Gezi direnişinin 5. yılında yargılamalar ne durumda?
Fotoğraf: MA

Gezi direnişinin 5. yılında yargılamalar ne durumda?

Gezi direnişinde yaşamını yitirenlerin failleri hakkında 5 yıldır etkin bir yargılama yapılmadı. Sonuç: Cezasızlık politikası ve ödül gibi cezalar!

Cansu PİŞKİN
İstanbul

Gezi Parkı eylemleri sırasında hayatını kaybeden 7 kişinin ölümünün üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen failler hakkında etkin bir yargılama yapılmadı. Yıllar sonra açılan davaların büyük çoğunluğu “güvenlik” gerekçesiyle başka illere taşındı. Faili kolluk kuvveti olan sanıkların hemen hepsinin tutuksuz yargılandığı davalarda, ödül gibi cezalar verildi. Gezi’nin beşinci yıl dönümünde hayatını kaybeden 7 kişi ile ilgili yargıda işleyen süreci toparladık:

AYVALITAŞ DAVASINDA YENİ BİLİRKİŞİ RAPORU İSTENDİ

İstanbul Ümraniye’de yaşayan 20 yaşındaki Mehmet Ayvalıtaş, 2 Haziran 2013 gecesi Gezi Parkı’na destek için 1 Mayıs Mahallesi’ne yürüyenlerin arasındaydı. Otoyol kapatıldığı sırada üzerine süren aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren Ayvalıtaş’ın ölümü kayıtlara trafik kazası olarak geçti. Ayvalıtaş’ın öldürülmesine ilişkin dava 6 Şubat 2014’te başladı. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava kapsamında tutuksuz yargılanan sanıklar Mehmet Görkem Demirbaş ve Cengiz Aktaş “taksirle ölüme ve yaralamaya neden olmak” suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. 9 Mayıs 2018 tarihli son duruşmada Ayvalıtaş ailesinin avukatları, Mehmet Ayvalıtaş’ı kusurlu bulan Adli Tıp Uzmanlar Kurulu raporunun kabul edilemez olduğunu, olayın meydana geldiği yolda yayaların girişini engelleyen bir bariyer söz konusu olmadığını belirterek dosyanın, İTÜ İnşaat Fakültesi Ulaştırma Ana Bilim Dalı'nda görevli bir heyete gönderilerek keşif yapılmasını ve yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etti. Mahkeme, tarafların kusurunun belirlenmesi için dosyayı İTÜ Ulaştırma Ana Bilim Dalı'nda görevli 3 kişilik bilirkişi heyetine gönderme talebini kabul etti. Duruşma 24 Eylül’e ertelendi. Yargılama sürecini değerlendiren baba Ali Ayvalıtaş, “Gezi sürecinden sonra az bir adalet vardı ama o da kayboldu. Yargı da diktatörün eline geçti. Hakim, savcı kalmadı. Mahkeme heyetinde görevden almalar oldu. Olay anına ait görüntüler 1 buçuk yıl gizlendi. Bilirkişi raporunun heyetin kabul etmesi benim için mucize gibi bir şey oldu. Çünkü mahkeme süreci başından itibaren bizim için tam bir fiyaskoydu. Her girip çıktığımızda cehennemi yaşıyoruz. Gezi ailelerinin hepsine başsağlığı diliyorum. Bizim kadar Türkiye’nin de kayıpları oldular.” dedi.

