Esas sorun, biz işçiler ne yapacağız?

Esas sorun, biz işçiler ne yapacağız?

Kocaeli Ford Otosan'dan metup yazan işçiler kıdem tazminatının fona devrine karşı işçilerin birlikte mücadele etmesi gerektiğini vurguladı.

Ford Otosan İşçisi
Kocaeli

Ben Ford Otosan’dan bir işçiyim. Çalışma arkadaşlarıma bu konuya ilişkin düşüncelerini sorduğumda bir arkadaşım “Her insanın olduğu gibi benim de emeklilik sonrasına dair hayallerim var. Emekli olunca ufak bir iş kurarım ya da memlekete gider, biraz toprak alır bağ bahçe işleri ile uğraşırım diyordum, ya da ne bileyim çocuklarıma destek olurum. Ama bu kanunla tüm hayallerimiz mahvoluyor” dedi. Başka bir arkadaşım ise “Ne diyelim ki birşey yapamıyoruz. Hükümet zorunlu bireysel emeklilik sistemini çıkardı ve fon meselesi kapımızda. Bakalım başımıza daha neler gelecek? Bu kanunla patronların sırtını sıvazlıyorlar. Her türlü işçi çıkarımını kolaylaştırmaktan başka birşey değil” diye değerlendirdi.

Kaleme almaya çalıştığım hayaller, geleceğe ilişkin beklentiler hiç kuşku yok ki, tek bir arkadaşımın beklenti ya da hayalleri değil. Hepimiz emekli olabilmeyi, emekli olunca kıdem tazminatımızı alabilmeyi, yıllarca alınteri döküp yaşlandığımızda bu emeğimizin karşılığını almayı hayal ediyoruz. Çok mu isteklerimiz? 

Şimdinin İçişleri Bakanı, geçmişte Çalışma Bakanı da olmuş Süleyman Soylu bir konuşmasında hiç çekinmeden kıdem tazminatı için “İşverenler tazminat hesabı nedeniyle işçi çıkaramıyor. İşverenlerimizin kabus görmesini istemeyiz” demişti. Aman ha, işverenler kabus görmesin. İşçi işten atılmış, evladının isteğini yapamadığı için boynu bükülmüş, emekli olduğunda alacağı üç kuruş tazminat da tuzla buz olmuş onun umurunda mı? Varsa yoksa işverenler ve onların çıkarları. Şöyle bir gerçek var ki, sen alın teri dökersin, 3 kuruşa geçimini sağlamaya çalışırsın, emeğinin karşılığını alamazsın ama patron sermayesini senin üstünden kat be kat artırır.

Hükümetin yapmak istediği ortada, bunu da gizlemiyorlar zaten. Kıdem tazminatını fona devrederek patronların işçi çıkarmak önündeki engelini ortadan kaldıracaklar. Bir kez daha bizim olan bir hakkı elimizden alacaklar. Bence esas sorun, biz işçiler ne yapacağız? Görüşlerini yazdığım arkadaşımın dediği gibi gerçekten yapabileceğimiz hiçbir şey yok mu? Elimiz, kolumuz bağlı hükümetin başımıza daha ne işler açacağını mı bekleyeceğiz? Haklarımız bir bir elimizden alınırken hiçbir şey yapmayıp, sadece izlersek yarınlarda evlatlarımızın yüzüne nasıl bakacağız? 

Türk Metal’i işçilerin sorunlarını umursamadığı, patronlarla işbirliği yaptığı konusunda eleştiriyoruz. Peki, biz kendi sorunlarımıza sahip çıkıp, sorunlarımıza sahip çıktığımızı göstermezsek, bu sendika bizim için adım atar mı? Sorunun yanıtı o kadar belli ki, tabi ki atmaz. Bence çok şey yapabiliriz. İlkin, sendikamızın üyesi olduğu Türk-İş’in kıdem tazminatına dokunmak genel grev nedenidir diye kararı var. Bu kararın gereğini yapmaları için onları adım atmaya zorlayalım. Bireysel değil grup grup, hat hat temsilcilik önüne, onlar duyarsız kalırsa da şube binasına gidelim. Grevse grev, eylemse eylem... İkincisi, 2017 sözleşmesi için hazırlanacak sözleşme taslağında kıdem tazminatının bu haliyle korunması hatta 30 gün değil 35 gün üzerinden hesaplanması için madde ekletelim. Bunlar zor değil!

Türk Metal işçi için bir şeyler yapacaksa, kıdem tazminatı için bir şeyler yaparak başlayabilir. Ama kimse aklından çıkarmasın ki, biz istemedikçe ne Türk Metal, ne Koç, ne Hükümet işçi adına bir şey yapar. 

Beklemek değil mücadele etmek, mücadele için birleşmekten başka yol yok. 


Oyuna gelmeyelim

Ford Otosan İşçisi
Kocaeli

Kıdem tazminatının fona devri ile ilgili fabrikadaki arkadaşlarımız arasında, aynı zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi ilk gündeme getirildiğinde “ikinci emeklilik hakkı”gibi söylemlerle nasıl olumlu karşılandıysa, şimdi de fon için olumlu değerlendirmeler yapanlar var. Bunda medyada çıkan haberlerin ciddi etkisi var. Kimi arkadaşlarımız “Artık istediğimiz zaman işten ayrıldığımızda tazminat alabileceğiz. Patrondan tazminatı kurtarabileceğiz” diyor. Konuştukça arkadaşların bir bölümünün fona ilişkin gazete ve televizyonlarda verilen yanlı haberler dışında bir fikri olmadığı anlaşılıyor. Tabi ki tartışıyoruz, anlatmaya çalışıyoruz. Zorunlu BES için de olumlu diyorlardı, peki ne oldu? Gerçekler anlaşıldıkça hükümeti destekleyen arkadaşlarımız da dahil olmak üzere işçilerin çok büyük bir bölümü ayrıldı. 

Bu hükümet; 15 yıldır işçiye ne zam yaptı ne de bir hak verdi. Kiralık işçilik sistemini getirip işçiyi köle yapmaya çalışan hükümet bana göre bu konuda da sağ gösterip sol vuracak. Bu yasaya göre kıdem tazminatları eriyecek, patrondan kurtarsak bile devletten alması zorlaşacak, patronların kıdem tazminatı korkusu azalacak, işten atmalar çoğalacak. Birileri de kıdem tazminatında biriken fonu yağmalayacak. Bu oyuna gelmeyelim! Kıdem tazminatının elimizden alınması demek iş güvencemizin alınması demektir. Buna izin vermeyelim! 

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.