Diyarbakır’da 1 Eylül: Kardeşliği emek ve mücadele ile kuracağız

Diyarbakır’da binlerce kişi 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla düzenlenen mitingde bir araya geldi.

Diyarbakır'da 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla düzenlenen miting binlerce kişi ile başladı. Emek ve Demokrasi Platformunun çağrısıyla İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitinge HDP, DBP, ÖSP, EMEP, ESP, KESK, TMMOB, İHD ve Diyarbakır Barosu kurum olarak katıldı. Miting alanında ayrıca HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, milletvekilleri Remziye Tosun, Dersim Dağ, Feleknas Uca, Nusret Maçin, Saliha Akdeniz, Ayşe Acar Başaran, EMEP MYK üyesi Yusuf Karataş, EMEP İl Başkanı Çağla Yolaşan ve Barış Anneleri de yer aldı.

Miting alanına ‘Kardeşliğin dünyasını emek ve mücadele ile kuracağız’, ‘Ölüme karşı yaşa’, ‘Faşizm kaybedecek özgürlük kazanacak’, ‘Bijî yek Îlon’, ‘Barış tecrit edilemez’ yazılı pankartlar asıldı. Saygı duruşunun ardından Miting Tertip Komitesi Başkanı Erkan Erenci kısa bir konuşma yaptı. 40 yıldır Kürt halkının barış için mücadele ettiğini belirten Erenci, mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.

‘BARIŞ İÇİN ÖLÜYORUZ, YETER ARTIK ÖLDÜRÜLDÜĞÜMÜZ’

Mitingde sahneye çıkan Barış Anneleri, 'Biz anayız, savaşsız bir dünyadan yanayız' yazılı pankart açtı. Sahnede Barış Anneleri adına yapılan konuşmada, “Çocuklarımız kayıp, onları arıyoruz. Karşı çıkıyorlar. Yüreğimiz yanıyor. Barış için ölüyoruz. Artık yeter öldürüldüğümüz, barış istiyoruz. Ne asker, ne polis, ne gerilla kimsenin ölmesini istemiyoruz. Hepsi bizim çocuğumuz. Artık yeter yüreğimizin yandığı. Herkes için barış istiyoruz. Asker ve polis annesi için de barış istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Fotoğraf: Evrensel

TJA Üyesi Ayşe Gökhan ise “Bugün Dünya Barış Günü. Ama maalesef dünyanın her yerinde savaş var. 65 milyon insan mülteci. 3. Dünya Savaşı Ortadoğu ve Kürdistan'da çıkarılmaya çalışılıyor. Biz bu savaşı  kınıyoruz. Öcalan üzerindeki tecridi tüm Ortadoğu halklarının üzerindeki tecrit olarak görüyor, kabul etmiyoruz. Biz kadınlar tecridin ne olduğunu biliyoruz. Kadının özgürlüğü gelecektir” dedi.

Fotoğraf: Evrensel

'KÜRT SORUNU SİLAHLA ÇÖZÜLMEZ'

1 Eylül'ün Dünya Barış Günü ilan edilmesinin ardından yaşanan savaşlara değinen DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Emperyal güçler Ortadoğuda kan emiyorlar adeta. Egemenlerin, hiçbir barış ve özgürlük projeleri yoktur. Öcalan üzerinde ağır bir tecrit var. Tecritin nedeni fikirleridir. Öcalan'ın mücadelesi sadece Kürt hakkı için değil Ortadoğu halkları için, barış içindir. Bu iktidarın Kürt, Türk, Laz, Çerkez halklarına verecek bir şeyleri yok. Sadece kendi iktidarını güçlendirmek, egemen olmak, baskılamak... Burada 3 yıl boyunca şehirler yıkıldı, insanlar bodrumlarda yakıldı Kürtlerin iradesini yok saymak için. 100 yıldır Kürtler üzerinde uygulanan bu politikalar sonuç vermedi. Kürt sorunu silahla çözülmez. Kürtler özgürlük, barış, demokrasi Ortadoğu topraklarına gelene kadar diz çökmeyecek."

Fotoğraf: Evrensel

TEMELLİ: BARIŞTAN KORKTULAR

"En büyük kaynak israfını savaş ekonomisiyle yaptılar. Bunu meşrulaştırmak için Kürt halkına savaş ilan ettiler" diyen HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ise barış istemeye devam edeceklerini vurguladı.

Temelli'nin konuşması şöyle:

"Sizler Türkiye ve Ortadoğu halklarının umudusunuz. Faşizme karşı omuz omuzayız. Özgürlük ve barış mücadelesini yükselteceğiz. Faşizme karşı direnişimiş devam ediyor. Bu dünyada savaşlar olmasın diye, yıkımlar olmasın diye Barış Günü kutlanıyor. Bugün insanlığın barışa ihtiyacı var. Kürt halkı savaşın ağır yükünü ödüyor. Bu yıkımı tecrit ile başlattılar. Tecrit insanlığa doğaya barışa karşı yapılıyor. Öcalan'ın büyük çaba ile var ettiği ve partimizin binbir emekle değer verdiği barış masanı devirdiler. Müzakere boyunca nasıl bir ortamın geliştiğini bu toprak gördü. Hepimiz şahitiyiz. Öcalan avukatları ve ailesi ile görüşemiyor. Bu tecrit Kürt halkının değerlerine saldırıdır. Bir an önce tecrite son verilmelidir. İmralı'nın kapısı her açıldığında insanlar ölmedi, tutuklanmadı. Barıştan korktular. Tecrit olmasaydı belki de inananlar başka şekilde yaşayacaktı.

Bugün binlerce arkadaşımız cezaevinde. Bu haksız hukuksuz iktidarın girdabında suçsuz yere cezaevinde. Onlar özgür oluncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz.

'KRİZİN FATURASINI HALKIN PARASINI ÇARÇUR EDENLER ÖDESİN'

Bu ülkeyi her geçen gün sorun yumağına sürüklüyorlar. Ekonomik kriz için dış güçleri neden gösteriyorlar. Sen değilmiydin o dış güçlerle kol kola giren. Bu ekonomik durumu halkların başına bela eden sen değilmiydin? Bunun nedeni Erdoğan rejimi. Bunu sen de biliyorsun.

Bugün halka fedakarlık öğütü veriliyor. Yastık altındaki dolarları bozdurun diyor. Sanıyor ki herkes onunla aynı yastığa baş koyuyor. Ülkede ne kadar yer varsa özeleştirdiniz. Bu borçları kim aldıysa bunun da fedakarlığını o yapacak. Bu borçları biz ödemeyeceğiz. Halkın kaynaklarını çarçur edenler krizin faturasını da ödesin. Buna karşı sesimizi yükselteceğiz.

Özelleştirmenin neden ortaya çıktığı Telekom'dan belli. Alan şirket Türk Telekom'u soydu gitti. Buranın yönetiminde olan kişi Cumhurbaşkanı Yardımcılığı yapıyor. Şu an saray da oturuyor.

En büyük kaynak israfına savaş ekonomisi ile yaptılar. Bunu meşrulaştırmak için Kürt halkına savaş ilan ettiler. Halklara nefret tohumu ekiyorlar. Bunu bitireceğiz. Çok acılar çektik. Onlar bizi ayrıştırsa da barış diyeceğiz. Eğitime sağlığa bütçe diyeceğiz. Bunun bizden alınmasına izin vermeyeceğiz."

Miting Agirê Jîyan'ın şarkılarıyla devam etti. (Diyarbakır/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Eylül 2018 19:12
www.evrensel.net