Apayrı bir dünya değil geleceğin ta kendisi

Apayrı bir dünya değil geleceğin ta kendisi

15. Gençlik Yaz Kampı'na katılan gençlerden mektuplar...

Büşra SARAY
Kuşadası / Aydın

Bu sene 15.si düzenlenen Gençlik Yaz Kampı’na ilk katılışımdı. Kampa gelmeden önce birçok araştırma yaptım. OHAL sürecinde gerçekleşen bu kampın erken bitmesi ya da gerçekleşmemesi üzerine korkularım olsa da Kamp TV’nin hazırladığı geçmiş yıllara ait olan videoları izledim, yorumları okudum. Büyük bir heyecanla o günün gelmesini bekledim. Bilgime bilgi katacak, yeni insanlarla tanışacak ve sosyalizmin hayatımızdaki etkisini çok daha yakından tanıyacak olmam kampa daha büyük bir hevesle gitmemi sağladı.
Bir yandan ilk defa böyle bir ortama girecek olmanın verdiği bir endişe, bir yandan da arkadaşlarımın bana verdiği cesaretle Kuşadası’na vardık. İlk gün açıkçası umduğumu bulamamam beni üzmüştü fakat atölyeler açılıp katılım sağlanınca bu duygum tamamen gitti. Ben Gazetecilik Atölyesi’ne katıldım. İlk gün bize nasıl haber yazılacağı ve haber yazarken dikkat etmemiz gereken hususlar hakkında bilgi verildi. Hemen ertesi gün ise faaliyetlere başladık. İlk gün kampımızda konser veren Güney Marlen ile atölye yürütücümüz eşliğinde alternatif müziğin hayatımızdaki yeri hakkında bir röportaj yaptık. Daha önceden bu konuda deneyimi olan bir arkadaşla oturup haber haline getirdiğimiz röportajı düşününce bir şeyler öğrenip bunu hayata geçirmenin mutluluğunu defalarca yaşıyorum.
HER KÖŞEDE AYRI BİR TARTIŞMA
Her köşede birilerinin bir konu hakkında tartıştığını, boş zamanlarında gazete ya da kitap okuduğunu görünce sanki oranın apayrı bir dünya olduğunu düşünüyordum. Tanımadığım insanlarla oturup dakikalarca sohbet edip kahkahalar attığımda ise bu kampa gelmeden önce önyargılı davrandığım için kendime çok kızmıştım.
Konserlerde halaylar çekip hep bir ağızdan şarkılar söyledik. Temizlikten, yemek hazırlıklarına güvenliğe kadar her işi kolektif bir şekilde yaptık. Gece nöbetlerimizde kalkarken söylensek de hiç itiraz etmeden mutlu bir şekilde sonuna kadar durup nöbetimizi devrettik. Son olarak aslında hayalini kurduğumuz sosyalizmin bir ütopyadan ibaret olmadığını, gerçekleştiğinde insanların ne kadar mutlu ve huzurlu olabileceğini anladım. Biz tam bir hafta sosyalizm etkisinde bir hayat yaşadık ve bu kamptan hayatıma birçok şey katarak yeni dönemde üreteceğim çalışmalarımın hayaliyle ve heyecanıyla ayrılıyorum.


‘Başka bir yaşamın mümkün olduğunu gösterdi’


Hasan KARABEYAZ 
Kuşadası/Aydın

 

Gençlik kampını ilk duyduğumda en çok dikkatimi çeken yanı komün bir yaşam sürdürülmesi ve söyleşi, panel gibi eğitici kısımlarının olmasıydı. Kampın ilk gününden itibaren normal yaşam tempomuzun dışına çıkaran ve başka bir yaşamın mümkün olduğunu gösteren bu komün ortamda yaşamanın mutluluğu içerisindeydim. İlerleyen günlerde dikkatimi çekense en çok insanların samimiyet ve güven içerisinde sosyalleşerek vakit geçirdiği bu sıcak ortamdı. Atölyeler sürekli işliyor, herkes kendi istediği alanda bir şeyler öğreniyor ya da deneyim kazanıyordu. Kampın ilk günlerinde Komünist Manifesto okuması yaptık arkadaşlarla ve ardından da bu okuduklarımızı beraberce konuşup tartıştık. Bu sayede evde okurken eleştirdiğimiz noktalara burada birinci ağızdan cevaplarını dinleme fırsatı bulduk. Kamp süresi boyunca her gün günlük gazete okuduk. Okumanın ve tartışmanın ön planda olduğu bu kampta bize ayrılan serbest zamanlar da yeterliydi. Konuyu çok uzatmadan kısaca komünizmi bilen insanlarla ilk kez böyle vakit geçirme imkanı buldum ve bana kattığı deneyimin benzerini herkesin yaşaması gerektiğine inanıyorum. Mutlaka bir kez de olsa böyle bir kampa herkes gitmeli. 


'Kİitap okuma alışkanlığı kazandım'

Can ATAŞ
Antalya

İlk kampım olan 2017 Gençlik Yaz Kampı'ndan birikimimi sizinle paylaşmak istiyorum. Kampa gitmeden önce; sadece bir hafta boyunca eğleneceğimiz, tatil yapacağımız bir aktivite olarak görüyorduk. Kampa gittikten sonra eğlencenin yanında eğitici bir ortam olduğunu, toplumda düşüncelerini rahatça ifade edebilen bireyler yetiştirildiğini de gördük. Orada yardımlaşan, istişare eden, sorunlar karşısında ortak fikir ve çözüm arayan kişiler olmamız gerektiğini anladık. Çeşitli alanlarda çalışma yapan atölyelerimiz sayesinde de sosyal alanda birlik ve beraberliğimizi pekiştirdik. Daha önce de kitaplara hak ettiği değeri vermeyen ben, yaz kampı sayesinde kitap okuma alışkanlığı kazandım. Sadece eğlence amaçlı başlayan bu maceram beni gündelik hayatıma iyi alışkanlıklar kazandırarak uğurladı.
 

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Eylül 2017 20:51
www.evrensel.net