Ermeni Soykırımı'nın kurbanları Stockholm'de anıldı
Fotoğraf: Murat Kuseyri/Evrensel

Ermeni Soykırımı'nın kurbanları Stockholm'de anıldı

Ermeni Soykırımı'nda yaşamını yitirenler İsveç'te anıldı. Anmalarda soykırımın Asuri-Süryanilere yönelik de uygulandığı belirtildi.

Ermeni Soykırımı’nın 103. yıl dönümünde soykırımda yaşamını yitirenleri anmak için İsveç’in başkenti Stockholm’de bir dizi etkinlik düzenlendi.
Anma etkinliklerinde konuşmalar yapan bilim insanları ve siyasi parti temsilcileri, soykırımın yaralarının sarılması ve yeni soykırımların olmaması için Türkiye devletine 1915 yılında gerçekleşen soykırımı kabul etmesi ve geçmişle yüzleşmesi çağrısı yaptı.

Bir grup Ermeni de, soykırımı protesto etmek için öğle saatlerinde Stockholm il merkezinden Türkiye Büyükelçiliği’ne yürüdü.

İlk anma etkinliği İsveç Parlamentosu’nda düzenlendi. Milletvekilleri, yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşunda bulundu.

Ermeni Federasyonu, Alman Kilisesi'nde düzenlenen bir etkinlikle soykırım kurbanlarını andı. Yaşamını yitirenlerin anısına yapılan ayin ve saygı duruşundan sonra bir konuşma yapan Sol Parti Milletvekili Yasmine Poiso Nilsson, aradan 100 yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen soykırım kabul edilmediği için yaraların sarılamadığını ve tartışmaların hâlâ sürdüğünü söyledi.

Nilsson, Türkiye'nin Afrin’e yönelik operasyonunu da “Suriye'nin Kürt bölgesini felaket sonuçlara yol açar bir biçimde işgal etti. Kadınların söz sahibi olduğu, insan haklarının yaşama geçirilmesi için çabalayan bir bölge saldırıya uğradı” diyerek eleştirdi.

'SOYKIRIMDAN ASURİ-SÜRYANİ VE RUMLAR DA ZARAR GÖRDÜ'

Asuri Federasyonu da, İsveç Parlamentosu’nda Doçent Svante Lundgren, Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili Yılmaz Kerimo, Liberal Parti Milletvekili Robert Hannah'ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Seyfo’ temalı bir seminer düzenledi.

Lundgren, 1915 yılında gerçekleşen soykırımdan sadece Ermenilerin değil Asuri-Süryani ve Rumların da zarar görmelerine rağmen 1915 soykırımının Ermeni soykırımı olarak adlandırılmasının pek çok nedeni olduğunu söyledi.

İttihat ve Terakki'nin esas olarak Ermenileri hedef almasının tarihi bir gerçeklik olduğunu söyleyen Lundgren, bunun nedenlerini “Çünkü Ermeniler sayı olarak çok, siyasi olarak örgütlü ve ekonomik olarak da güçlüydü. Ermenileri örgütleyen çok sayıda parti vardı. Bağımsızlık için mücadele eden Ermeni partileri güçlüydü” diyerek sıraladı.

Asuri-Süryanlerin ekonomik olarak daha güçsüz ve örgütsüz olduklarını söyleyen Lundgren, “Bundan dolayı Jön Türkler esas olarak Asuri-Süryanileri doğrudan bir tehdit olarak görmedi” dedi.

Asuri-Süryanilerin Jön Türkler'in tek din ve tek ulustan oluşan bir devlet oluşturma vizyonlarının kurbanı olduklarını söyleyen Lundgren, “Başka ulus ve dinlerden azınlık halklar bu vizyona uymadıkları için hedef alındı. Soykırım sırasında katledilen Asuri-Süryanilerin sayısını tam olarak bilmiyoruz. Ama bu konuda araştırmalar yapan meslektaşlarım yaklaşık 300 cin civarında Asuri-Süryaninin yaşamını kaybettiği tahmininde bulunuyor” şeklinde konuştu.

Ankara’nın aradan 103 yıl geçmesine rağmen soykırımı inkar etmeyi sürdürdüğünü söyleyen Lundgren, “Soykırımın yaralarının sarılması ve adaletin tecelli etmesi için Türt devleti ve uluslararası toplum 1915 yılnda yapılan soykırımı kabul etmeli” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili Yılmaz Kerimo, ‘zamanla yaralar iyileşir’ deyişinin soykırım için geçerli olmadığını aradan 103 yıl geçmiş olmasına rağmen soykırımın yaralarının kapanmadığını söyledi.

Yaraların iyileşebilmesi için soykırımın kabul edilmesi gerektiğini söyleyen Kerimo, dünyada pek çok ülkenin 1915 yılında olanları soykırım olarak kabul etmesinin sevindirici ancak yetersiz olduğunu söyledikten sonra şunları kaydetti: “Ne yazık ki katliam ve soykırımların Suriye ve Irak’ta sürdüğünü görüyoruz. Bugün tüm dünyanın gözleri önünde siviller katlediliyor. Çocuk ve kadınlar kaçırılıyor. Tıpkı 100 yıl önce gibi dış dünya suskun. Bunlar görülmeli ve dış dünya harekete geçmeli.”

Kerimo, İsveç Hükümeti'ne 1915'i Türkiye, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler'in soykırım olarak tanıması için girişimde bulunması çağrısında bulundu.

Liberal Parti Milletvekili Robert Hannah, “İsveç Parlamentosu'nun 2010 yılında Asuri-Süryanilere yapılan soykırımı kabul eden ilk parlamento olmasından onur duyduğunu” belirtti ve aradan 8 yıl geçmesine rağmen kararı yürürlüğe koymayan hükümetlere eleştiriler yöneltti.

Hannah, konuyu pek çok kez parlamento gündemine getirmesine ve yetkililerle görüşmesine rağmen bir ilerleme olmadığını hatırlattıktan sonra “Başbakan Stefan Löfven'in 2014 seçimlerinden önce soykırımını hükümet olarak kabul edeceklerini söylediğine şahit oldum. 4 yıldan beri hükümetin adım atmasını bekliyoruz. Hükümet kabul edene kadar da konuyu gündeme getirmeye devam edeceğim” dedi.

Akşam saatlerinde de Kafe Marx'ta Prof. Taner Akçam, ‘1915 soykırımı ve Talat Paşanın telgrafları’ temalı  bir konferans verdi. (Stockholm/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 25 Nisan 2018 14:01
www.evrensel.net