29 Eylül 2018 11:33

HDP Parti Meclisi toplandı

HDP'li Sezai Temelli seçimlere dair "İttifaklar kulislerde değil mahallede arandığı zaman gerçek anlamına kavuşacaktır.” dedi.

Fotoğraf: MA

Paylaş

Parti Meclisi toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, yerel seçimlerde “Nasıl bir kent ve yönetim istiyoruz” sorusuyla hareket edeceklerini belirterek, “İttifaklar kulislerde değil, mahallede arandığı zaman gerçek anlamına kavuşacaktır” dedi.
 
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Parti Meclisi, genel merkez binasında toplandı. İki gün sürecek olan toplantıda güncel gelişmelerin yanı sıra seçimlere dair hazırlıklar ele alınacak. Toplantı, Eş Genel Başkan Sezai Temelli’nin açılış konuşması ile başladı.
 
Toplantılarında güncel gelişmelerden ekonomi ve dış politikadaki gelişmelere kadar birçok başlığın değerlendirileceğini ifade eden Temelli, yine 1 Ekim Pazartesi günü açılacak Meclis’teki yeni yasama dönemi ve yerel seçimlere dair hazırlıkların masaya yatırılacağını kaydetti.

‘NİTELİKLİ SUÇLARA AF GETİRİYORLAR’

MHP’nin Meclis’e sunduğu af tasarısı üzerinde de duran Temelli, “Leyla Güven’in olmadığı oturumda af gündeme gelecek. Akıl tutulmasını geçtik artık bir vicdan tutulması ile karşı karşıyayız. Geçen dönem milletvekili arkadaşlarımızın vekillikleri düşürüldü ve tutuklandılar. Bu af teklifi kapsamında nitelikli suçlara af getiriliyor. Nitelikli hırsızlığa, suç örgütlerine af geliyor. Çok nitelikli bir af teklifi hazırlanmış. Buna kılıf hazırlarken cezaevinin doluluğunu gerekçe gösteriyorlar. Evet, oradaki koşullar sağlıklı değil. Çünkü cezaevlerinde işkence ve kötü muamele var ve bunu yapan bu iktidar. Bunu yaşayanlar bu nitelikli af teklifinin içinde yer almıyorlar. Bugün cezaevlerinde 67 bin tutuklu kalıyor ve mahkeme süreçleri zamana yayılarak peşin hükümlü bir cezalandırma yapılıyor. Cezaevlerinde çocuklar var, 680 bebek var” ifadelerini kullandı.

‘AF YERİNE TOPLUMSAL BARIŞ İÇİN ADIM ATALIM’

Temelli, cezaevlerindeki sorunları bu anlayışla çözmenin mümkün olmayacağını da vurguladı. Her gün 50 cezaevi yapma hedefini önüne koyan AKP’nin Türkiye’yi açık cezaevi haline getirdiğini ve en büyük yatırımı yine cezaevleri konusunda yaptığını söyleyen Temelli, “Meclis’e çağrımızdır. Madem bir af anlayışı hakim; gelin af yerine toplumsal barışı sağlayacak bir adım adım atalım. Meclis’i Beştepe’nin vesayetinden kurtaracak bir çalışma yapalım. Evrensel hukuk normlarında, insan hakları referanslı bir düzenleme yapalım. Bütün vatandaşları teröristleştiren TMK’yi değiştirelim. O zaman affı konuşmaya gerek kalmaz. Bunları yapamazsınız, yapmayacağınızı biliyoruz. Ama bunun mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz. Bizim mücadelemiz sürecek” dedi.

‘ADALET, DEVLETLERARASI PAZARLIĞA DÖNÜŞTÜ’

Temelli, AİHM’in Öcalan konusunda aldığı karara dair ise “AİHM, ‘kötü muamele yoktur’ diye bir karar verdi. Tecrit zaten kötü muameledir. Bu karar, adaletin devletler arası bir pazarlığa dönüştüğünü bize gösteriyor. Cumhurbaşkanı Almanya’da bu adaletsizliğe girdi, ‘yargı bağımsızdır, biz karışmayız’ dedi. Bunlar söylediklerini hemen yalanlıyorlar ve hemen öyle oldu. Cumhurbaşkanı, ‘bu yargılamalar yıl sonuna kadar tamamlanacak’ dedi. Belki kararları yazmış olabilirler” ifadelerini kullandı.

‘DIŞ GÜÇLER SURİYE’DEKİ ÇÖZÜMÜ ÖTELEDİLER’

İdlib’teki gelişmelere de değinen Temelli, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dış politika deyince bütün dünyanın gözü İdlib’de olacak. İdlib konusunda bir çözümün ortaya konulması ve grupların silahlardan arındırılması ve işledikleri suçların uluslararası ölçeğinde yapılması. Ne oldu? Rusya, ABD, İran ve Türkiye gibi Suriye’ye müdahalede bulunan tüm dış güçler, Suriye’deki çözümü ötelediler. Bu ötelemenin Suriye halklarına, bölge barışına hiçbir faydası olmayacak. AKP hükümetine zaman kazandırmış olabilir ama önümüzdeki dönem maliyeti derinleştirecek. Suriye’nin çözümü Suriye halklarından geçiyor. Dolayısıyla bütün dış güçlerin acilen Suriye’den çıkması ve bu çetelerin acilen silahsızlandırılması gerekiyor. Grupların çıktığı söyleniyor. Bu gruplar nereye gidiyor? Silahları ile beraber nerede bulanacaklar? Bu silahlı gruplar Efrin veya Cerablus’a doğru mu çekiliyor? Burada kalmaya devam edecekler mi? Böyle bir plan varsa çözümsüzlüğün daha da kalıcılaşmasına neden olacaktır."

