Tarsus Emek ve Demokrasi Güçleri: OHAL kaldırılsın

Tarsus Emek ve Demokrasi Güçleri: OHAL kaldırılsın

Tarsus’ta bir araya gelen sendika,dernek ve siyasi parti temsilcileri ortak açıklama yaparak OHAL’in kaldırılmasını istedi

Tarsus’ta bir araya gelen sendika,dernek ve siyasi parti temsilcileri ortak açıklama yaparak OHAL’in kaldırılmasını istedi

Eğitim Sen Tarsus Şubesi’nde bir araya gelen sendika, dernek ve siyasi parti temsilcileri ortak açıklama yaparak OHAL’in kaldırılmasını istedi. Açıklamaya Chp Mersin Milletvekili Prof.Dr.Aytuğ Atıcı da katıldı.  

Açıklamayı okuyan Eğitim Sen Şube Başkanı Eyüp Kızıl: AKP’nin OHAL ve KHK Rejimi ile bir rejim değişikliğine giden yol açtığını vurgulayarak “Bu 16 aylık sürede Anayasa fiilen ilga edilmiş, yasama-yürütme ve yargı tamamen tek bir kişinin emrine verilmiştir.
OHAL toplumsal muhalefeti susturmak için bulunmaz bir fırsat olarak görülmekte ve kullanılmaktadır. AKP, siyasal projesinin önünde engel gördüğü kesimleri OHAL hukuksuzluğu ve keyfiyetinden faydalanarak ihraç etmekte, susturmakta ve cezaevine göndermektedir. Basın yayın organları, dernekler kapatılmış, gazeteciler tutuklanmış, OHAL tek sesli bir Türkiye yaratmak için kullanılmıştır. Yine bu hedefe uygun olarak her türlü hak arama mücadelesi keyfi biçimde yasaklanmaktadır” dedi.

Hiçbir somut delile dayanmadan, adil yargılama süreçleri işletilmeden 130 binin üzerinde kamu emekçisinin işinden, geleceğinden edildiğini belirten Kızıl, “50’nin üzerinde emekçi bu süreçte intihar etmiştir. Anayasal güvence altında olan çalışma ve yaşam hakkı gasp edilmiş, devlet iş güvencesinin teminatı olmak bir yana, iş güvencesine karşı en büyük “tehdit” halini almıştır. OHAL iş güvencesinin yanı sıra işçilerin en temel haklarına da bir tehdittir. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, grevleri engellemek için OHAL’i kullandıklarını açıkça söylemiştir. Bu sözlere uygun olarak 2017 yılı boyunca beş grevi engelleyerek yaklaşık 25 bin işçinin hakkı gasbedilmiştir. Hayatı darbelerle, Gülen Cemaati gibi cemaat ve tarikatlarla mücadele içinde geçmiş olan emek ve meslek örgütlerinden binlerce kişi darbe ile ilişkilendirilerek işlerinden atılmıştır. Bugün DİSK üyesi 2000’e yakın işçi, KESK üyesi 4099 kamu emekçisi, 3315 hekim ve TMMOB üyesi 3000’in üzerinde mühendis, mimar ve şehir plancısı ihraç edilmiş durumdadır. Devletin tüm sosyal yönleri tasfiye edilirken, direnen/direnecek olan herkes etkisizleştirilmek istenmektedir. İşe iade talebiyle açlık grevine başlayan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın haklarının iadesi bir yana tutuklanmaları, Nuriye Gülmenin tutukluluk halinin halen devam ettirilmesi, emeği için, işi için mücadeleyi düşünen herkese karşı bir gözdağı olarak gündeme gelmiştir” dedi.

OHAL sürecinde hukuk devletinden bahsetmenin olanağı kalmadığını vurgulayan Kızıl şunları söyledi: “Türkiye’de tam bir hukuksuzluk ve keyfiyet rejimi hâkim olmuştur. Yapılmak istenen düzenlemeleri hukuki denetimden kaçırmak için sıklıkla kullanılan KHK’lar ile hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerinin hiçbir kırıntısı kalmamıştır. Ülkeyi yönetenlerin kararlarını ve uygulamalarını hukuk yolu ile durdurmanın hiçbir imkânı bırakılmamıştır. OHAL rejimine son vererek demokrasiyi kazanacak olan biziz!

Laik, demokratik ve sosyal bir cumhuriyeti kendi kollarımızla, aklımızla, yüreğimizle inşa edecek olan biziz!

Bu bilinçle, “OHAL DEĞİL DEMOKRASİ İSTİYORUZ” başlığıyla düzenleyeceğimiz kampanyamızı ilçemiz emek ve meslek örgütleri ve demokrasi güçleriyle ortaklaştırarak yaygınlaştıracağız.
Öncelikli amacımız 20 Ocak 2018 tarihinde OHAL’in bir kere daha uzatılmamasıdır. Bu amaçla demokratik bir çok etkinliği hep beraber, omuz omuza hayata geçireceğiz,dedi.

Basın toplantısına katılarak açıklama yapan Milletvekili Prof.Dr.Aytuğ Atıcı açıklamayı kapalı salonda yapmak zorunda olmanın, OHAL yasakçılığının sonucu olduğunu dile getirerek “Sakalım ve ben OHAL'e karşı direnmeyi sürdürüyoruz” dedi. (HABER MERKEZİ)
 

www.evrensel.net