu şirketlerle bağlantılı olarak hükümetlerin sübvanse ettiği, yerkürenin güneyinde madencilik, hidrokarbon, tarım endüstrisi, kentsel gayrimenkul, finans gibi hizmetlerin yaygınlaşmasına ve kuzeyinde teknoloji ve fikri mülkiyet haklarının gelişmesine yönelik çok daha büyük bir ekonomi politik dönüşümün içerisinde meydana geldi.

2000’lerin başında Başkan Álvaro Uribe’nin başlattığı sözde “eğitim devrimi” ile, kamu üniversitelerinde öğrenci kotaları üç katına çıkarılırken öğrencilere ayrılan kaynaklar sadece enflasyon oranında düzenlendi. Uribe hükümetinin reformları, uluslararası finans kurumlarının bölgede değişen başarı düzeylerinde teşvik ettiği, neoliberal dönemde küresel olarak ortaya çıkan yüksek öğrenim modelinin açık ve net bir yansıması. Elit özel üniversiteler, devlet destekli kredilerle ülkenin orta sınıfının profesyonel eğitim talebini karşılayacaktı. Öte yandan, hükümetin Ulusal Eğitim Hizmeti (SENA) alt-standartta kâr amaçlı üniversitelerle birlikte, iş dünyasının rekabet düzeyini artıracak olan yoksullaştırılmış emek gücü için mesleki eğitim programları sunacaktı. Kamu üniversitelerine düşen minik rol, hükümetin kamu ve finans politikaları tarafından neden yedek kulübesine çekildiklerini kısmen açıklıyor.

O zamandan beri, Kolombiya kamu üniversitelerinin mali durumu kötüye gitmeye devam etti, bugün hükümet, bütçelerinin yarısını dahi karşılamıyor. 2000’de hükümetin kamusal yüksek öğrenime katkısı gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 0.55’iyken, bu rakam 2015’ten itibaren yüzde 0.40’a kadar düştü. Büyüyen bütçe açığı “kayıt dışı özelleştirme” süreçlerine yol açtı. Üniversiteler, danışmanlık hizmeti satarak, piyasaya yönelik ek dersler ve piyasa oranlarında lisansüstü programlar açarak, giderek artan sayıda büyük şirketlerle araştırma ortaklıkları kurarak dış kaynak arayışlarını yoğunlaştırdılar. Ayrıca, yeni enformasyon teknolojilerinin, laboratuvarların, uzmanlık eğitimlerinin, uluslararasılaşmanın, fiziksel ve idari altyapının artan maliyetleri, hükümetin sağladığı kaynaklar ile asgari bir kalite standardını temin etmek için zorunlu olan harcamalar arasında zaten hassas olan dengesizliği daha da kötüye götürdü.

Neoliberal reformlar, 1950’lerde Kolombiyalı öğrencilere yurt dışında eğitim için kredi verme amacıyla kurulan bir kamu kurumu olan Kolombiya Eğitim ve Yurtdışında Teknik Çalışmalar için Kredi Kurumunun (ICETEX) sağladığı borç ve kredi kapsamını genişleterek özel üniversiteleri güçlendirdi. 2005’te, Uribe yönetiminde, ICETEX, yoksul öğrencilerin özel üniversite harç ve kayıt paralarını karşılayabilmeleri için borç veren özel bir finans kurumuna dönüştürüldü.

ICETEX bu borçları sadece Kolombiya hükümetinden değil aynı zamanda Dünya Bankası gibi uluslararası finans kuruluşlarından da sağlıyor. Kolombiya hükümetinin yüksek öğrenim reformları için Dünya Bankasından aldığı 467 milyon doların 411 milyonu, kamu üniversitelerine gitmeyecek, ICETEX’in özel üniversiteleri sübvanse etmesi için harcanacak.

6 Kasım'da, öğrenciler ve hocalar eğitim bakanıyla 11 saat süren bir görüşme gerçekleştirdi ve Başkan Iván Duque ile toplantı talep ettiler. Bir hafta önce, 28 Ekim’de, üniversite rektörleri ile hükümet, kamu üniversitelerinin, 2019’da enflasyonun yüzde 3 ve 2020-2022’de yüzde 4 üzerinde olmak üzere (2010-2017 arası ortalama enflasyon artışı  yüzde 4.7), önümüzdeki dört yıl için 400 milyon dolarlık ek bir bütçe almasını öngören bir anlaşmaya varmıştı. Hükümet, uygulandığı takdirde öğrencilerin borçlanma oranının artmasına sebep olarak yeni bir borç ve kredi programıyla kamu kaynaklarını özel üniversitelere aktaracak.

Başkan Duque, öğrencilerin 28 Ekim’deki anlaşma için kendisine müteşekkir olması gerektiğini söyleyerek onlarla görüşmeyi reddetti. Bu makale kaleme alındığında (16 Kasım 2018) hâlâ görüşmemişti. Kendisi öğrenciler yerine Pop Star Maluma ile buluştu, memleketi Cesar’da paramiliter çetelerle yakından ilişkili olan Silvestre Dangond ile buluşmayı planlıyordu.