ERDOĞAN MERKEL GÖRÜŞMESİ

Erdoğan'ın Almanya’da İdlib meselesini koz olarak kullanacağını söylemiştik diyen Temelli, "Göçmenlere yaklaşımları böyle olduğu sürece, sorun kalıcılaşmaya devam edecek. Almanya’daki görüşmelerde ekonominin ön plana çıktığını göçmen politikalarının bu çerçevede yine pazarlık edildiğini izledik. Radikal cihatçı örgütleri sorununun çözümü, göçmen sorununun çözümü buradan geçmiyor. Bu yaklaşım devam ederse Ege ve Akdeniz göçmen mezarlığı olmaya devam edecek. Avrupa’ya sesleniyoruz. Bunun vebali boynunuzda olur. AB’nin en temel müktesebatı Kopenhang Kriterleri’dir. Mastricht Kriterleri ile arasında güçlü bir ilişki vardır. Avrupa, hukuk ile bu kriterler arasındaki ilişkileri kopararak Türkiye ile pazarlık yapmaktadır. Bir gazeteciye hızını alamayıp ‘ajan’ diyecek kadar artık pervasızlaşmıştır. Bir idrak sorunu yaşamaktadır. Türkiye’de yaşadığımız bu sorunlar, Almanya’da bizzat Cumhurbaşkanı’nın ağzından ifşa olmuştur” değerlendirmesinde bulundu. 

Üniversitelerin de sorunlarla açıldığını ifade eden Temelli, “Üniversiteler çölleşmiştir, bilimin dışına itilmiştir, özgür ve özerk bilimden yoksundur. Üniversite giderek üniversite vasfını yitirmektedir. KHK ile uzaklaştırılan hocaların yerini doldurmak mümkün değil. KHK ile mağdur edilmiş binlerce insanın sesine kulak vermeliyiz” dedi.

‘ÜLKEYİ PAZARLAYACAK BİR DENETİM YOLU BULMUŞLAR’

Yeni Ekonomi Programını (YEP) değerlendiren Temelli "Programın haksızlık etmeyelim tutarlı olan tarafları var. Bu da neo-liberal politikalardır. Bu program, kadınlara, işsizlere, topluma büyük bedeller ödetmeyi önüne hedef koymuş. Bu iktisadi krizin, 16 yıllık yanlış ekonomik programın bedelini halklara ödetme peşinde. Bunu denetimden azade yapmayı amaçlıyorlar. Ama bir denetim yolunu bulmuşlar. Kendilerini ve ülkeyi pazarlayacak bir denetim yolu bulmuşlar, McKinsey’e ihale edilmiştir. Önümüzdeki dönemde bankaları özelleştirmenin önünü açmışlar. Merkez Bankası 7 hafta içinde 20 milyar dolar rezervlerinde erime yaratmış. Niye dolar 20 kuruş ucuzlasın diye. İçine sürüklendiğimiz durum o kadar vahim ki et ve buğday ithal edecek durumdayız. Bunca ormanı yakarsanız ve merayı yasaklarsanız yoksullukta artar gelir dağılımında adaletsizlik artar. Bu krizin beledini kadınlar, işçiler ve halklar ödemeyecek. Biz bu bedeli ödemeyeceğiz diye halkı örgütlenmeye devam ediyoruz” diye belirtti.

‘İTTİFAKLAR KULİSLERDE DEĞİL MAHALLEDE'

Yerel seçimlere ilişkin de konuşan Temelli, şunları söyledi: “Şu iki soruyu önümüze koymalıyız. Nasıl bir kent ve yönetim istiyoruz. Bu çalışmaları sürdürmek. Emekçilerin gençlerin, kadınların kentleri istiyoruz eşitlikçi ilişkileri var edeceğimiz bir kent yaratmak istiyor. Emekçiler, kadınlar ve toplumun tüm kesimleri ile ittifakı gerçek anlamına kavuşturarak çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız. Burada yerel demokrasi anlayışımızın toplumsallaşması büyük önem taşıyor. İttifaklar kulislerde değil mahallede arandığı zaman gerçek anlamına kavuşacaktır.”

‘DOĞRUDAN IMF’YE GİTMEYİP YİNE TAŞERON KULLANIYORLAR’

Basın mensuplarının ekonomi denetiminin McKinsey’e verilmesine ilişkin görüşlerini sorduğu Temelli, “Sayıştay denetiminden kaçırdıkları, baş aşağı giden ekonomiye bu yolla güven pompalamaya çalışıyorlar. Yerli ve milli söyleminin karşılığı olmadığını her zaman söyledik. Doğrudan IMF’ye gitmeyip yine taşeron kullanıyorlar. Bunlar taşeron iktidarı. Bir kemer sıkma politikasını devrede olduğunu görüyoruz” yanıtı verdi.
 
Temelli’nin açılış konuşmasından sonra toplantı basına kapalı olarak devam etti. (HABER MERKEZİ)

 

ÖNCEKİ HABER

Avrupa Futbol Şampiyonası: Nasıl birlikte paylaşmadık

SONRAKİ HABER

Kadıköy'de Suruç anmasına polis biber gazı ve plastik mermiyle saldırdı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa