Asgari ücret toplantısında fedakarlık yine işçiden istendi

Asgari ücret toplantısında fedakarlık yine işçiden istendi

Asgari Ücret Komisyonu ilk toplantısını yaptı. Bakan Jülide Sarıeroğlu, açlık sınırı 1567 lirayken 1404 lira alan işçilerden 'fedakarlık' istedi.

Açlık sınırının 1567, yoksulluk sınırının 5 bin 106 liraya çıktığı asgari ücretin ise 1404 lira olduğu Türkiye’de, milyonlarca işçiyi ilgilendiren asgari ücreti belirleme toplantıları başladı. İlk toplantı öncesi basına açıklama yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, işçilerden  fedakarlık istedi.

2018 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında Asgari Ücret Tespit Komisyonunun ilk toplantısı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu başkanlığında yapıldı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Reşat Moralı Salonu’ndaki toplantıda, işçi tarafını Türk-İş, patron tarafınıysa Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil etti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Erdem, Çalışma Genel Müdürü Nurcan Önder’in de katıldığı toplantıda, Türk-İş heyetine Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, TİSK heyetine ise Genel Sekreter Akansel Koç başkanlık etti.

Halen bekar bir işçi için vergiler ve kesintiler düştüğünde net 1404 lira 6 kuruş olarak uygulanan asgari ücret yaklaşık 7 milyon işçiyi ilgilendiriyor.

‘İŞÇİYİ EZDİRMEMİŞLER’

Toplantı başlamadan açıklama yapan Bakan Sarıeroğlu, işçilerden ve patronlardan fedakarlık  beklediklerini söylerdi. Son 15 yılda asgari ücreti 7.5 kattan fazla artırdıklarını dile getiren Sarıeroğlu, işçileri piyasa koşulları karşısında koruduklarını savundu.

AÇLIK SINIRININ ALTINDA NEYİN FEDAKARLIĞI YAPILACAK?

Çalışma Bakanı Jülide Sarıeroğlu, “Son 15 yılda asgari ücreti 7.5 kattan fazla artırdık” açıklamasını değerlendiren Akademisyen Özgür Müftüoğlu, asgari ücretin açlık sınırının bile altında olduğunu hatırlattı. Bakanın milli geliri 3 kat, asgari ücreti 7.5 kat artırdıklarını söylemesinin işçilerle emekçilerle dalga geçmek olduğunu vurgulayan Müftüoğlu, “İşsizlik çok fazla, çalışan işçinin iş güvencesi yok. Zaten çok düşük ücretler alıyor, yaşamını zor sürdürüyor. Bütün bunları bir araya getirdiğimiz zaman bakanın açıklamasının insafsızca ve hatta emekçilerle alay eder gibi bir açıklama olduğunu söylemek mümkün” diye konuştu. 

MİLLİ GELİR AZALIYOR

Son bir iki ay içerisinde TL’nin çok büyük değer kaybı yaşadığına dikkat çeken Müftüoğlu şöyle devam etti: “Bu yoksullaşma demektir. Türkiye’nin kaynaklarının daha da yoksullaşması demektir. Öbür taraftan baktığımız zaman büyümeden bahsediliyor ama kişi başına düşen milli gelir azalıyor. Enflasyon yükseldi. Bakın yüzde 12 enflasyon açıklanıyor. Bırakalım bütün hesapları kitapları... Enflasyon oranları var.”  Asgari ücretin belirlendiği dönemlerde benzer açıklamaların hükümetler tarafından yapıldığını hatırlatan belirten Müftüoğlu, asgari ücretin fazla olduğunun söylendiği dönemler bile olduğunu dile getirdi. 

ZATEN BÜTÜN FEDAKARLIKLARI HER ZAMAN İŞÇİ YAPIYOR

Vergi kaçırma iddiaları, yolsuzluk ve rüşvet tartışmalarını hatırlatan Müftüoğlu, asgari ücret tartışmalarını da bu iddialardan bağımsız değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti. Müftüoğlu şunları söyledi: “Bu ülkede insanların ödedikleri vergilerin nerelere gittiğini, kimlerden vergi alındığı çok açık görünüyor. Böyle bir ortamda Türkiye’de yaşayan insanların çocuklarının rızkından keserek vermek zorunda kaldıkları vergiler bir yerlerde rüşvetlere dönüşmüş vaziyette. Böyle koşullarda asgari ücreti konuşuyoruz. İşçiye gelindiği zaman fedakarlık deniliyor, ücret ödeme meselesine gelindiği zaman fedakarlık deniliyor. Ama öbür tarafta sermayeye kaynak aktarmak dendiği zaman, kimsenin aklına işçi gelmiyor. Bu kadar büyüdük şu kadar büyüdük deniliyor. Bu büyüme nasıl oldu? Emekçiler olmadan hangi büyümeyi sağlayabilirsiniz? Bunlar emekçilerin sırtından, hakları yenilerek elde edilmiştir. Dolayısıyla bunlar emekçilerin payını almışlar. Yani bu ülkede emekçiler yıllardır fedakarlık yapıyorlar. Karşılığı olarak onlara dönen yoksulluk, iş cinayetleri, günde 13-14 saat çalışmak olmuştur. Daha ne fedakarlık yapacak işçi?” 

BU GÜÇLER MÜCADELESİDİR

Bakanın bu şekilde konuşmasında  sendikaların da payı olduğuna dikkat çeken Özgür Müftüoğlu, “Bakan bu açıklamayı yaptığı zaman  ücret masasında işçileri temsil eden sendikaların çıkıp bunlara karşılık vermesi gerekir. Maalesef Türkiye’deki temel sorun aynı zamanda demokrasi ile ilgili olan bir şeydir. Örgütlenme hakkının kullanılamaması.  Sendikalar yasasının daha bürokratik bir sendikacılığı getiriyor olması bugün sendikaların bütün bu haksızlıklar karşısında sessiz kalması gibi bir sonucu ortaya çıkartıyor. Bakan böyle söyler, söyleyecektir de. Daha önce de söylenmiştir. Bu bir sınıf mücadelesidir, güçler mücadelesidir. İşçi sınıfı örgütsüz olduğu sürece ve örgütleri görevlerini yerine getirmediği sürece sermaye de onun iktidarı da bir şekilde bu kabul edilemez açıklamalar yapacaktır” diye konuştu. (EKONOMİ SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Aralık 2017 19:00
www.evrensel.net
ETİKETLER asgari ücret