YARGITAY CÖMERT’İN KATİLİNE VERİLEN CEZAYI FAZLA BULDU

Hatay Armutlu’daki eylemlere katılan 22 yaşındaki Abdullah Cömert, 3 Haziran 2013’te Akrep aracından atılan biber gazının başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti.Olayla ilgili soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısı hazırladığı iddianamede polis memuru Ahmet Kuş’un olası kasıtla adam öldürmek suçundan 25 yıla kadar hapsini istedi.Cömert’in öldürülmesine ilişkin dava 4 Temmuz 2014’te Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. İlk duruşmasına aile ve avukatlar dışında izleyici ya da basın alınmadı. Davanın 4 Kasım’daki ikinci duruşması “güvenlik” gerekçesiyle Balıkesir’e taşındı. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etti. Sanık polis duruşmalara SEGBİS ile katıldı. Mahkeme heyetinde değişiklikler oldu. Çeşitli nedenlerle görevi bırakan iki hakimin yerine heyete yeni iki hakim dahil edildi. Yargılama sonrasında kararını veren mahkeme sanık polis memurunu “kastın aşılması suretiyle adam öldürmek” suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak heyet, sanığın polis memuru olması ve delilleri karartma ihtimalinin bulunmaması gerekçesi ile sanık Ahmet Kuş’un tutuklanmasına yer olmadığına hükmetti. Sanık Kuş’a verilen ceza Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından fazla bulundu. Başsavcılık, hazırladığı tebliğnamede, polisin kasten değil “bilinçli taksirle” hareket ettiğini ileri sürdü ve kararı bozdu. Yerel mahkemeye dönen dosyaya ilişkin yargılamaya yeniden başlanacak. Cömert’in kardeşi Adnan Cömert yargılama sürecini değerlendirdi: “Yargıtay verilen cezayı çok bulmuş kasti olmadığını savunmuş. İki tane biber gazı atılıyor biri duvara denk geliyor diğerinin hedef gözeterek atıldığını ispatladığımız halde karar bozuldu. Yargıtay siyasetin verdiği kararları uyguluyor. Yargı bağımsız değil, siyasi iktidarın sopası. Adalet sadece iktidarın yandaşlarına var. 5 yıl geçti Gezi’nin üzerinden. Gezi’nin gururunu Gezi’de direnen, yaralanan insanlar yaşıyor. Biz ailelere acısı kaldı.”

SARISÜLÜK’ÜN KATİLİNE PARA CEZASI VERİLDİ

26 yaşındaki Ethem Sarısülük, Gezi direnişine destek için Ankara'da yapılan eylemde 1 Haziran 2013’te polisin açtığı ateş sonucu başından vuruldu. Ağır yaralı olarak Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. 14 Haziran’da yaşamını yitirdi.

Soruşturma kapsamında 6 Haziran’da olay yerinde keşif yapıldı. Sarısülük’ün öldürülmesine ilişkin Ankara Cumhuriyet Savcısı hazırladığı 15 sayfalık iddianamede katil zanlısı Ahmet Şahbaz’ın, “kasıt olmadan meşru müdafa sınırının aşılması suretiyle adam öldürmek” suçundan 1 yıl 4 aydan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması istedi. İlk duruşma 23 Eylül 2013’te Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İlk duruşmada ‘güvenlik’ gerekçesiyle duruşmanın kapalı görülmesine karar verildi. Katil zanlısı Ahmet Şahbaz duruşmaya peruk, gözlük ve takma bıyıkla katıldı. Şahbaz 7 Temmuz 2014’te tutuklandı. 3 Eylül 2014’teki karar duruşmasında sanık Şahbaz, “haksız tahrik altında adam öldürmek” ve “kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanmak” suçundan 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. 13 Aralık 2017’de Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin verilen kararı usulden bozması üzerine dosya, nöbetçi mahkeme heyeti tarafından “güvenlik” gerekçesiyle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi ve sanık Şahbaz tahliye edildi. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesi de 19 Aralık 2016’da Şahbaz’a “taksirle ölüme neden olmak” suçundan 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası verdi. Mahkeme verdiği hapis cezasını daha sonra 10.100 TL lira adli para cezasına çevirdi. Sarısülük ailesinin avukatlarından Murat Yılmaz’ın temyiz başvurusu üzerine dava dosyası Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin gündemine geldi. Daire, yerel mahkemenin verdiği kararın temyiz incelemesini 5 Aralık’ta tamamladı ve yeniden görülmesi için yerel mahkemeye gönderdi. 21 Mart 2018’de Sarısülük'ün öldürülmesiyle ilgili Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülen davada sanık polis memuru Şahbaz'a verilen ve paraya çevrilen 10 bin 100 lira ceza kararı, 15 bin 200 liraya yükseltildi. Yargılamaya ilişkin gazetemize konuşan Ethem Sarısülük’ün kardeşi İkrar Sarısülük, “Yargının kendi iç çekişmeleri yüzünden birisi bozuyor birisi tekrar farklı bir şey yapıyor. 2 yılın üzerinde ceza veremiyorlar memuriyeti düşmesin diye. Tekrar bir toplumsal olay olursa polisine daha iyi hizmet ettirebilmek için memuriyetin düşmesini engelliyorlar. Bu yüzden şimdiye kadar herhangi bir polise ceza vermediler. En son Abdullah Cömert’inkine vermişlerdi onu da yüksek gördükleri için bozdular. Ahmet Atakan’ın daha davası bile yok. Üzerinden 100 yıl da geçse sonuna kadar çocuklarımızın katledilişi ile ilgili hukuk mücadelesi vereceğiz.” dedi.

