Kayserili işçiler: Yetmiyor kardeşim geçinemiyoruz

Kayserili işçiler: Yetmiyor kardeşim geçinemiyoruz

Kayseri'de işçilerle, asgari ücret tartışmalarını, avro ile doların yükselişini, yapılan zamları ve aldıkları ücretin yetip yetmediğini konuştuk.

Ahmet AKARSU
Murat ZEREN
Kayseri

Dolar, avro ve enflasyon aldı başını gidiyor. Tepeden tırnağa her şeye zam yapılırken zam yapılamayan ekmeğin ise gramajı düşürüldü. Biz de asgari ücrete ilişkin tartışmaların başladığı bugünlerde “Yapılan zamları, dolar, avro ve enflasyondaki yükselişin işçilerin hayatını nasıl etkilediğini, aldıkları ücretin yetip yetmediğini, ne kadar ücret alırsa geçinebileceğini sormak üzere işçilerin yoğun yaşadığı semtlerden birinde, işçi durağında beklemeye koyulduk. Pek çok işçi konuşmaya yanaşmasada sorularımızı yanıtlayacak birilerini buluyoruz. 

“İsmimi vermeden görüş veririm” diyen bir mobilya işçisi ile başlıyoruz konuşmaya. Doları ve avrosu olmadığı için yükselişlerin kendisini etkilemeyeceğini düşünse de mutfağına giren ürünlerde azalma ya da cebinde kalan parada azalma olup olmadığını sorduğumuzda verdiği yanıt şu oluyor: “Elbette azalma var. Eskiden 10 lirayı bozdurunca iki üç gün harçlık ederken, şimdi 100 lirayı bozduruyoruz iki üç gün bile sürmüyor.” Aynı işçiye asgari ücretin yetip, yetmediğini sorduğumuzda ise, “Yetmiyor kardeşim, yetmiyor! En az 2 bin lira olması gerekiyor” yanıtını alıyoruz. 

KİRALARI 500-600 LİRA, NASIL GEÇİNSİN ASGARİ ÜCRETLİ?

Fabrikasının ismini vermek istemeyen başka bir grup işçi ise şöyle konuşuyor: “Fabrikada işler gayet iyi. Üretim artmış durumda. Ama bize artı bir katkısı olmuyor. Geçim zor iş. Asgari ücretle geçinmeye çalışıyoruz. Bakın burada ev kiraları 500-600 lira oldu. Nasıl geçinsin asgari ücretli?” Ardından kendi aralarında tartışmayı sürdüren işçilerden biri, “Hep Suriyeliler yüzünden” diyerek sorunu Suriyelilere yüklese de onunla aynı düşünmeyen arkadaşı “Kendi memleketimizin insanları uyanıklık yapıyor kardeşim” yanıtını veriyor. 

Her ne kadar sorunun kaynağına ilişkin ayrışsa da işçiler, çözümü noktasında hemfikirler: “Asgari ücret 2 bin olmalı.” 

PARASI OLANI HASTA EDER, BİZİ ÖLDÜRÜR

30 yılı aşkın süredir kaynakçı olduğunu söyleyen başka bir işçi ise, “Bu yükselişler en çok da bizi etkiliyor. Asgari ücretlinin üç kuruşu var. Çok parası olanı etkilese de hasta eder. Ama bizi öldürür” diyor. Nasıl düzelir, asgari ücret artışını nasıl sağlarız diye sorduğumuzda ise, “Cumhurbaşkanımız Erdoğan alamıyor patronlardan zammı?” yanıtı veriyor. Alacak gücümü yok diye sorduğumuzda ise şöyle konuşuyor: “Almak istemiyor. İstese alır. Ama ekonomi daha kötü olacak diye düşünüyor. Bu yüzden de yük hep işçinin sırtında kalıyor. Bizim sendikamız yok az işçi olduğu için… Onun yerine her yerde sendika olsa biraz daha iyi olabilir ücretlerimiz. En az 1800 ile 2 bin 500 arası olmalı asgari ücret.” 

Kadın işçiye yöneliyoruz, geçinip geçinmediğini soruyoruz. Cevap kısa ve net: “Geçinebilsem çalışır mıyım?”

MUHALEFET EKSİK 

Kadın ve erkeklerin olduğu bir grup işçinin yanına yaklaşıyoruz şimdi de. 20 yıldır metal işçiliği yaptığını söyleyen erkek işçi söze giriyor önce: “Ekonomi de gizli bir kriz var, yoksullaşıyoruz. Geçinemiyoruz. Kim geçinebiliyor ki?” Nasıl düzelir bu ekonomi, ne yapmak lazım diye sorduğumuz da ise, “Devlet ile patronların arası iyi. Ortak karar alıyorlar, işçiye bir şey yok. Muhalefet, eksik muhalefet. Dişini gösteren birileri yok ki asgari ücret zammında dirayetli dursun” yanıtını alıyoruz. 

Son Düzenlenme Tarihi: 26 Kasım 2017 08:31
www.evrensel.net