Ne yazık ki, politik iklim düşünüldüğünde, Ulusal Üniversitenin Bogotá kampüsünde benimsenen taktiklerin bir kısmı yanlış, hatta tehlikeli taktikler. 7 Kasım’da, öğrenciler, rektör Dolly Montoya ve diğer yöneticilerin çalıştığı idari ofisleri basarak tüm üniversite çalışanlarını bir sonraki açıklamaya kadar ofislerini terk etmeye zorladılar. Üniversite, bu yüzden çalışanlarının bir sonraki maaşlarını ödeyemeyecek ya da Tumaco gibi merkezi olmayan, çatışmalı bölgelerdeki yükümlülüklerini yerine getiremeyecek. Bogotá işgaline katılan öğrenciler, böylece işçi sınıfının üniversitedeki üyelerine zarar vermiş oluyorlar, halbuki kaçınılmaz olarak onların desteğine bel bağlamaları gerek.

Hocaların ve idarecilerin iyi niyetli ara buluculuk çabalarına rağmen devam eden uzlaşmazlık toplumsal olaylara müdahale polisinin (Esmad) kanun adına şiddet kullanarak binaları geri almasına neden olabilir. İşgal devam ederse, tıpkı geçmişte maskeli protestocular/provokatörler ile Esmad arasındaki çatışmalarda yapıldığı gibi medyada öğrenci şiddeti Vandalizm şeklinde gösterilerek potansiyel müttefikleri uzaklaştırabilir. Tam da genişlemesi gereken bu zamanda hareketin tabanını darlaştırabilir.

EĞİTİM İÇİN GENİŞ CEPHE

8 Kasım’dan bu yana öğrenciler, hocalar, memurlar ve işçiler, ülkenin ilerici sendika federasyonu CUT’a bağlı kamu okulları öğretmenleri sendikası FECODE’de bir araya geldiler. CUT, aralık ayında olası bir genel grevin kapısını açık bırakarak, 15 ve 28 Kasım’da temel gıda maddelerindeki vergileri protesto etmek ve kamusal eğitim için bütçe talep etmek üzere ülke çapında eylem çağrısı yaptı. Öğrenciler, CUT ile birlikte, okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite eğitimiyle ilgili sorunlar etrafında bir “Eğitim için Geniş Cephe” oluşturuyorlar. Üç ana talepleri var: Hükümetin, özellikle de bizzat Başkan Duque’nin müzakerelere geri dönmesi, mevcut öğrenim yılının iptal edilmemesi ve insan haklarının uygulanacağına dair teminat verilmesi.

8 Kasım’daki yürüyüş sırasında bu haklar, öğrencilerin öncülük ettiği protesto yürüyüşünün içerisine sızıp toplumsal olaylara müdahale polisleri ile iş birliği içinde Vandalizmi örgütleyen sivil giyimli polisler tarafından ihlal edildi. Böylece öğrenci gösterilerine yönelik şiddet “aklanmış” oldu. Ulusal Üniversitenin Bogotá Kampüsündeki üç öğrenci polisle çatışmadan kısa bir süre sonra kayboldu. Neyse ki 13 Kasım’da sağ ve güvende oldukları öğrenildi. O günlerde öğrenci hareketinin sözcülerinden (Kolombiya Üniversite Öğrencileri Temsilcileri Birliği-ACREES Başkanı) Alejandro Palacio, birkaç tanesi içeriye sızan maskeli kişilerden gelen dört ölüm tehdidi aldı.

Neyse ki öğrenci hareketi büyük oranda geniş bir koalisyon inşa etmesi gerektiğini anladı. Kamusal yüksek öğrenimi savunurken, başta hocalar olmak üzere 8 Kasım yürüyüşüne katılan FECODE ve CUT gibi geniş bir kesimdeki huzursuzluğu ateşlemiş oldu. Kamu eğitimini savunup dönüştürme hareketi öğrenci hareketinin sınırlarını aşıp daha geniş, bağımsız ve kentli bir solun, ulus çapında bir halk blokunun oluşmasına doğru ilerliyor. Bu, İlerici Liberal Politikacı Jorge Eliécer Gaitán’ın 1948’de öldürülmesinden bu yana Kolombiya’da görülmemiş bir şey.

Venezuela’ya karşı ABD destekli savaş tamtamlarının sesinin yükseldiği ve Brezilya’da Jair Bolsonaro’nun iktidara geldiği düşünüldüğünde, Kolombiya’da yüksek öğrenim için  ve bir bütün olarak ülkenin daha demokratik bir yönelime girmesi için bastıran hareketin çıtası pek yükselemeyebilir. ABD ve Kanada’daki ve diğer ülkelerdeki öğrencilerin ve hocaların sokağa inip Kolombiyalı kardeşlerinin yolundan yürüyerek dayanışma göstermesi gerek.

NOT: Bu yazı yazıldıktan sonra öğrenciler ile Eğitim Bakanı ve Finans Bakanı arasındaki görüşmelerin yeniden başlatılacağı ve Rektör Dolly Montoya ile öğrenciler arasında anlaşmaya varılarak Bogotá Kampüsündeki işgale son verildiği açıklanmıştır.

* Çeviren:
Fulya Alikoç

ÖNCEKİ HABER

Afganistan’da intihar saldırısı: 50 ölü

SONRAKİ HABER

Salihli’de domates hasadı başladı: Üretici de tüccar da memnun değil

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa