‘Dersim Katliamı için özür’ talebi AİHM’de

‘Dersim Katliamı için özür’ talebi AİHM’de

Dersim Katliamı’nda iki küçük kardeşi öldürülen Musa Kaçar’ın, avukatı aracılığıyla Cumhurbaşkanlığı'na ‘yaşananlar için özür dilensin’ talebiyle yaptığı dilekçeli başvuruya yanıt gelmedi. İç hukuk yolları da tıkanan Kaçar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) baş

Şerif Karataş

Musa Kaçar, avukatı aynı zamanda İHD Dersim Temsilcisi olan Barış Yıldırım aracılığıyla Cumhurbaşkanlığına  kardeşleri Ali Kaçar ve Gülüstan Kaçar’ın 1938’de gerçekleşen Dersim katliamında askeri birlikler tarafından o dönem Dersim merkeze bağlı Karşılar köyündeki insanlarla birlikte öldürüldüklerini belirtti. Babasının ilk eşi Hatice Kaçar’ın da  çocuklarıyla aynı anda öldürüldüklerini ifade eden Kaçar, “1937-38 “Dersim Tedip/Tenkil Harekatı” sürecinde 1938 yılında öldürülenlere” ilişkin özür dilenmesini ve bunun da kamuoyu ile paylaşılmasını talep etti. Cumhurbaşkanlığına yaptığı başvuruya 30 gün içinde yanıt gelmemesi ve iç hukuk yollarının tıkanması üzerine Kaçar, avukatı aracılığıyla olayı AİHM’e taşıdı. Özür talebini AİHM’e taşıyan Kaçar, yaşananlara ilişkin özrün kamuoyuyla paylaşılmasını istiyor. ‘38 Dersim katliamı ile ilgili şimdiye kadar dönemin yetkilileri hakkında herhangi bir idari-cezai soruşturma açılmadı.

İKİ KARDEŞİN ÖLÜMÜ KİTAPTA

Musa Kaçar’ın kardeşlerinin öldürülmesi olayından Faik Bulut’un “Dersim Raporları” kitabındaki F. Doğan’ın anlatımlarında da bahsediliyor. Kitapta, F. Doğan’ın ağzından olay şöyle anlatılır: “Asker Halburları kuşattı. Ahaliye dedi ki; ‘Toplanın gelin, Abdullah Paşa aşağıda bekliyor. Hepinizi affedecek. Sulh ve barış olacak. Herkes huzur bulacak...’ Halburlar ahalisi anlatılanlara kandı. Değirmen mevkiine geldiğinde öyle olmadığı anlaşıldı. Makineliler kuruldu. Başladı, taramaya tırrrr... tırrrr... Kimse kurtulamadı. Bir tek Seyit Rıza’nın yakın akrabalarından Musa’nın babası Rıza kurtuldu. Atik davrandı. Bir hamle yaptı. İki asker kendisini yakalamaya çalışınca aralarından sıyrılıp iniş aşağı koştu. Aşağı koşarken biraz da eğilince kurşunlar üstten geçip gidiyor. Bu adam o zamanın Dersimlileri gibi beyaz giyinirdi. Merx dediğimiz ardıç ağaçlarının kökleri beyazdır. Bu gövdeleri siper alarak gizlendi, o bölgeden kurtulan tek kişiydi. Fakat, adamın ortaya çıkması için bazı askerler çocuklarını süngüye takıp havaya kaldırdılar. Bir kısmı da karısına tecavüz etti. Hepsi öldü. Ama adam gizlendiği yerden çıkmadı...” (Faik Bulut-Dersim Raporları, Evrensel Basım Yayın s.302-303) (İstanbulEVRENSEL)


ÇAĞLAYANGİL: ORDU ZEHİRLİ GAZ KULLANDI

Dersim 1937-38 sürecinde Merkez Emniyet Müdürü olan ve  sonradan Dışişleri Bakanlığı yapmış İhsan Sabri Çağlayangil Dersim 37-38 sürecine dair anlatımlarında yaşanan katliamı şöyle anlatmıştı: “…Mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içinden. Bunları fare gibi zehirledi.Yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler. Kanlı bir hareket oldu. Dersim davası da bitti. Hükümet otoritesi de köye ve Dersim’e girdi. Dersim böyle bitti. Bugün Dersim’e rahatça gidebilirsiniz. Jandarma da gider siz de gidersiniz…”

www.evrensel.net