Neyin bayatlayacağına  işçi mücadelesi karar verecek

Neyin bayatlayacağına işçi mücadelesi karar verecek

Ayhan Aydoğan, OSTİM işçileriyle ve OSTİM Akıllı Lisesi’nden öğrencilerle kıdem tazminatının fona devri ile ilgili konuştu.

Ayhan AYDOĞAN
Ankara

OSTİM işçileriyle ve OSTİM Akıllı Lisesi’nden gençlerle “Kıdem tazminatının fona devri işçilere nasıl yansır, hayatlarında bir değişiklik olur mu?” soruları üzerinden sohbet ettik. 

Öncelikle, Akıllı Meslek Lisesi nedir, bu da yeni mi çıktı gibi bir soru olabilir akıllarda. En kısa haliyle meslek liselerinin kolej hali diye tanımlanabilir. Yani ‘en azından kalifiye bir işçi olabilmek için’ babalarının maaşlarının yarısını çocuklarına bastığı, çok büyük bir bölümünün işçi çocuğu olduğu, OSTİM yönetimiyle normal bir meslek lisesinden çok daha fazla bağı olan, şimdilik öğrencilerin kendilerini garanti meslek sahibi olarak gördükleri bir yer akıllı lise. Hem akılı lisede hem de OSTİM’in genelinde kıdem tazminatı konuşulurken birleşilen nokta hayatlarında değişiklik olacağı, ayrılınan nokta ise iyi mi yoksa kötü mü olacağı. 

BİR ŞEY GİDERSE BİZDEN GİDİYORDUR

Akıllı Lise’nin önünde oğlunu okula bırakıp kendisi çalıştığı atölyeye geçen CNC operatörü bir işçiye kıdem tazminatını sorduğumuzda bize şöyle yanıt verdi: “Vallahi detayını çok bilmiyorum şimdi ne desem yalan olur. Ama şöyle söyleyeyim babam beni okuyamam diye sanayiye verdi hasbel kader fabrikada usta olduk. Şimdi ben de öyle yapayım dedim, usta arkadaşıma durumu anlatıyorum o bana bir meslek lisesi diploması varsa burada çalışır diğer türlü patron KOBİ fonundan değil kendi cebinden para vermek durumunda kalır, ona da yanaşmazlar dedi.  Nereye gitsem bunu dediler ben de OSTİM İşverenler Derneğine vardım gittim. Oradakilerin hepsi bize akıllı liseyi önerdiler, orayı bitirirse alırız dediler biz de oğlanı verdik oraya. Benim zamanında en kötü gider bir yerde işçi oluruz diyorduk. Şimdi işçi olmak için bile binbir türlü zorluk var. O yüzden ben değişen herhangi bir şeyin bizden yana değişeceğini düşünmüyorum. Bir şey giderse bizden gidiyordur ama dediğim gibi değişikliğin içeriğinin ne olduğu tam olarak bilmiyorum.” 

Değişmesi muhtemel maddeleri konuştuğumuz bir büküm ustası ise, OSTİM’de aynı işyerinde çalışma süresinin çok olmadığını, işten ayrılırken kıdemlerini hır gür çıkartarak da olsa aldıklarını belirtti. En çok takıldığı kısım kıdemin fonla birlikte 10 sene sonra alınacak olması: “Eğer öyleyse yandık, biz 1 sene sonra kıdeme hak kazanınca bile kavga dövüş alıyorduk 10 seneye kim öle kim kala.”

BİR SEN AKILLISIN!

İki genç işçiyle atölye önünde patronu kollayarak konuşurken, askerliğe gidince artık kıdeme hak kazanamıyoruz dediğimizde işçilerden birisi “Ağabey Ben zaten askerlik yapmayı da düşünmüyorum” şeklinde cevap verince, yanındaki genç işçi, patronu gözetlemeyi bırakıp, “Lan oğlum hep aynısın, yok ben zaten hep 50 liralık gaz alıyorum benzine zam bana koymaz, yok ben zaten askerlik yapmam, bir sen akıllısın memlekette” diye arkadaşına çıkıştı. Tabi bu sırada gözcülük işini aksatınca patronun geldiğini görmüyoruz ve çok da hoş olmayan karşılıklı sözlerle konuşmanın devamını getiremeden oradan ayrılmak durumunda kalıyoruz.

1 TAZE 9 BAYAT TOST

En çarpıcı anlatım ise Akıllı Lise’nin öğle arasında kalabalık bir grupla 10 sene sonra ve artık son maaş üzerinden alınmayacak kısmını konuşurken bir öğrenciden geldi. Genç arkadaş lafı bölüp şöyle bir örnek verdi: “Ya bakın şimdi karşıdaki Kemal Bakkal’dan gidip tost yaptırıyoruz ya, işte misal gittiniz bakkala, verdiniz parayı, bakkal size dedi şimdi değil 10 gün sonra alacaksın tostu, bizim tostu makineden çıkartıp kenara koydu bize de vermedi. Ertesi gün gittik, 9 gün sonra gelin dedi, bizim tostu koydu kenara. Biz 10 gün sonra gittik son tostumuzla beraber diğer günü geçmiş bayat tostları da aldık. Elimizde 1 taze 9 bayat tost oldu ama 10 tane taze tostu hak etmiştik biz. Şimdi de bu sene bir para aldın bu para 2027’de bu tost gibi bayat olacak. Uğrunda 10 sene beklediğin, kuş olmuş parayı artık harca harca dur.”

OSTİM geneli ve Akıllı Lise’de tartışmalar bu şekilde ilerliyor. İlk düşüncesi iktidarın sermaye medyası üzerinden yaptığı “İşçiler kıdemi zaten alamıyordu artık alacak” etrafında örgütlenmiş bile, tartışmanın sonunda işçilerin kıdemin fona devrinin kötülüğüne büyük oranda ikna olduğu bir gerçek. 

Özetle işçilerin buradan çıkardıkları ya onların yalanlarının ya da bizim tostların bayatlayacağı.


ODTÜ’de tepki büyüyor

KIDEM tazminatının fona devredilmek istenmesi ODTÜ’de çalışan taşeron işçilerin de gündeminde. İşçiler oldukça kaygılı. 

İşçiler daha önceki yıllarda kadro ve mobbinge son verilmesi talepleriyle pek çok eylem yaptı. Hâlâ bu sorunlarla mücadele ederken kiralık işçiliğin, Zorunlu Bireysel Emeklilik Sisteminin ardından bir de kıdem tazminatı meselesinin gündeme gelmesi neredeyse işçilerin tamamına “Yeter artık” dedirtiyor. 

Daha önce kadro alabiliriz diye AKP’ye oy vermiş, hatta referandumda da evet vermiş bazı işçiler, kıdem tazminatı konuşulmaya başlandığında AKP’nin işçiyi karşısına alan politikalarına kırgın olduklarını belli eder şekilde konuşuyor. 

Kaygılarla birlikte işçi haklarını gasbeden politikalara tepkinin büyüdüğü rahatlıkla gözlemlenebiliyor. Bu tepki en son yerel 1 Mayıs kutlamasına da yansıdı. Zira işçiler kendi işyeri taleplerinin yanı sıra kıdem tazminatının fona devredilmemesi talebini de dile getirdi. En küçük çalışma birimlerinden başlattıkları 1 Mayıs çalışmasında da ön plana yine kıdem tazminatı çıkmıştı.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.