YILDIRIM’I ÖLDÜREN ASKERE ÖNCE BERAAT SONRA BOZMA

18 yaşındaki Medeni Yıldırım, 28 Haziran 2013’te Diyarbakır Lice’deki Kayacık Köyü’ndeki karakolun yenilenip kalekol yapılmasını protesto eden insanların üstüne asker tarafından açılan ateşle öldürüldü. Olaydan bir yıl sonra Mayıs 2014’te Yıldırım’ın vurulduğu görüntüler ortaya çıktı. Jandarmaların kalabalığa ateş açtığı kesinleşti. Yıldırım’ın öldürülmesinden yaklaşık 2 yıl sonra olay yerinde keşif yapıldı. Eylül 2015’te iddianame hazırlandı. İddianamede er Adem Çiftçi’nin “haksız tahrik altında olası kastla öldürme” suçundan 18 yıla kadar hapisle yargılanması istendi. 27 Ekim 2015’te Medeni Yıldırım’ın ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İlk duruşma 15 dakika sürdü. Yıldırım’ın öldürüldüğü olayda 27 farklı silah kullanılmasına rağmen tek bir sanıkla dava yürütüldü. 8 Kasım 2016’da görülen karar duruşmasında tek sanık Adem Çiftçi beraat etti. 13 Şubat 2017’de gerekçeli kararını açıklayan mahkeme, olayla ilgili etkin bir soruşturma yapılmadığının anlaşıldığını belirterek, gerçek faillerin ortaya çıkarılması için savcılığa suç duyurusunda bulundu. 4 Ekim 2017 Gaziantep Bölge Adliyesi Mahkemesi, sanık Çiftçi hakkında verilen beraat kararını bozdu. 21 Aralık 2017’de yeniden yargılama başladı. 22 Mayıs 2018’de görülen ikinci duruşmada mahkeme, gerekli güvenlik önlemleri sağlanarak bilirkişiler aracılığıyla karakol önünde keşif yapılmasını istedi. Bir sonraki duruşma Eylül’de.

