Eğitim Sen’den performans sistemini öven Bakan Yılmaz’a yanıt

Eğitim Sen’den performans sistemini öven Bakan Yılmaz’a yanıt

Eğitim Sen yaptığı yaptığı yazılı açıklama ile Milli Eğitim Bakanı Yılmaz’ın getirilmek istenen performans sistemiyle ilgili sözlerine cevap verdi.

Eğitim Sen yaptığı yazılı açıklama ile Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın, sendikaların tüm karşı çıkışlarına rağmen getirilmek istenen eğitim emekçilerinin geleceğini tehdit eden performans denetimi ile ilgili sözlerine cevap verdi. 

Bakan Yılmaz’ın performans denetiminin “çağdaş ülkelerin” ve “Avrupa Birliği’nin” uyguladığı yönündeki tespitlerine cevap verilen Eğitim Sen açıklamasında “Sayın Bakan bizleri oldukça şaşırttı, çünkü ya Bakan gerçekleri bilmiyordu ya da hiçbir meşruluğu olmayan bir sisteme meşruluk kazandırmaya çalışıyordu. Üstelik Bakan Yılmaz, performans sistemine karşı çıkanları da çağın gerisinde kalmakla itham ediyordu” denildi.

OECD ülkelerinde bu sistemi uygulayan bir tane dahi ülke olmadığı vurgulanan açıklamada sadece üç ülkede uygulamaya konulmak istenen sistemin yakınına dahi yaklaşamayacak naiflikte pratikler uygulandığı vurgulandı. 

‘MEB ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİ PİYASACI VE REKABETÇİ BİR MANTIKLA ELE ALIYOR’

Bakanlığın öğretmen yeterliliklerini belirlerken tıpkı bir ‘şirket yönetimi’ gibi davrandığı ve öğretmenlik mesleğinin tamamen piyasacı ve rekabetçi bir mantıkla ele aldığı ifade edilen açıklamada; “Bu nedenle, MEB’in hayata geçirmek istediği performans değerlendirme sistemi ile öğretmenlerin mesleki yeterlilikleri arasında somut bir ilişki veya bağ kurmak mümkün değildir. Öğretmenlerin gelişimi ve mesleki yeterliliklerinin sağlanmasının temel koşulu, onların yaptıkları işi anlamlı bulmalarına; mesleki özerkliğe sahip olmalarına; okul ikliminin sağlıklı, özgür ve demokratik olmasına bağlıdır. Bu temel özelliklerin olmadığı bir ortamda, eğitime ilişkin her soruna eğitim biliminin değil, iktidarın siyasal ideolojik ihtiyaçları doğrultusunda yaklaşan bir anlayışla öğretmenlerin ve eğitimin niteliğinin artması söz konusu olamaz” denildi.

‘OKULLARDA İŞ BARIŞI BOZULACAK’

Performans değerlendirme sisteminde öğretmenlerin yaptıkları işin niteliğinden çok, yüksek performans notu alma hedefiyle bireysel değerlendirmeye tabi tutulması, okullarda herkesin birbirinin ‘rakibi’ olduğu düşüncesinin gelişmesine ve iş barışının bozulmasına neden olacağı belirtilen açıklamada şöyle denildi; “Bu uygulama, okullarda görev yapan eğitim emekçileri ile diğer öğretmenler, okul yöneticileri, ilçe milli eğitim müdürlüğü, il milli eğitim müdürlüğü vb. ile ilişkilerde mutlak bağımlılığı (yaranma, tabi olma, hoş görünme vb.) daha da yaygınlaştıracaktır. 

Kaldı ki bu sistem uygulanırsa, aynı işi yapanlar arasında derin eşitsizlikler oluşacak ve bunun doğal sonucu olarak okullarda iş barışı tamamen bozulacak, eğitim ortamı bu durumdan olumsuz etkilenecektir. Yapılacak değerlendirmeler sonucunda hizmet puanlarının hesaplanmasında oluşacak eşitsizlik tayin hakkının kullanımı dahil, pek çok alanda yeni mağduriyetler yaratma potansiyeline sahiptir. 

Böylesi bir uygulama, öğretmenin iktidara, işverene olan bağımlılığını artıracak; iş güvencesinin sürekli tehdit altında olmasından dolayı, öğretmenlerin istenilen ve belirlenen rolleri oynamak zorunda bırakılmasına neden olacaktır. Amaçlanan kamusal bir hizmet olarak eğitimi üreten, kamu emekçisi kimliğine sahip öğretmen yerine, iktidarın hedeflerine ulaşmasında araç haline getirilen eğitimin, edilgen unsurlarından biri olma rolüne sıkıştırılan ve bunu kabullenen ‘makbul öğretmen’ kimliğinin oluşturulmasıdır. Bu durumda öğretmenlerin, halkın değil, iktidarın çıkarlarına göre çalıştırılması gündeme gelecektir.”

BAKAN YILMAZ’A ‘ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİLERİN SESİNE KULAK VER’ ÇAĞRISI

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ı öğretmenlerin, öğrencilerin sesine ve taleplerine kulak vermesi gerektiğinin altı çizilen açıklamada, “Bu kapsamda, TEOG yerine getirilecek sınav sisteminin öğrencilerimizin; performans sisteminin ise öğretmenlerin emeğini, geleceğini yok saydığını ve bu gerçeği MEB’in kabullenmesi gerektiğini, dolayısıyla söz konusu uygulamalardan vazgeçilmesini talep ediyoruz!” denildi.

Eğitim Sen açıklamasında, tüm eğitim emekçilerini performans denetimine karşı Eğitim Sen’in başlattığı imza kampanyasına güç vermeye, 5 Nisan 2018 tarihinde işyerlerinde okunacak bildiriye destek olmaya ve 5-6 Nisan 2018 tarihlerinde işyerlerinde kokart takma eylemine katılmaya çağrısı yaptı. (HABER MERKEZİ)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 02 Nisan 2018 18:01
www.evrensel.net