KORKMAZ’IN KATİLLERİNDEN POLİS SALDOĞAN’A 10 YIL 10 AY CEZA

19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz, 10 Temmuz 2013’te Eskişehir’de Gezi eylemlerine destek için yapılan yürüyüş sonrası polis ve sivil giyimli eli sopalı kişilerce dövüldü. Başına aldığı darbenin etkisiyle beyin kanaması geçirirken Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde görevli doktorlar tarafından önce polise ifade vermeye gönderildi. 20 saat geciken müdahalenin ardından 1 ay yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetti. Korkmaz’ın öldürülmesine ilişkin dava 3 Şubat 2014’te başladı. Duruşma “güvenlik” gerekçesi ile Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 8 sanıklı davada 1’i polis 5 kişi tutuklu yargılandı. İddianamede tutuklu sanıklardan polis Mevlüt Saldoğan, fırıncı İsmail Koyuncu, akrabaları Ramazan Koyuncu ve Muhammet Vatansever ile 15 Ağustos’ta tutuklanan Ebubekir Harlar’ın “kasten adam öldürme” suçundan müebbet hapis cezasıyla, tutuksuz yargılanan polis memurları Şaban Gökpunar, Hüseyin Engin ve Yalçın Akbulut hakkında ise “yardım etme” suçundan 10 yıldan 15 yıla hapis cezası istendi.21 Ocak 2015’teki karar duruşmasında mahkeme Mevlüt Saldoğan’ı kasten insan öldürme suçundan sonuç ağır olduğu için 13 yıl hapis cezasıyla cezasına çarptırdı. Ancak geleceğine etkisini göz önünde bulundurarak cezayı 10 yıl 10 aya indirdi ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. Tutuksuz sanık polis Yalçın Akbulut 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı, aynı gerekçeyle, 1/6 indirimle 10 yıl hapisle birlikte tutuklanmasına karar verildi. Fırıncılar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu ve Muhammet Vatansever yaralama suçundan 6 yıl 8'er ay hapis cezasına çarptırıldı, tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Ebubekir Harlar’a 3 yıl 4 ay hapis cezası veren mahkeme, tutuklu kaldığı süreyi göz önüne alarak tahliyesine karar verdi. Polisler Şaban Gökpunar ve Hüseyin Engin'in delil yetersizliğinden beraatlarına karar verildi. Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi, Eskişehir'deki Gezi direnişi sırasında Ali İsmail Korkmaz'ın ölümüne yol açtıkları gerekçesiyle Kayseri 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan polis memurları Mevlüt Saldoğan'a verilen 10 yıl 10 ay ve Yalçın Akbulut'a verilen 10 yıl hapis cezası ile fırıncılar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatansever'e verilen 6'şar yıl 8'er ay hapis cezalarını onadı. Yargıtay 1'inci Ceza Dairesi, polis memuru Hüseyin Engin ile fırıncı Ebubekir Harlar hakkındaki kararı ise bozup, yerel mahkemeye gönderdi.

5 YILDIR DAVA AÇILMADI

22 yaşındaki Ahmet Atakan, Ankara’da ODTÜ ve Tuzluçayır’daki protestolara destek vermek için Hatay Armutlu’da yapılan eylemde polis tarafından kafasından gaz fişeğiyle vurulup, çatıdan düşerek öldü. Atakan’ın ölümünün ardından Hatay Devlet Hastanesi’nde yapılan ön otopsiye giren ve olay yerinde de incelemelerde bulunan doktor, ilk açıklamasında Atakan’ın vücudunda kırık olmadığını, kafa travması olduğunu söyledi. Olay yeri görüntülerinde çatıdan düşen kişinin Atakan olduğu ortaya çıktı. Görgü tanıkları ifadesinde de Atakan’ın gaz bombasıyla vurulduktan sonra çatıdan düştüğünü iddia edildi. Atakan’ın öldürülmesine ilişkin henüz bir dava açılmadı.

BERKİN ELVAN’IN KATİLİ DE TUTUKSUZ YARGILANIYOR

15, 16 Haziran gecesi, İstanbul Okmeydanı’ndaki evinden ekmek almak için çıkan 15 yaşındaki Berkin Elvan, polisin gaz fişeğiyle başından vuruldu. Elvan 269 gün komada kaldı. 15 yaşına komada giren Elvan 11 Mart 2014’te öldüğünde 16 kiloya düşmüştü. Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin iddianamenin hazırlanması 3 buçuk yıl sürdü. İddianamede sanık polis Fatih Dalgalı’nın “olası katla öldürmek” suçundan müebbet hapisle yargılanması istendi. İlk duruşma 6 Nisan 2017’de görüldü. Tutuksuz yargılanan sanık polis Fatih Dalgalı duruşmalara SEGBİS ile katılıyor. Yargılama devam ediyor. Bir sonraki duruşma 19 Eylül’de.

Son Düzenlenme Tarihi: 31 Mayıs 2018 07:12
www.evrensel.net
ETİKETLER Gezi Parkı